AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Nerede olursa olsun acımasızca öldürülenler bizim kardeşlerimizdir. Son nefeslerini okul sıralarında veren çocuklar bizim yavrularımızdır. Evlat acısı ile yürekleri Kerbela'ya dönen kadınlar bizim annelerimizdir. Bombaların enkaza çevirdiği şehirler bizim şehirlerimizdir" dedi. Erdoğan'ın bu sözleri partililer tarafından ayakta alkışlandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi'nde partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda bölgemizde günlerdir devam eden savaşa ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.
"İsrail’in kışkırtmaları ile 28 Şubat’ta İran’a karşı başlatılan savaş bölgemizi kan ve barut kokusuna boğmaya devam ediyor" diyen Erdoğan, "Hiçbir günahı olmayan, hiçbir şeyde haberi olmayan çocuklar okullarında ders dinlerken, füzelerin ve bombaların hedefi oluyor. Bölgemiz son asrın en sancılı en meşakkatli günlerini yaşıyor. Gözünü nefret ve kin bürümüş soykırım şebekesi dini argümanların arkasına sığınarak coğrafyamızı büyük bir felakete doğru sürüklüyor" ifadelerine yer verdi.
Sözlerinin devamında nerede olursa olsun acımasızca öldürülenlerin bizim kardeşlerimiz olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Son nefeslerini okul sıralarında veren çocuklar bizim yavrularımızdır. Evlat acısı ile yürekleri Kerbela'ya dönen kadınlar bizim annelerimizdir. Bombaların enkaza çevirdiği şehirler bizim şehirlerimizdir. Katliam şebekesinin gözünde adımızın Ali olmasının Mürteza olmasının Ömer olmasının, Ayşe, Zeynep, Hasan, Hüseyin olmasının ne farkı var?" dedi. Erdoğan'ın bu sözleri salondaki partililer tarafından uzun süre ayakta alkışlandı.
Ocağı yanmayan tek bir ev bile varsa onları mutlaka bulmanızı rica etmiş, teşkilatımızın seferberlik ruhuyla çalışması gerektiğinin altını çizmiştim. Teşkilatımız bizi bu Ramazan'da da mahcup etmedi. Ramazan boyunca Bakanlarımız, Genel Başkan Yardımcılarımız, Merkez Karar Yönetim Kurulu Üyelerimiz, milletvekillerimiz ve tüm teşkilatlarımızla birlikte tam kadro sahadaydık.
İlk Evim İlk İftarım programlarımızla geçtiğimiz aylarda teslim ettiğimiz yeni yuvalarında depremzede kardeşlerimizin misafiri olduk. Bizi biz yapan, bizi güçlü ve özgün kılan en önemli vasıflarımızdan biri işte budur. Bu davaya omuz vermiş, bu harekete katkı sunmuş, partimizin çınarları ve yaşayan hafızaları olarak gördüğümüz her bir yol arkadaşımızın başımızın üstünde yeri vardır. Kuruluşundan itibaren partimizin emektarlarıyla genel merkezimizde düzenlediğimiz vefa iftarları vesilesi ile hasret giderdik.
Yaşlı ve engelli vatandaşlarımızla iftar ve sahurlarda bir araya geldik. Kadın ve gençlik kollarımız Ramazan ayı boyunca sokaklarda, evlerde, teşkilat binalarımızda, kampüslerde ve iftar çadırlarımızdaydı. Üniversitelerimizde gerçekleştirdiğimiz kampüs iftarları ile 500 bin gencimizle Ramazan sevincini yaşadık. 86 milyonun birlik ve beraberliğini güçlendirirken, AK Parti olarak imar ve ihya sürecindeki komşumuz Suriye’yi de unutmadık. Belediyelerimizin, teşkilatlarımızın kurduğu iftar sofralarında 250 bin Suriyeli kardeşimizin oruçlarını açmasına vesile olduk.
Sadece gönül sofraları programı ile 1 milyonu aşkın haneye gittik. Ramazan-ı Şerif’te Avrupa başta olmak üzere gurbeti sılaya çevirmiş vatandaşları ihmal etmedik. Onların da bu mübarek ayın manevi ikliminden istifade etmesini sağladık.
İsrail’in kışkırtmaları ile 28 Şubat’ta İran’a karşı başlatılan savaş bölgemizi kan ve barut kokusuna boğmaya devam ediyor. Hiçbir günahı olmayan, hiçbir şeyde haberi olmayan çocuklar okullarında ders dinlerken, füzelerin ve bombaların hedefi oluyor. Bölgemiz son asrın en sancılı en meşakkatli günlerini yaşıyor. Gözünü nefret ve kin bürümüş soykırım şebekesi dini argümanların arkasına sığınarak coğrafyamızı büyük bir felakete doğru sürüklüyor.
Nerede olursa olsun acımasızca öldürülenler bizim kardeşlerimizdir. Son nefeslerini okul sıralarında veren çocuklar bizim yavrularımızdır. Evlat acısı ile yürekleri Kerbela'ya dönen kadınlar bizim annelerimizdir. Bombaların enkaza çevirdiği şehirler bizim şehirlerimizdir. Katliam şebekesinin gözünde adımızın Ali olmasının Mürteza olmasının Ömer olmasının, Ayşe, Zeynep, Hasan, Hüseyin olmasının ne farkı var?
İster İran’da ister Körfez’de olsun atılan her füze ile zarar gören, vurulan, kanayan biz değil miyiz? Bu anlamsız savaş sebebiyle kan kaybeden bölgemizin ekonomisi değil mi? Füzeler, bombalar, dronlar tarafından tahrip edilen milyarlarca dolarlık altyapı tesisleri bölgedeki kardeşlerimizin kaynakları değil mi? 27 gündür hiçbir değer, norm gözetmeyen, saldırılar nazarında Şii veya Sünni olmamızın, Türk, Kürt, Arap olmamızın bir farkı var mı?
Mezheplerimiz, kökenlerimiz farklı olsa da coğrafyamızın dört bir yanında akan kanlar bizim değil mi? Şundan herkes emin olsun, biz ne kardeşlerimiz ve komşularımız arasında ayrım yaparız ne de kardeşlerimizin acılarına seyirci kalırız. Türkiye ve Türk milleti olarak iyi günde dost ve kardeş bildiğimiz halkları kötü günde yalnız bırakmayız. Bölgemizde kan gövdeyi götürürken, bin yıl önceki tartışmaları tekrar gündeme taşımayı, eski defterleri açmayı, fitneye hizmet edecek günlerin peşine kapılmayı asla doğru bulmadığımızı tekraren vurgulamak mecburiyetindeyim.
Kardeş halklar arasında kırgınlıkları derinleştirecek, husumeti büyütecek, Siyonizm'in bölgemizin hedef alan böl, parçala, yönet planlarına lojistik destek verecek her türlü eylemi ver tartışmayı reddediyoruz. Yüzlerce yıldır acımız bir oldu, derdimiz bir oldu, hüznümüz bir oldu. Sevincimiz, heyecanımız, coşkumuz bir oldu. Mazimiz gibi inşallah istikbalimiz de bir olacak beraber olacak. İçinde bulunduğumuz toz bulutu dağıldıktan sonra komşular ve kardeşler olarak biz yine birbirimizin yüzüne bakacağız. Bomba ve füzelerin ölüm saçan uğultusu inşallah kesildikten sonra biz bu coğrafyada yine birlikte yaşayacağız.
Savaş İsrail’in savaşı olmakla birlikte ortaya çıkan ağır faturanın bedelini önce Müslümanlar sonra tüm insanlık ödemektedir. Netanyahu hükümeti sadece komşumuz İran’ı hedef almıyor. Lübnan’ın işgal planlarını adım adım hayata geçiriyor. İşgal güçlerinin saldırılarında 2 Mart’tan bu yana 1100 Lübnanlı hayatını kaybetmiş 1 milyon 165 bin kardeşimiz yerinden edilmiştir. İsrail, Suriye’yi de rahat bırakmıyor. Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve egemenliğinin ihlal eden eylemlerine ısrarla devam ediyor. Siyonist katliam şebekesi ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’yı 27 gündür kapalı tutuyor. Küstah bir saldırıdır. Müslümanların Mescid-i Aksa’ı ziyareti engellenemez, yasaklanamaz."
Kayseri'de polisin şüphe üzerine durdurduğu ve hastanede beden muayenesi yapılan bir kişinin kulak iç kanal…
Ankara'da sosyal medya üzerinden tanıştıkları kişileri restorana götürüp fahiş hesap ödeten 7 şüpheli gözaltına alındı.…
İstanbul Fatih'te bir kişi elindeki bıçakla caddede önüne çıkanlara saldırdı. Çevredeki vatandaşlar saldırganı kovaladı. Şans…
Eski AK Parti Rize Milletvekili ve MÜSİAD eski Başkanı Bayram Ali Bayramoğlu tutuklandı. Soruşturma, SPK'nın…
İran, ABD'nin 15 maddelik ateşkes önerisine resmi yanıtını iletti. Tahran, saldırıların tamamen durdurulmasını ve bir…
Bursa'da bir kafe, önündeki süs ağacı gece saatlerinde çalındı. Kasklı bir şüpheli, yaklaşık 15 bin…
This website uses cookies.