İBB'ye yönelik yürütülen "yolsuzluk" davasında tutuklu bulunan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan savunma yaptı. Hakkındaki suçlamaları reddeden Şahan, "Devlet normu yok sayılmıştır. Benim tutukluğum bir yana esas önemli olan Şişli Belediyesi'nin iradesi. Tarihin en yüksek oyuyla seçilmiş bir başkanım. Bugün benim koltuğumda kayyum oturuyor. Ben müteahhitlerin istediklerini yaptığım için değil yapmadığım için tutukluyum" dedi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yürütülen, aralarında Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 407 sanıklı "yolsuzluk" davası dokuzuncu gününde devam ediyor. 11 Kasım 2025 tarihinde hazırlanan 3 bin 809 sayfalık sayfalık iddianamede 'Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç gelirlerinin aklanması’, ‘Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘Kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘Kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘Suç delillerini gizleme’, ‘Haberleşmenin engellenmesi’, ‘Kamu malına zarar verme’, ‘Rüşvet alma’, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘İhaleye fesat karıştırma’, ‘Çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi usul kanununa muhalefet’, ‘Orman kanununa muhalefet’ ve ‘Maden kanununa muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince görülen duruşmada görevden alınarak tutuklanan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan savunma yaptı. Gazeteci Merve Tokaz'ın duruşma salonundan aktardığı bilgilere göre; Şahan savunmasında şu ifadeleri kullandı:
"İnşallah bu ülkeye bahar gelir ve bu salondan öyle çıkarız. Ben tam 1 yıldır tutukluyum ve karşınıza şimdi çıkıyorum. 12 metrekarelik hücremde yüzlerce mektup binlerce mesaj umudumu büyüttü. Millet sizinle dayanın oğlum diye mektup yazan Erzurum'dan Hanife Teyze'nin direnci ile ayaktayım.
'Suçlusun ispat et diyorlar' tam da bu boşluğa karşı savunma yapıyorum. Bu düşmanca uygulama oyununa hepimiz uyuyoruz. Onlarca binlerce aileye gözyaşı döktüren herkes ulu divanda milletin vicdanında hesap verecektir. Beni 5.5 yaşındaki kızımdan ayıran herkes bunu aklında tutsun.
19 Mart sabahının ilk saatlerinde kent uzlaşısında PKK’ya yardım suçundan gözaltına alındım. Şişli belediyesi ile Çağlayan adliyesi komşu kurumlardır. Adliye ile savcılık makamları ile pek çok konuyu konuşuyorduk. Adliyenin eksikliklerine ilişkin Şişli belediyesinde görüşmeler yapıyorduk. Çağırsalar hepimiz giderdik. Adliyeye 1 km uzaktayım. Sabahın köründe 5.5 yaşındaki kızımın karımın gözü önünde gözaltına alınmak… Bu değildir olması gereken.
Bakın benim kızım kapıya ne astı? 'Bu eve polisler giremez' diye yazı astı. Bu herkese ders niteliğindedir. 19 Mart sabahı bu hikayenin ailemin gözü önünde zedelenen ve başladığı yer burasıdır. Devlet normu yok sayılmıştır. Sayın başkan benim tutukluğum bir yana esas önemli olan Şişli Belediyesi'ni iradesi. Tarihin en yüksek oyuyla seçilmiş bir başkanım. Bugün benim koltuğumda kayyum oturuyor.
Dört gün gözaltından sonra haksızca tutuklanmamızla sonuçlanan Çağlayan adliyesi Abide-i Hürriyet anıtının yanındadır. Bu Türkiye demokrasi tarihine kara bir leke olarak yazılacak bu yaşananlar.
Şişli'nin göbeğine yapılmak istenen 24 dönümlük bir araziye 72 katlı gökdelenin planına karşı çıkarak bir basın toplantısı yaptım. Dedim ki buna ihtiyacımız yok bizim. Bunu yapmak istediler, olmaz dedik, yapmayın, olmaz. Sayın Savcılık, bu inşaat şirketinin patronunun ifadelerini aldı hakkımızda, bana sövdü. Ben 12'de tutuklanırken bu ifadelerle tutuklandım. Bana ‘vampir’ dedi Başkanım, vampir dedi! Bize ‘çete’ dedi! 1 milyon metrekare! Derdim müteahhit değil benim, derdim müteahhit değil. Müteahhit buraya 2 milyon metrekare de yapar. Derdim bunu yaratanla!
Ben çok yoğun bir soruşturma baskısıyla başladım belediye başkanlığına, hemen. Sayın Vali orada, inşallah yanılmaz. Valla kaç kere çağırdı beni. "Ne olacak Şişli'de her yerde gökdelen var, burada da bir gökdelen olsun" dedi. "Sıkıntı çıkacak" dedi. Yapmadık başkanım. Durduk, durmamız gereken yerde durduk. Samimiyetle söylüyorum durmam gereken yerde durduk.
Şimdi Sayın Başkan, benden beklenen, ya bugün karşınızda bu gökdelenin temsil ettiği anlayışla ortaklaşmadığım için yargılanıyorum. Bu yedek tutuklamadaki konum bu. Şununla ortaklaşmadığım için yargılanıyorum. Benden beklenen görmezden gelmekti. Vallahi görmezden gelmekti. En konforlusu buydu benim için. İş insanlarının, müteahhitlerin istediklerini, istedikleri sürelerde, istedikleri şekilde görmezden gelseydim; kentin, kamunun hakkı önceliğim olmasaydı, ben ve arkadaşlarım idari görevimizin gerekliliklerini yerine getirmeseydik emin olun bugün hiçbir konuyu karşımıza koyamayacaktınız. Bu tutuklamada konu yakalayamayacaktınız. Yedek tutuklama yapamayacaktınız. Bugün ben müteahhitlerin istediğini yaptığım için değil, yapmadığım için tutukluyum."
Şişli Belediyesiyle çalışan organizator Altan Ertürk savunmasında, "Hayatımın hiçbir döneminde iş takipçiliği yapmadım. Bu tarz işlere girmedim. 23 Eylül’de şafak operasyonuyla gözaltına alındım. Sayın savcı belediyeye 3,5 milyon para verildiği ve paranın benim tarafımdan teslim edildiğini söyledi. Bu iddiayı duyunca şok oldum. Bana bu yönde ifade olduğu söylendi. Bu iddiayı reddettim. Bana isnat edilen bu suça dair hiçbir delil gösterilmeden bir ifadeyle tutuklandım. Tam 6 aydır bu gerçek dışı kurguyu anlatabilecek bir merci bulamadım. Bir inşaat firmasının Şişli’de yaptığı bir inşaat var. Bu inşaatın iskanları alınırken belediyeye para teklif edildiği iddia ediliyor. İnşaat firmasının üst düzey yönetici ortakları var; hiç görmedim konuşmadım. Eskiden dervişler çilehaneye girer, çile çekerek olgunlaşırmış. Ben de buradan çok şey öğrenmiş ve biraz daha 'Olmuş' olarak çıkıyorum; ama bu, 6 ayı hiçbir suçum olmadan burada geçirdiğim gerçeğini de değiştirmiyor. Burada tam 1 saat sizlere; onlarca ifade arasında 'O ifadesinde onu demiş, bu ifadesinde bunu demiş' şeklinde bir kurguyu, saptırılmış bir gerçeği gözler önüne sermeye çalıştım.Sanki asıl sormamız gereken soru şu. Ben sadece bir kişiye randevu almaktan başka bir şey yapmamışken nasıl oluyor da 6 aydır tutuklu olabiliyorum. Tek bir delil bile olmadan beni tutuklayan ve 6 aydır hapis yattıran hukuk sisteminde; suçsuz olduğumu 'O şunu demiş, bu bunu demiş' diyerek ifadelerdeki çelişkileri, tutarsızlıkları ortaya koymaya çalışarak savunma yapmak gerçekten insanın gücüne gidiyor. Normalde delillerin konuşması gerekmiyor mu. Evet, bir kişinin ifadesiyle, üstelik gözüyle şahitlik etmediğini söylediği bir kişinin ifadesiyle tutuklanmıştım. 6 aydır da tutukluyum" şeklinde konuştu.
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’de bulunan Marmara Açık Cezaevi Yerleşkesi'ndeki binada görülecek duruşmada, sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilecek. Diğer yandan Mahkeme başkanı duruşmaların saat 22.00’ye kadar devam edebileceğini belirtti.
Duruşma öncesi 5 milletvekilinin salona alınmaması üzerine Ali Sukas’ın avukatı, mahkeme başkanına bu yönde bir talimatı olup olmadığını sordu. Mahkeme Başkanı ise, "Bu uygulama Başsavcılığın takdirindedir, konuyu onlara bıraktık" dedi.
Kaynak: Haberler.com
TFF, gelecek sezon Avrupa kupalarına katılacak takım sayısını resmen açıkladı. Türkiye, Şampiyonlar Ligi'ne 2, Avrupa…
Hayatını kaybeden yapımcı Erol Köse, vasiyetinde cenazesini Polat Yağcı'ya emanet etmişti. Yağcı, vasiyet yerine gelmemesine…
Ağrı'nın Doğubeyazıt ilçesinde askeri araç kazası yaşandı. Kazada ilk şehidin ardından Uzman Çavuş Selman Akarsel…
MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız'ın hesabından Ekrem İmamoğlu'nun fotoğrafının olduğu manşet paylaşıldı. Yıldız, paylaşımın…
Galatasaray'dan ayrılıp Rapid Wien'e transfer olan Yusuf Demir, Türkiye'de aradığını bulamadığını söyledi. 22 yaşındaki futbolcu,…
İran, ABD-İsrail gerilimine karşılık olarak kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nı trafiğe kapattı. Boğazda petrol tankerlerinin…
This website uses cookies.