Pakistan Donanması, Hürmüz Boğazı'nda artan savaş riskine rağmen petrol ve ticari kargoları taşıyan gemilere güvenli refakat sağlayarak bölgeden güvenli geçişi organize eden ilk donanma oldu.
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı saldırılar ve Tahran'ın misillemeleri, küresel petrol ticaretinin en kritik noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiğini ciddi şekilde etkiledi. Sigorta şirketleri bölgedeki gemiler için savaş poliçelerini iptal ederken, birçok konteyner ve tanker şirketi Boğaz'dan geçişleri askıya aldı.
İngiltere Deniz Ticaret Örgütü verilerine göre Hürmüz Boğazı'ndan tarihsel ortalamada günlük yaklaşık 138 ticari gemi geçiş yapıyordu. Ancak İran Devrim Muhafızları'nın özellikle ABD ve İsrail bağlantılı ticari gemilere yönelik saldırılarının ardından bu sayıda ciddi düşüş yaşandı.
Bölgede güvenlik riskleri artarken Pakistan Donanması, uçak gemisi ve ikmal gemilerini Hürmüz Boğazı'ndan Pakistan'a güvenli şekilde refakat ederek petrol dahil tüm kargoyu koruma altına aldı. Böylece bölgedeki risk ortamında bu tür bir güvenlik operasyonu gerçekleştiren ilk donanma oldu.
Basra Körfezi'nin çıkışında bulunan Hürmüz Boğazı, Orta Doğu'daki petrol üretimini Umman Denizi ve Hint Okyanusu üzerinden dünya pazarlarına bağlıyor. AA muhabirinin derlediği bilgilere göre geçen yıl Boğaz'dan günlük ortalama 15 milyon varil ham petrol ve 5 milyon varil petrol ürünü sevk edildi. Böylece günlük toplam petrol hacmi yaklaşık 20 milyon varile ulaştı.
Boğazdaki petrol akışını aksatan mevcut krizin devam etmesi durumunda küresel petrol talebinin yaklaşık yüzde 20'sini oluşturan arzın doğrudan etkilenebileceği hesaplanıyor. Uzmanlar, bu büyüklükte bir kesintinin modern petrol piyasalarında bugüne kadar görülen tüm arz şoklarını geride bırakabileceğini değerlendiriyor.
Geçmişte yaşanan petrol krizleri mevcut riskin büyüklüğünü ortaya koyuyor. 1973 petrol ambargosu sırasında küresel piyasadan günlük yaklaşık 4,3 milyon varil petrol çekilmiş ve bu kayıp dönemin talebinin yüzde 7,4'üne denk gelmişti.
1978-1979 İran Devrimi'nde günlük yaklaşık 5,6 milyon varil, 1980'deki İran-Irak Savaşı'nda ise yaklaşık 4,1 milyon varil petrol arzı kaybedildi. 1990'daki Irak-Kuveyt Savaşı'nda günlük yaklaşık 4,3 milyon varillik arz kaybı yaşandı.
Daha eski bir örnek olan 1956 Süveyş Krizi'nde ise günlük yaklaşık 2 milyon varil petrol arzı devre dışı kaldı. Ancak mutlak hacim açısından bu kayıp, Hürmüz Boğazı'nda ortaya çıkabilecek potansiyel kesintinin oldukça gerisinde kalıyor.
Uzmanlara göre Hürmüz Boğazı'nda yaşanan mevcut kriz hem küresel talebe oranı hem de mutlak hacim açısından petrol piyasalarının bugüne kadar karşılaşabileceği en büyük arz şoku riskini barındırıyor.
Kaynak: Haberler.com
YPG/PYD'nin sözde üst düzey yöneticisi Salih Müslim'in Irak'ın Erbil şehrinde tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybettiği…
İsrail'in 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a düzenlediği saldırılara karşılık Hizbullah roketli saldırı gerçekleştirdi. Saldırılar gece…
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, BM'de daha adil bir sistem için reform çağrısı yaptı. Sanchez, BM…
Kütahya'da bir baba, temizlediği çatıdan inşaat demiri attı. Atılan demir, aşağıda bekleyen 44 yaşındaki oğlunun…
Erbil'deki ABD Konsolosluğu yakınına kamikaze İHA saldırısı yapıldı. İHA, hava savunma sistemleri tarafından imha edildi.…
Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran, FB TV'de önemli açıklamalarda bulundu. Saran, Lookman, En-Nesyri ve Jhon Duran…
This website uses cookies.