Kategoriler: Manşet Diğerleri

İBB davasında Davut Gül iddiası! İstanbul Valisi’nden jet yanıt geldi

İBB davasının dördüncü gününde savunma yapan itirafçı Ağaç AŞ Satın Alma Müdürü Ümit Polat, İstanbul Valisi Davut Gül'ün Ağaç AŞ'de çalışan kuzeni tarafından 19 Mart operasyonuna ilişkin sinyallerini kendisine verdiğini ve "Ses çıkarmasın, beklesin, zaten yakında bir şeyler olacak" dediğini söyledi. Vali Gül ise, "İBB ve İBB iştiraklerinde çalışan yakın ya da uzak hiçbir akrabam yoktur" şeklinde yanıt verdi.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 107'si tutuklu 407 sanıklı yolsuz davası dördüncü gününde devam ediyor. Güvenlik önemlerinin devam ettiği duruşmanın dördüncü gününde jandarma yoğunluğunun artırıldığı görüldü. Duruşma itirafçı Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü Ümit Polat'ın savunmasıyla başladı.

"DAVUT GÜL" İDDİASI

Sanık Ümit Polat, "İstanbul Valisi Davut Gül, bana kuzeni olan Ağaç AŞ personeli aracılığıyla ‘Ses çıkarmasın, beklesin, zaten bir şeyler olacak yakında’ dedi. Bir yandan da 25 yıldır hizmet verdiğim kurumu düşünüyordum. Savcılığa gitmeyi de düşündüm ama kendi kurumumu şikayet etmek kolay bir karar değildi. Derken 19 Mart’ta Sayın Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla başlayan süreçte olaylar bambaşka bir noktaya gitti. Genel müdürün söyledikleri, Ertan Bey ve başka kişilerin bu işin içinde olduğu gibi şeyler konuşulmaya başlandı. O zamana kadar hep ‘Herhalde yukarıda biri bunu koruyor’ diye düşünüyordum. Daha sonra tutuklamalar başladı. Genel müdürler ve şirket yöneticileri gözaltına alındı. O süreçte ben de herhangi bir yakalama kararı olmamasına rağmen kendi isteğimle gidip ifade vermeye karar verdim" ifadelerini kullandı

VALİ GÜLDEN JET YANIT

İstanbul Valisi Davut Gül, duruşma sürerken sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "İBB veya İBB iştiraklerinde çalışan yakın ya da uzak hiçbir akrabam yoktur" paylaşımını yaptı. 

SAVCI İMAMOĞLU'NUN SALONDAN ÇIKARILMASINI TALEP ETTİ

Savcının Ümit Polat'a iddianamedeki Ağaç A.Ş’nin bütçe hareketlerini gösteren tabloyu sorduğu sırada Ekrem İmamoğlu itiraz ederek, "İddia makamının yalan bir tabloyu yansıtmasına karşıyım. İddia makamı, iftira makamı yalan konuşuyor, yalan. Sayın hakim, lütfen yalana müsaade etmeyin" dedi.

Duruşma Savcısı ise CMK 204 gereği İmamoğlu’nun kendine hakaret ettiği gerekçesiyle hakkında işlem yapılarak salondan çıkarılmasını istedi. Mahkeme Başkanı, talebi değerlendirmedi. İmamoğlu, Ağaç AŞ. konusunda söz almak istedi. Mahkeme Başkanı, İmamoğlu'na iddialara karşı tek tek yanıt hakkı veremeyeceğini, en sonda topluca söz hakkı vereceğini belirtti. 

ÜMİT POLAT'IN SAVUNMASI

İki kez "etkin pişmanlık" hükümlerinden faydalanmak isteyen Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü Ümit Polat savunmasında şunları söyledi. 

"1998’den itibaren, yani yaklaşık 25 yıldır aynı kurumda görev yapıyorum. Daha önceki dönemlerde de birçok yönetici pozisyonunda görev yaptım. 2019 yılında Ali Sukas’ın göreve gelmesiyle birlikte, 2020 yılının başlarında beni üretim planlama müdürü olarak atadı. Daha önce de birçok yönetici pozisyonunda görev yapmıştım. Yaklaşık 5-6 ay sonra, 2020 yılının ortalarına doğru satın alma biriminde bazı problemler çıkmaya başladı. Bu dönem, pandeminin en yoğun olduğu yıllara denk geliyordu. O dönemde ilgili müdür arkadaş sağlık sorunları nedeniyle görevinden ayrılmak zorunda kaldı. Kalp rahatsızlığı vardı ve o birim bana devredildi. Yılın sonuna doğru da asaleten satın alma müdürü oldum. Üretim planlama müdürlüğüne ise başka bir arkadaş atandı. 2021, 2022 ve 2023 yıllarının sonlarına kadar herhangi bir sıkıntı yaşanmadı. 2023 yılı sonunda, milletvekili seçimleri öncesinde genel müdürün eşi Berna Hanım milletvekili adayıydı. Ancak o dönemde benim karşılaştığım herhangi bir talep ya da baskı olmadı. Kendisi benden herhangi bir şekilde bir talepte bulunmadı. Müteahhitler üzerinden de böyle bir talepte bulunduğuna şahit olmadık. Sadece dedikodu şeklinde bazı konuşmalar duyuldu. Örneğin, falanca yerde bir ofis kiralandığı, bunu bir firmanın kiraladığı ve masraflarının karşılandığı gibi söylentiler konuşuldu. Ancak firmalara doğrudan ‘şunu yapın, bunu yapın’ şeklinde bir talimat verilmediği için bu konuda kesin bir şey söyleyemem.

"'YÜZDE 10 ALACAĞIZ DEDİ, BÖYLE BİR ŞEY MÜMKÜN DEĞİL DEDİM"

2024 yılının başlarında bir gün genel müdür beni çağırdı. Bir liste olduğunu söyledi ve ‘Yaptığımız alışverişlerin üzerinden yüzde 10 alacağız, bunu da sen isteyeceksin’ dedi. Ben böyle bir şeyin mümkün olmayacağını söyledim. ‘Neyin parasını istiyoruz? İnsanlara ne diyeceğiz?’ diye sordum. Kendisi ‘Ben istemiyorum, yukarısı istiyor’ dedi. Ben de böyle bir şeyin olmayacağını, kesinlikle böyle bir işe girmeyeceğimi söyledim. ‘Yukarısı kimse gelsin kendi istesin’ şeklinde bir konuşma geçti aramızda.

"MÜTEAHHİTLER 'BİZDEN PARA İSTENİYOR' DİYE ŞİKAYET ETMEYE BAŞLADILAR"

Bu konu bana bir kez daha tekrar edildi. Ancak ben yine kesin bir dille böyle bir şeye bulaşmayacağımı söyledim. Aradan yaklaşık bir hafta, on gün ya da belki bir ay kadar zaman geçti. Bu süreçte müteahhitler yavaş yavaş bana dertlerini anlatmaya başladılar. Ben 25 yıldır aynı kurumdayım. Uzun süredir çalışan müteahhitlerle doğal olarak bir samimiyet oluşmuş oluyor. Bu kişiler gelerek ‘Bizden şu kadar para isteniyor’ şeklinde şikâyet etmeye başladılar. Bir, iki, üç derken bu şikâyetler artmaya başladı. Başlangıçta genel müdürün bu paraları kendisi için topladığını düşündüm. ‘Yukarıyı’ bahane ederek kendisine ödeme yaptırdığını düşündüm. Bu nedenle konuyu ‘yukarısı’ dediği yere şikayet etmeyi kafamda planlamaya başladım. O dönemde üretim planlama müdürü olan Duygu Çelik vardı. Duygu Çelik, Erkan Yıldız’ın kuzenidir ve yeni atanmıştı. Erkan Yıldız’a yakınlığı nedeniyle önce durumu onunla paylaştım. ‘Böyle bir durum var, bu beni rahatsız ediyor. Bu konuyu Erkan Bey’le konuşmam gerekiyor. Bana randevu ayarlayın’ dedim. Kendisi ‘Tamam’ dedi. Ancak 10-15 gün, hatta 20 gün geçti. Bir gün geldi ve ‘Ben kendim bahsettim. Erkan Bey çok canı sıkkın, ilgileneceğini söyledi’ dedi. Ben de beklemeye başladım. Ancak yine herhangi bir gelişme olmadı. Bu süreçte genel müdürün bana karşı tavırları değişmeye başladı. Görmezden gelmeler, ilgisiz davranışlar ve müdür arkadaşlar vasıtasıyla ‘çok konuşuyorsun’ şeklinde uyarılar gelmeye başladı.

"SONUÇ ÇIKMAYINCA EKREM BAŞKAN'A İLETMEYE KARAR VERDİM"

Sonra baktım ki bir sonuç çıkmıyor. Bu konuyu Ekrem Başkan’ın kendisine iletmeye karar verdim. Daha önce müteahhit olarak çalışan ve başkana yakın olduğunu bildiğim Murat Dağdeviren ile bu durumu paylaştım, 'Böyle böyle bir durum var' dedim. O da ‘Ben bunu kesinlikle ileteceğim’ dedi. Bir süre sonra tekrar konuştuğumuzda ‘Ben ilettim ama henüz bir geri dönüş olmadı’ dedi. Hatta Fatih Keleş’ten de bahsettiğini söyledi. Ben yine beklemeye devam ettim. Daha sonra Murat Dağdeviren bana ‘Benim kayınpederim başkana daha rahat ulaşabiliyor. Ona gidelim’ dedi. Birlikte Beylikdüzü’nde Pınar Dokuma ya da Pınar Örgü isimli bir tekstil fabrikasına gittik. Orada Mesut Bey ile yaklaşık bir buçuk saat görüştük. Kendisine tüm durumu anlattım. O da ‘Ben ilgileneceğim’ dedi. Biz bu görüşmeden sonra ayrıldık ve tekrar beklemeye başladık. Ancak yine herhangi bir gelişme olmadı. Bunun üzerine Ertan Bey’e tekrar ulaşmaya çalıştım ve yeniden haber gönderdim. Bu yılın ortalarına doğru tekrar bir temas kurmaya çalıştım. Bu sırada genel müdür bana ‘Ümit Bey, artık emekliliğin geldi. Emekli olsan, gençlerin önünü açsan iyi olur’ şeklinde sözler söylemeye başladı. ‘Millet müracaat edebilir, ben de çok üzülürüm’ gibi ifadeler kullandı. Bu süreç böyle devam etti."

ÜMİT POLAT'TAN VALİ GÜL İDDİASI

Sanık Ümit Polat, bu sürecin böyle devam ettiğini, herhangi bir sonuç çıkmadığını, kendisinin de bu durumdan iyice rahatsız olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

"En sonunda konuyu İstanbul Valisi Davut Gül’e taşıyamaya karar verdim. O da Erzurumlu ben de. Çünkü ortada ciddi bir kamu zararı olduğunu düşünüyordum ve buna rağmen hiçbir şey yapılamaması beni rahatsız ediyordu. Vali bana kuzeni olan Ağaç AŞ personeli aracılığıyla ‘Ses çıkarmasın, beklesin, zaten bir şeyler olacak yakında’ dedi. Bir yandan da 25 yıldır hizmet verdiğim kurumu düşünüyordum. Savcılığa gitmeyi de düşündüm ama kendi kurumumu şikâyet etmek kolay bir karar değildi. Derken 19 Mart’ta Sayın Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla başlayan süreçte olaylar bambaşka bir noktaya gitti. Genel müdürün söyledikleri, Ertan Bey ve başka kişilerin bu işin içinde olduğu gibi şeyler konuşulmaya başlandı. O zamana kadar hep ‘Herhalde yukarıda biri bunu koruyor’ diye düşünüyordum. Daha sonra tutuklamalar başladı. Genel müdürler ve şirket yöneticileri gözaltına alındı. O süreçte ben de herhangi bir yakalama kararı olmamasına rağmen kendi isteğimle gidip ifade vermeye karar verdim."

ÜMİT POLAT, TAMER GÜMÜŞ'ÜN İFADELERİNE CEVAP VERDİ

Tamer Gümüş’ün ifadelerini tek tek yalanlayacağını söyleyen Polat, "Şimdi diyor ki: ‘Ağaçlar değerlenip başka bir şey olsaydı bu kadar yüksek iade faturalarının kesilmesi ve ödemelerin hâlâ gecikmesi hayatın olağan akışına aykırı olurdu.’ Zaten öyle olur. Bahsettiğimiz iade faturaları bizim en büyük sıkıntımızdı. Alım süreçlerinde birinci sınıf diye satın aldığımız ağaçlar, sözleşme imzalandıktan sonra ikinci ya da üçüncü sınıf olarak geliyordu. Bu konu artık herkesin konuştuğu, kurum içinde gündem olan bir mesele haline gelmişti. Bu nedenle mecburen iade faturaları kesmek durumunda kaldık. Ben de bu konuyu burada dile getirdim ve kesilen yüksek tutarlı iade faturaları konusunda bilgi işlem müdürü ve diğer ilgili arkadaşlarla görüşerek bir ya da iki kez işlem yaptık" diye konuştu.

Kendisiyle ilgili "hakkında çeşitli rüşvet ve yolsuzluk iddiaları gündeme geldikten sonra bir süre farklı birimlerde çalıştı" şeklinde beyanlarda bulunulduğnu söyleyen Ümit Polat, "Benim hakkımda hiçbir zaman rüşvet veya yolsuzluk iddiası gündeme gelmemiştir. Böyle bir soruşturma ya da disiplin işlemi de olmamıştır. Burada benim birlikte çalıştığım arkadaşlarım var. Örneğin Fatih Yağcı; benim müdür olduğum dönemde satın alma şefiydi. Murat da aynı şekilde yaklaşık 15 yıldır benimle birlikte çalışmıştır. Onlara da sorulabilir; benim hakkımda herhangi bir iddia olup olmadığı ortaya çıkar" diye konuştu.

"ELİTE KART" İDDİASI

"Elite kart" iddialarına da yanıt veren Polat, havaalanında öncelikli geçiş ve lounge kullanımı gibi bazı kolaylıklar sağlayan, maddi değeri olmayan bu kartı kendisi için talep ettiğini belirterek, "Çok uçuş yapan bir müteahhitten rica etmiştim. Tamer Bey denk geldi ve ‘kullandırabilirim’ dedi. Başka kişiler de kullanıyordu. Bu olay 2024 yılında gerçekleşmiş bir durum. Ama sanki çok büyük bir çıkar sağlanmış gibi televizyonlarda ve haberlerde anlatıldı, sanki eşime limitsiz kredi kartı verilmiş gibi gösterildi" dedi.

Hakkındaki diğer iddiaları da reddeden Ümit Polat, şu beyanlarda bulundu:

"Bir de şöyle bir iddia var, ‘Bu talepler sadece rica ile sınırlı değildi, karşılanmadığı takdirde Ağaç AŞ’den iş alamayacağı ve ödemelerin gecikeceği' söylendi. Şimdi düşünün, hem genel müdüre bu kadar yakın olacaksınız, hem Cumhurbaşkanlığı’na bağlı üst düzey yetkililerle birlikte yurt dışı gezilerine katılacaksınız ama benim üzerimden böyle baskı kurulduğu iddia edilecek. İfadesinde şöyle diyor: ‘Ali Sukas bu durumu öğrendikten sonra Aralık ayında Ümit Polat’ı görevden uzaklaştırdı’ Ama aynı kişi daha sonra beni arayıp Ali Sukas ile konuşmamı ve görevde kalmasını sağlamamı istediğini de ifade ediyor. Bir taraftan ‘Hiçbir yakınlığım yok’ diyor, diğer taraftan benim aracılığımla görevde kalmaya çalışıyor. Asıl mesele ise şudur, ben ilk dosyamla Savcılığa gittiğimde verdiğim ifadede bir lale soğanı alım dosyasından bahsetmiştim. Önüme getirilen dosyanın toplam tutarı 148 milyon TL idi. Tamer Gümüş bu dosyayı bizzat getirdi. Dosyada sütun sütun hesap yapılmıştı: Hollanda’daki birim fiyat, broker komisyonu, navlun, ambalajlama ve diğer giderler yazılmıştı. Sonunda da yaklaşık 148 milyon TL’lik bir tutar ortaya çıkıyordu. Ben bu dosyayı Cumhuriyet Savcısına da sundum. Bu fiyatla alım yapılmasının mümkün olmadığını söyledim. O gün euro kuru yaklaşık 36 TL civarındaydı. Ben İstanbul’daki lale alımlarını 2005’ten, 2006’dan beri yapan kişiyim. Hollanda’daki piyasayı da biliyorum. Araştırdığımda gördüm ki bir önceki yıl bin adet lalenin fiyatı 60-80 euro civarındaydı. O yıl Hollanda’da sel ve su baskınları yaşandığı için fiyatlar artmış ve 150-160 euro seviyesine çıkmıştı. Ancak Tamer Gümüş’ün getirdiği listede birim fiyat 310 euro olarak gösteriliyordu. Bunun üzerine broker komisyonu, navlun ve diğer kalemler eklendiğinde toplam rakam çok büyüyordu ve 148 milyon TL’lik bir bedel ortaya çıkıyordu. Oysa gerçek piyasa fiyatı üzerinden hesap yaptığımızda aynı ürünleri yaklaşık 65-70 milyon TL civarında almak mümkündü. Bu nedenle ben böyle bir işlemi yapmayacağımı açıkça söyledim. Bu fiyatla alım yapılmasının mümkün olmadığını ve fiyatın mutlaka düşmesi gerektiğini ifade ettim."

MAHKEME BAŞKANI: BÖYLE BİR HEDİYEYİ VERECEK KADAR NASIL BİR İLİŞKİNİZ VARDI?

Mahkeme Başkanı, Türk Hava Yolları ile ilgili kart meselesi konusunda savcılıkla yazışmalar yapıldığını aktararak, “Türk Hava Yolları’nın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na verdiği bir cevap var. Cevapta şöyle deniliyor: ‘13 Nisan 2023 tarihinde 304-1746-18 numaralı Elite Plus statüsündeki bir başka üyemiz, Elite Gift kart hakkını kullanarak hediye kart vermiştir.’ Bu kartı eşinize kim hediye etti? Böyle bir hediyeyi verecek kadar nasıl bir ilişkiniz vardı?” diye sordu.

Ümit Polat, "Tamer Gümüş bunu kendi anlatımında dile getiriyor. Ama dikkat edilirse bu kartın verildiği tarih 2023 yılıdır. Bizim asıl bahsettiğimiz olaylar 2024 seçim süreci sonrasında başladı. Gift kart dediğimiz şey, bir para karşılığı verilen bir şey değildir. Eğer Elite kartınız varsa üç kişiye kadar ücretsiz olarak hediye edebilirsiniz. Bu tamamen sistemin verdiği bir haktır. Verdiğiniz kişi mil toplamaya devam etmezse zaten birkaç ay içinde bu hak ortadan kalkar. Eşim de bir süre mil toplamış ve kartı kullanmış. Ancak bu sanki eşime limitsiz kredi kartı verilmiş gibi anlatılıyor. Oysa böyle bir durum yok. Gift kart, tamamen ücretsiz verilen ve kart sahibinin hakkı olan bir şeydir" dedi.

ÜMİT POLAT: GÖKHAN ZEYBEK BENİ ZİYARETE GELDİ

Mahkeme Başkanının, işten çıkarılma nedenini sorduğu sanık Polat, "Ben savcıya ifadeye gittim. İfadeyi verdim. İfade verdikten sonra işten çıkarıldım. İfadeyi 28 Mayıs’ta verdim. İşten çıkarılma tarihimiz ise 6 Haziran’dır" yanıtını verdi.

Bir başka soru üzerine Ümit Polat, "Cezaevindeyken avukatlar geldi, gitti. Bir gün vekil gelecek dediler. Oturduk muhabbet ettik. Bunun siyasi süreç olduğunu anlattı. Ziyaretime gelen CHP’li ise Gökan Zeybek" dedi.

SAVCI İMAMOĞLU'NUN SALONDAN ÇIKARILMASINI İSTEDİ

Savcının Ümit Polat'a iddianamedeki Ağaç A.Ş’nin bütçe hareketlerini gösteren tabloyu sorduğu sırada Ekrem İmamoğlu itiraz ederek, "İddia makamının yalan bir tabloyu yansıtmasına karşıyım. İddia makamı, iftira makamı yalan konuşuyor, yalan. Sayın hakim, lütfen yalana müsaade etmeyin" dedi.

Duruşma Savcısı ise CMK 204 gereği İmamoğlu’nun kendine hakaret ettiği gerekçesiyle hakkında işlem yapılarak salondan çıkarılmasını istedi. Mahkeme başkanı, talebi değerlendirmedi.

İmamoğlu, Ağaç AŞ. konusunda söz almak istedi. Mahkeme Başkanı, İmamoğlu'na iddialara karşı tek tek yanıt hakkı veremeyeceğini, en sonda topluca söz hakkı vereceğini belirtti. Bu kez Mahkeme Başkanı, “Sanık” yerine “Sayın İmamoğlu” diyerek hitap etti.

Polat, ardından tabloya ilişkin sorulan avukat sorularını yanıtlamadı. Bunun üzerine avukatı söz alarak “Sorunun, ihtiyaç yokken boş yere ağaç alınıp alınmadığı şeklinde sorulmasını istiyorum. Çünkü, müvekklilm tabloyu anlayamadı” dedi. Avukatın talebi kabul edilmedi.

Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas'ın avukatı, Polat'a, "Ali Sukas'ın para aldığına dair herhangi bir şey gördünüz mü?" diye sordu. Ümit Polat, “Para olarak doğrudan görmedim. Çantayla gelip, boş çıkanları gördüm" dedi.

Mahkeme Başkanının, “Çantanın para dolu olduğunu mu söylüyorsunuz” demesi üzerine Polat, "Para dolu olduğunu bilemem ki uzaktan gördüm" diye konuştu.

Duruşmaya saat 14.00'e kadar ara verildi.

Bu arada, İstanbul Valisi Davut Gül, duruşma sürerken sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "İBB veya İBB iştiraklerinde çalışan yakın ya da uzak hiçbir akrabam yoktur" paylaşımını yaptı. 

Kaynak: ANKA

Paylaş

Son Haberler

  • Manşet
  • Diğerleri

Plastik ürünlerin hayatımızdan çıkacağı tarih netleşti

Bakanlık, tek kullanımlık plastik çatal, tabak ve pipet gibi ürünlerin kullanımını kısıtlamaya hazırlanıyor. Kısıtlamalar 1…

7 dakika önce
  • Manşet
  • Diğerleri

Bakan Fidan: Hayale kapılmasınlar, her türlü senaryoya hazırız

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ayrılıkçı senaryoların İran'da iç savaş çıkarma amacı taşıdığını belirtti. Hiç kimsenin…

7 dakika önce
  • Manşet
  • Diğerleri

Cinsel tacizden tutuklanan belediye başkanı Hasbi Dede için tepki çeken karar

Giresun'da 16 yaşındaki çocuğa taciz mesajı iddiasıyla tutuklanan Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede, ilk duruşmada…

17 dakika önce
  • Manşet
  • Diğerleri

Fener taraftarını kara kara düşündüren gelişme

Fenerbahçe'de Fatih Karagümrük maçı öncesi kritik bir durum yaşanıyor. Mert Müldür, Archie Brown, Musaba, Kerem…

17 dakika önce
  • Manşet
  • Diğerleri

CHP’li Tanrıkulu, Salih Müslim için taziye mesajı paylaştı: Üzgünüm

PYD/YPG kurucularından kırmızı listedeki Salih Müslim, Erbil'de hayatını kaybetti. CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu sosyal…

17 dakika önce
  • Manşet
  • Diğerleri

Yıldız futbolcuların Peaky Blinders paylaşımı viral oldu

Atletico Madrid futbolcuları, popüler dizi Peaky Blinders konseptiyle bir paylaşım yaptı. Bu paylaşım kısa sürede…

27 dakika önce

This website uses cookies.