Kategoriler: Manşet Diğerleri

İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in yeğeni Murat Keleş savunma yaptı

İBB'ye yönelik 'yolsuzluk' davasının 11'nci duruşmasında İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş'in yeğeni Murat Keleş savunma yaptı. Keleş, ailesinden 4 kişinin tutuklu olduğunu, aile bağlarının adeta örgütsel bağ gibi gösterildiğini savunarak, "Herhangi bir örgüt üyesi değilim ve suçlamaları kabul etmiyorum. Hakkımda örgüt üyeliği isnadı yalnızca etkin pişmanlık kapsamında verilen beyanlara dayandırılmıştır; bunun dışında tek bir somut delil bulunmamaktadır" dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik 'yolsuzluk' davasında aralarında görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 107'si tutuklu 407 sanık duruşmanın üçüncü haftasında hakim karşısına çıktı.

11'nci duruşmada İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş'in yeğeni Murat Keleş savunma yaptı. Murat Keleş, savunmasında, "23 Mart 2025 tarihinde amcam Fatih Keleş, daha sonra 20 Mayıs 2025 tarihinde babam Zafer Keleş, sonrasında da 19-20 Haziran'da kuzenim Mustafa Keleş ve ben tutuklandık. Savcılık aşamasında ifade boyunca soruların odağında özellikle amcam Fatih Keleş vardı. Savcılığa çağrılma nedenim sanki yalnızca onun hakkında konuşmak için çağrılmışım gibiydi. İfadem sırasında şahsımla ilgili somut hiçbir suçlama yöneltilmediği gibi sanki amcam aleyhine tanıklık yapayım diye çağrılmış biriydim. Savcı Bey ifadenin sonlarına doğru 'Senin bir suçun yok, belli ki bir şeyden haberin yok' demesi üzerine; gözaltına alınma ve tutuklanma sebebimin amcam hakkında bir şeyler söylemem istenmesi olduğunu düşünüyorum. Dışarıda söylenenler yeterli görülmemiş gibi aile içinden birinin de amcam hakkında olumsuz ifadeler vermesinin beklendiğini düşündüm. Daha sonra savcılıktan tutuklanma talebiyle hakimliğe sevk edildik ve tutuklandık. Burada ilginç olan şudur ki, bizi tutuklayan hakimin tutuklanma kararında yazdığı 'Kaçma ve delil karartma şüphesi' ne oldukça şaşırdım. İtiraz da ettim edebildiğim kadar; çünkü amcam 19 Mart'ta gözaltına alındı, ben 19 Mart'ta İBB'de işe gittim. 23 Mart'ta tutuklandı, ben 24 Mart'ta yine işe gittim. Daha sonra 20 Mayıs'ta babam tutuklandı, ben yine ertesi gün işe gittim. Yani hiçbir şeyden tedirgin olmadığım için, yaptığım bir şey de olmadığı için ben işe gidip gelmeye devam ettim; ama oraya kaçma ve delil karartma şüphesi yazıldı. Amcam ya da babam tutuklandıktan sonra da ne bir çaba sarf ettim biriyle görüşmek için, ne de herhangi bir çabam oldu. Dediğim gibi yasadışı hiçbir eyleme karışmadım. Amcam Fatih Keleş, babam Zafer Keleş ya da kuzenim Mustafa Keleş'in de yasa dışı bir eylem içinde bulunduklarına hiç şahit olmadım. Kendilerini yakından tanıyan biri olarak da iddia edildiği gibi suçların içinde olduklarına inanmıyorum" ifadelerini kullandı.

"AİLE BAĞLARIMIZ ÖRGÜTSEL BAĞ OLARAK GÖSTERİLMİŞ"

Keleş, "Amcamın İBB Spor Kulübü Başkanı olması nedeniyle; uluslararası spor müsabakaları, olimpiyat organizasyonları, yabancı dilde yapılan temaslar, yurtdışına gerçekleştirilecek etkinlikler kapsamında hazırlanan metinlerin tercümesi konusunda, yabancı dilde yapılan yazışmaların hazırlanmasına yardımcı oldum. Neticede kendisi amcamdı, yeğeni olarak kendisine belediyenin resmi işleri bağlamında destek oldum. Savcılık ifademde de 'Dönem dönem amcamın yanındaydım asistanlık yaptım' beyanımdaki kastım da budur. Resmi başvuru ve resmi mülakatlar sonrası işe alındığım İBB'deki resmiyetle yapılması gereken iş ve görüşmeler yapıldığı için örgüt üyeliğinden cezalandırılmam isteniyor. Bırakalım suç örgütünü, hayatımda hiçbir siyasi partiye ya da derneğe üyeliğim dahi olmamıştır. Bir futbol takımı bile tutmuyorum. iddianamede örgüt üyesi olduğu iddia edilen kısım yazılırken, sanki suçmuş gibi amcamın Fatih Keleş olduğu, babamın Zafer Keleş olduğu yazılmış. Aile bağlarımız sanki örgütsel bir bağ gibi gösterilmiş. Hatta benimle ilgili kısmı yazmaya başlarken 'Fatih'in yeğeni, Zafer'in oğlu' diye başlamışlar. Babam ve amcamla telefonla konuşmuş olmayı örgütsel faaliyetler kapsamında haberleşiyormuşuz gibi bir algı yaratılmaya çalışılmış. Babamın babam olması, amcamın amcam olması suça delil yapılmış. Ben Fatih Keleş'in yeğeni, Zafer Keleş'in oğlu olduğum için tutuklanmışım diye anlıyorum bu iddianamede. Bunu kabul etmek mümkün değil" şeklinde konuştu.

"ÖRGÜT ÜYESİ DEĞİLİM"

Murat Keleş, "İddianamenin 6'ncı bölümünde amcam ve babamla beraber bazı kişilerle telefon irtibatım olduğu söylenmişti. Sayılmış isimlerin bir kısmını bırakın hatırlayıp hatırlamamayı, fiziken görsem dahi tanımazdım. İsmine de bakınca 'Bu kimdi' diye hatırlayamadığım kişiler bile var. Listede belediye başkanı özel kalem çalışanları ve belediye çalışanları var; ancak iddia edilen telefon irtibatlarının HTS mi, baz mı olduğu, yakınlığım ya da bu irtibatların sayısı ve saati dahi belirtilmemiş. Bu kişilerle yaptığım görüşmeleri hatırlamamakla birlikte, varsa dahi mesai saatleri içerisinde olan bu görüşmelerin 1-2 dakika olduğuna eminim. Bu isimlerin içinde babam Zafer Keleş ve amcam Fatih Keleş de var. Bir insanın ailevi görüşmeleri, kendi babasını, amcasını aramasının örgütsel olarak gösterilmesini anlamakta güçlük çekiyorum. Yine görüşmelerimin az insanla olmasına başka bir bahane daha bulunmuş; 'Az kişiyle görüşüyor çünkü örgüt gizliliğine önem veriyor' deniyormuş. Burada örgüt olmadığı gibi ben de bir örgüt üyesi değilim. Olmayan bir örgütün gizlilik kaygısı da yok. Ben motosikletiyle işe gidip gelen, saklayacak hiçbir şeyi olmayan, sadece çalışan biriyim. Bu sadelikte yaşadığım için de hiçbir şey bulunamamış. Hiçbir şey bulunamıyorsa da bu sefer 'Çok gizli çalışıyor' diye yazılmış iddianameye. Böyle bir mantıkla 10 aydır tutukluyum" dedi.

"BIRAKIN PARA ALMAYI BU MİKTARDA PARAYI BİRARADA GÖRMEDİM"

Keleş, "Ahmet Sarı ile hiç telefonda görüşmedim, numarasını bilmem, özel hayatını bilmem. Ne iş yaptığını bilmem; restoranda, dışarıda herhangi bir yerde hiçbir görüşmem olmadı. Kendisi amcama 17 kere para götürdüğünü iddia etmiş ve Florya veya Bakırköy'deki belediye binalarında babam veya benim tarafımdan teslim alındığını öne sürmüş. Yalandır. Yalnızca ifadenin başında belirttiğim sebeplerden amcamın yanında bulunduğum zamanlarda kendisiyle karşılaşmışlığım ve kısa süreli görmüşlüğüm vardır. Kaldı ki burası başka bir alan değil; kamuya açık belediye kurumlarıdır. Kendisinden hiçbir şekilde para almadım, amcam da dahil hiç kimseye para götürmedim. Buradan Ahmet Sarı'ya mahkeme huzurunda şunu sormalıyım Sayın Başkan, kendisinden bırakın parayı; herhangi bir hediye, bir çikolata, bir kalem, bir iğne dahi almışlığım var mıdır. Bunu Ahmet Sarı'ya sormak isterim çünkü ben buna net bir şekilde cevap verebilirim. Kendisinden hiçbir şey almadım. Belki tek temasım tokalaşmak olmuştur. Bırakın Ahmet Sarı'dan para alıp birilerine teslim etmeyi, bu miktarlarda parayı hayatımda hiç görmedim görmem de mümkün değil" dedi.

Kaynak: DHA

Paylaş

Son Haberler

  • Manşet

Eski AK Parti Milletvekili Bayram Ali Bayramoğlu tutuklandı

Eski AK Parti Rize Milletvekili ve MÜSİAD eski Başkanı Bayram Ali Bayramoğlu tutuklandı. Soruşturma, SPK'nın…

23 dakika önce
  • Manşet

ABD’ye müzakere yanıtı! İran kendi şartlarını resmen sundu

İran, ABD'nin 15 maddelik ateşkes önerisine resmi yanıtını iletti. Tahran, saldırıların tamamen durdurulmasını ve bir…

23 dakika önce
  • Manşet
  • Diğerleri

Kafeye asılan yazıyı yanlış anladı, bambaşka bir şeyi sırtlayıp gitti

Bursa'da bir kafe, önündeki süs ağacı gece saatlerinde çalındı. Kasklı bir şüpheli, yaklaşık 15 bin…

24 dakika önce
  • Manşet
  • Diğerleri

Yerlikaya’nın uzun zaman sonra yaptığı açıklama zehir zemberek

Eski İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, yeşil alanın ticari alana dönüştürülmesi için Mansur Yavaş'a ricada bulunduğu…

24 dakika önce
  • Manşet
  • Diğerleri

Ayder’de ayı yine sahnede! Kaçkarlar’da vahşi doğa heyecanı

Rize'nin Çamlıhemşin ilçesindeki Ayder Yaylası'nda daha önce görülen ayı yeniden ortaya çıktı. Yayla çevresinde dolaşan…

44 dakika önce
  • Manşet
  • Diğerleri

Ali Koç ve oğlu Türkiye-Romanya maçını beraber izledi! Mert Hakan detayı bomba

Fenerbahçe'nin eski başkanı Ali Koç ve oğlu Kerim Rahmi Koç, milli maçı tribünden izledi. Oğlunun…

54 dakika önce

This website uses cookies.