Artvin'de nadir görülen bir hastalık olan ses teli felci sonucu 73 yaşındaki Asiye Sonbay'ın yedikleri akciğerine kaçıyordu. "Akşam yattım sabah kalktım, sesim yoktu" sözleriyle yaşadıklarını anlatan ve bu süreçte 15 kilo veren Sonbay'ı kulak burun boğaz uzmanı olan kızı Koç Dr. Nevreste Didem Sonbay tedavi ederek sağılığına kavuşturdu.
Artvin'in Hopa ilçesinde yaşayan 73 yaşındaki Asiye Sonbay, bir gecede sesini kaybedip, yedikleri akciğerine kaçınca kendini Antalya'daki doktor kızına emanet etti. Ses teli felci olan Asiye Sonbay'ın kızı kulak burun boğaz uzmanı Doç. Dr. Nevreste Didem Sonbay Yılmaz, yemek yiyemediği için 15 kilo veren annesinin kötüleşen sağlığını yeniden düzeltti.
Yaşadıklarını, "Akşam yattım sabah kalktım, sesim yoktu" sözleriyle anlatan Asiye Sonbay, yemeği yutarken aynı anda tıkandığını belirtti. 10 gün beklediğini anlatan Asiye Sonbay, "Geçmeyince Didem araya girdi. Antalya'ya geldim" dedi. Kendini aynı zamanda doktoru da olan kızına emanet etmenin çok farklı ve güzel bir duygu olduğunu belirten Sonbay, "Kızım her şeyden önce nazımı çekti. Benim için mutluluk. Herkese nasip olsun" diye konuştu.
Kızının gerçekleştirdiği işlemden sonra kendini çok iyi hissettiğini söyleyen Asiye Sonbay, "Artık sesim güzel. Rahatça konuşuyorum. Daha önce konuşurken sesler kaçıyordu sanki tamamlayamıyordum. Şimdi çok iyiyim. Rahatım" dedi. Rahatça konuştuğunu, derdini anlattığını belirten Sonbay, "Artık telgrafın tellerini de söylüyorum" şeklinde espri yaptı.
Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz Kliniği'nden Doç. Dr. Nevreste Didem Sonbay Yılmaz, bir hekim olarak annesini tedavi ederken heyecanlandığını söyledi. Doç. Dr. Yılmaz, "Zordu. Çok fazla elim ayağım titredi ama şöyle bir durum vardı. Annem kötü durumdaydı. Akciğerlerine yemek kaçtığı için yemek yiyemiyordu. Ciddi kilo vermişti. Sıkıntıları çok büyüktü ve bu işlemin yapılması gerekiyordu" dedi.
Annesinin hastalığının "ses telleri felci" olduğunu anlatan Doç. Dr. Yılmaz, şöyle devam etti: "Ses telleri felci genellikle bir ameliyat sonrasında gelişiyor. Tiroid ameliyatı ya da şah damarı ameliyatı sonrasında görülebiliyor ama bazen de annemde olduğu gibi nadiren, hiçbir sebebe bağlı olmadan birden bire kendiliğinden gelişebiliyor. Bu durum tabii önce araştırılıyor ama genel anlamda bir sebep bulamıyoruz. Buna da 'idiyopatik kord vokal paralizisi' diyoruz"
Bu tip hastaların doktora ses kısıklığı şikayetiyle başvurmasına karşın asıl korkutan şikayetin yemeklerin akciğere kaçması olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Yılmaz, "Bunun nedeni, yutma hareketi sırasında ses telleri ve sesin gırtlağı kapatması lazım ki yiyecek akciğere kaçmasın. Ancak özellikle sebebi bilinmeyen ses telleri felcinde bu hareket olmuyor ve tolerasyon gelişinceye kadar yiyecekler akciğere kaçıyor. Bu da tıkanma ve öksürüğe neden oluyor" dedi.
Annesi Asiye Sonbay'daki en önemli sıkıntının yiyeceklerin akciğerlere kaçması olduğunu anlatan Doç. Dr. Yılmaz, "Bu nedenle 1 aylık sürede çok ciddi olarak, 15 kilo kadar kilo kaybı meydan gelmişti" diye konuştu. Yemek yiyemez hale gelen annesinin bazen bir muzla günü geçirdiğini belirten Doç. Dr. Yılmaz, "Bu tip hastalarda sesi iyileştirmek ikinci sebebimiz ama esas olarak yutmayı düzeltebilmek, yemeklerin, özellikle sıvıların akciğere kaçmasını engellemek gerekiyor" açıklamasında bulundu.
Annesinin ses teline dolgu maddesi uygulaması gerçekleştirdiğini belirten Doç. Dr. Yılmaz, "Bu işlemde, enjeksiyon materyalini ses tellerinin arka tarafına yaparak sesi doldurup, orta hatta getirmeye çalışıyoruz. Böylece ses teli orta hatta geldiği için hem sesin yorulmadan çıkması sağlanıyor hem de gıdaların akciğere kaçması engelleniyor" dedi. Bu tedavinin 6 ayda bir uygulanması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Yılmaz, "İşlemden sonraki 6 ay bizim için önemli. Vücut bu süreçte bir adaptasyon mekanizması geliştiriyor. Annemde de öyle. Hala bir ses teli felci var ama yutma güçlüğü ve aspirasyon devam etmediği için herhangi bir şey yapmadan sadece takip ediyoruz" diye konuştu.
İşlemin ciddi bir riskinin bulunmadığını söyleyen Doç. Dr. Yılmaz, bazen uygulanan dolgu materyalinin su tutmasına bağlı olarak birkaç gün solunum sıkıntısı meydana gelebildiğini söyledi. 6 ayda bir tekrarlanması gereken işlemin bazı durumlarda yetmediğine de dikkati çeken Doç. Dr. Yılmaz, o zaman da cerrahiyle kalıcı bir materyal konulduğunu kaydetti.
Annesinin şu an gayet iyi olduğunu, enjeksiyondan sonra sesinin çıkmaya ve konuşmaya başladığını anlatan Doç. Dr. Yılmaz, "Artık yutmaya, yemek yemeye ve kilo almaya başladı. Kilo almaya başlayınca da daha enerjik olmaya başladı" dedi.
Kaynak: DHA
Oyuncu Deniz Çakır, dizi sektöründe kadın oyunculara yönelik yaş ayrımcılığı yapıldığını belirtti. Çakır, kadınların "raf…
Kayseri Sarımsaklı Mahallesi sakinleri, demiryolu nedeniyle mahallelerinin ikiye bölünmesi sonucu camiye ulaşmak için 5 km…
Sakarya'da yaşayan 76 yaşındaki adam, evinden 20 kamyon çöp çıkarılmıştı. Adam, daha sonra ambarın çatısını…
Şanlıurfa'da yürütülen çalışmalarla yaklaşık 28 bin sahipsiz hayvan bakımevlerine yerleştirildi. Vali, şehir ve ilçe merkezlerinde…
Ünlü şarkıcı Kalben, Ankara sokaklarında dans ettiği anları paylaştı. Kalben, gönderisine "Gündüzleri de deliyim" notunu…
İran Devrim Muhafızları, 'Hürmüz Boğazı Akıllı Kontrol' tatbikatında Seyyad 3-G füzesini denedi. 150 km menzilli…
This website uses cookies.