MHP Lideri Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında İran'a müzakere kisvesiyle tuzak kurulduğunu söyleyerek Hamaney'in öldürülmesini "alçaklık" olarak nitelendirdi.
MHP Lideri Devlet Bahçeli, TBMM'de partisinin grup toplantısında önemli değerlendirmeler yaptı.
Bahçeli'nin de gündeminde ABD-İsrail, İran arasında yaşanan çatışmalar vardı. İran'a tuzak kurulduğunu söyleyen Bahçeli, Hamaney'in öldürülmesini de değerlendirdi.Bahçeli, "İran'ın dini lideri Ali Hamaney üst düzey siyasetçi ve bürokratlarla toplantı halindeyken İsrail'in saldırması ve sonuçta mezkur toplantıda bulunanların katledilmesi tam anlamıyla alçaklıktır." dedi.
İşte Devlet Bahçeli'nin açıklamasından öne çıkanlar:
"Konuşmamın hemen başında teessüf ve teessürle ifade etmek istiyorum ki içinde bulunduğumuz değerler hiyerarşisi, insani ve vicdani ölçüler piramidi ağır hasarlıdır. Bundan mütevellit kriz, kaos ve karmaşa hâli dünyanın üzerine adeta karabasan gibi çökmüş durumdadır. Körüklenen istikrarsızlık ateşi yalnızca coğrafyaların bacasını sarmakla kalmamış, geleceği de aşırılaşmış risk ve tehlikelerle kundaklamaya başlamıştır.
Amerika Birleşik Devletleri'nin Siyonizm'in tahriklerine gelerek İran'a saldırması bölgesel ve küresel dengeleri sakatlayacak mahiyettedir. Bu saldırganlık gayrı meşrudur. Bu saldırganlık gayrı hukukidir. Uluslararası hukuku takan ve tanıyan yoktur. Dünyada orman kanunlarının geçleri olmadığını iddia edecek akıl sahibi hiç kimseden bahsedilemeyecektir. Hani müzakereler devam ediyordu? Hani görüşmeler sürüyordu? Hani anlaşma ve uzaklaşmaya yakın olunduğu iddia ediliyordu?"
"İran'ın dini lideri Ali Hamaney üst düzey siyasetçi ve bürokratlarla toplantı halindeyken İsrail'in saldırması ve sonuçta mezkur toplantıda bulunanların katledilmesi tam anlamıyla alçaklıktır. Hain ve ajanlar içeride olunca kale kapısı kilit tutmamıştır. Siyonist eşkıyalık dürte dürte, ite iteAmerika Birleşik Devletlerini İran'a saldırtmıştır. Lütfen dikkat buyurunuz, bir devletin en üst mevkiinde bulunan 50'ye yakın kişinin aynı anda hedef alınmasından, aynı şekilde ifna edilmesinden ibret almayalım da ne yapalım? Böylesi bir tedbir ve temkin ihlaline nasıl yorum getirelim? Venezuela'dan sonra İran'da olan biten kanlı, dramatik ve trajik gelişmelere ne diyelim? Bu vandallıktan herhangi bir sonuç çıkarmaktan imtina mı edelim? Ayrıca Pakistan ile Afganistan arasındaki çatışmaların son bulmasını, anlaşmazlıkların karşılıklı mutabakatla sonlandırılmasını temenni ediyorum. Coğrafyamızın her tarafında barış hâkim olmalıdır. Savaşın kazananı yoktur, barışın kazananı ise çoktur. Dünyaya hâkim ve hadim olması gereken tek gerçek barıştır. Afganistan ve Pakistan arasındaki çatışmaya, ABD-İsrail ortaklığının İran ile savaşına mutlak surette barışçıl çözüm stratejileriyle doğrudan müdahale edilmelidir."
"Sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde ve takdir edilecek yoğun diplomatik temaslarıyla barış ortamının yeşermesi samimi dileğimizdir ve beklentimizdir. Barışın kaybedeni, savaşın kazananı olmaz, olamaz. Barışmak yerine savaşmak cinayettir. Bu cinayete ortak olmak istemeyen her ülke barışçıl emel ve hedefler etrafında birleşmeli, sözleşmeli ve el ele vermelidir."
Son olarak diyeceğim şudur. İran mazisi 2500 yılı bulan bir devlet geleneğine sahiptir. Aynı zamanda geniş bir coğrafya üzerinde egemenlik kurmuştur. İran İslam Cumhuriyeti'nin siyasi ve toprak bütünlüğü mutlaka korunmalıdır. Hangi etnik veya mezhebi gruba mensup olursa olsun bu ülkenin tüm vatandaşları mensubiyet onuruyla birlikte tarihi, hukuki ve ahlaki mükellefiyetin gereğini hakkıyla yerine getirmelidir. İran İslam Cumhuriyeti'nin geleceğini Siyonist emperyalist dayatmalar değil, sadece ve sadece bu ülke halkının iradesi tayin ve temin edebilecektir. Bunun dışında, bunun hilafında her fiili zorlama, her ayak oyunu, her karanlık senaryo uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler şartına temelden aykırılık anlamına gelecek, dahası insanlık suçu olarak anılacaktır. İran İranlılarındır. Bu ülkenin etnik ve mezhebi kategorilere parça parça bölünmesi Türkiye ve bölge ülkelerinin yanı sıra küresel siyaseti de çok olumsuz etkileyecektir. Huzur istiyoruz. Barış istiyoruz. Siyonist emperyalist azgınlığı da sonuna kadar reddediyoruz.
Değerli arkadaşlarım. Oğuz boyunun Anadolu'ya gelişinin üzerinden bin yıl geçmiş bulunmaktadır. Her yıl kutlamaya ve bu tarihi olayın hatıralarını derinden yaşamaya devam ediyoruz. Tarihte herhangi bir saikle çaresiz toplumların kitleler hâlinde kendilerine coğrafyalar aradıklarını biliyoruz. Artık sınırların resmileştiği günümüzde bile bu arayışların büyük kitlesel sığınmalara yol açtığını görüyoruz. Ancak bu tür toplu yönelişler için yalnızca doğru zamanda olması değil, doğru yöntemlerle de gerçekleşmesi gerekmektedir. Biz bunun kadim insanlık geçmişi ve kalıcı olma gerekliliğinin bilincindeyiz. Bizim tarihimiz bunu görmüştür. Birlikte severek ve inanarak birbirimize bağlandık. Anılarımız bir, acılarımız bir, biz büyük bir aileyiz diyerek tanımladığımız büyük milletimiz ana yurt Orta Asya'dan sonra bu coğrafyada vücut bulmuştur. Ne mutlu ki kudretli devletler halkası ardı ardına inşa edilerek tarihin imbiklerinden iftiharla süzülmesini bilmiştir. Bu vatanın bağrında yaşayan aziz millet varlığı devlet ve millet kaynaşmasının en güzel örneklerini vermiş, yurt bellediği bu coğrafyayı canı, kanı ve varlığı pahasına savunarak vatanlaştırmıştır.
"Anadolu'muzun eski çağlarda yeryüzüne hükümran olmak isteyen cihangirler için hedef topraklar hâline gelmiş olduğunu hepimiz biliyoruz, okuyoruz, görüyoruz. Namusu, gücü ve onuru olan her millet gibi bizim milletimiz de vatanına göz dikenlere karşı tek nefes olarak savunma başarısını göstermiştir. Aziz millet varlığı barındığı yerlerde güvenliği sağladıkça, esenliği temin ettikçe, hürriyetine sahip çıktıkça tarım, hayvancılık ve zanaat gibi günlük hayatın gereklerinde de önemli mesafeler almıştır. Üç kıtanın Avrupa, Asya ve Afrika'nın kesiştiği kavşaktaki bu coğrafyanın takdir edersiniz ki bir varoluşu koruma, yaşatma ve sürdürme politikası oluşmuştur. Buraların nasıl yönetileceği, nasıl korunacağı, nasıl denge sağlanacağı, sorunların nasıl aşılacağı ve önleneceği konusunda asırların bilgeliği zaman içinde olgunlaşarak tecelli etmiştir. Bu jeopolitik ve zorlu yapının nasıl yönetilebileceğini öğrenmiş tecrübî devlet aklından, burada nasıl var olabileceğini iyice kavramış millî alışkanlık ve millî kültürden, kimin dost, kimin düşman, kimin hain olduğunu bilen yüksek ferasetten, bin yılın savaş, isyan, kan ve gözyaşlarıyla yoğrulmuş ağır derslerinden, bu vatana yönelen tehditlere karşı birer birer kazandığımız zaferlerden, bin yılı her anıyla derinden yaşamış ve hissetmiş insanımızın yüksek sezgisinden ve kuşkusuz tarih içinde yaşanmış acı hatıralardan arta kalan derslerden süzülüp gelmiştir. Bu yüzden yaşanan coğrafyanın devlet yönetimine yüklediği sorumluluğa jeopolitik diyoruz. Politikanın coğrafyadan doğan sentezini böyle tanımlıyoruz. Çünkü coğrafya anlayışımızı değiştiriyor. Bakışımızı değiştiriyor. Fikrimizi değiştiriyor. Bir bozkırda yalnız yaşayan bir boyun karşılaşacağı yeni insanlarla birlikte yaşaması onu nasıl yeni şartlara uymaya zorluyorsa, muazzam toprakları yönetmeye talip bir nizam arayışının da barış, huzur ve kardeşlik doğuracak yeni bir anlayışa sahip olmasını zorunlu hâle getirmektedir."
"Türk milletinin muazzam varlığını bağrına basan Anadolu'yu merkez edinmiş olmasının hikmeti de bu olsa gerektir. Asırlar süren yerleşimden sonra Osmanlı Devleti'nin küçülmeye başladığı dönemde de Anadolu asla terk etmeyeceğimiz ana yurdumuz olmuştur. Bu ana yurt politiğinin önünü açacak Terörsüz Türkiye hedefidir. İstiklal savaşımızın stratejisi bizi Anadolu'dan atmak ve dar bir alana sıkıştırmak isteyen müstevli güçlere karşı yine öncelikle Anadolu'nun kurtulması olmuştur. Bunca mücadelenin ardından kurulan Cumhuriyetimiz ve Başkentimiz Ankara bin yıllık Anadolu'daki jeopoltiğin hem gereği hem mükafatıdır. Önceliğimiz Türkiye'nin güvenliği, bekası iç barış ve huzur ortamıdır. İşte Terörsüz Türkiye hedefi ile de yapmak istediğimiz tam budur. Dünya'ya Ankara'dan bakmaktan milli birlik ve kardeşliğimizi gözü kara bir biçimde savunmaktan başka seçeneğimiz yoktur. "
İsrail'e yönelik misilleme saldırılarına devam eden İran, Tel Aviv başta olmak üzere pek çok noktayı…
Kuveyt'te dost ateşiyle düşen F-15E uçağının pilotu, yere indikten sonra sivillerin saldırısına uğradı. Pilotun "Ben…
Karadeniz açıklarında saat 16.05'te 4.3 büyüklüğünde deprem kaydedildi. AFAD, depremin yerin 4.59 km derinliğinde olduğunu…
Arda Turan'ın teknik direktörlüğünü yaptığı Shakhtar Donetsk'in Lech Poznan ile oynayacağı maçın Türkiye'de oynanma isteği…
Tanınmış bir spor yorumcusu, Fenerbahçe'nin bu sezon şampiyonluk iddiasının kalmadığını dile getirdi. Yorumlar, futbol camiasında…
ABD-İsrail saldırısında hayatını kaybettiği açıklanan İran lideri Ali Hamaney için Iğdır'da anma etkinliği yapıldı. Caferiler,…
This website uses cookies.