AK Parti Gaziantep Milletvekili ve Türkiye-Pakistan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Ali Şahin, Pakistan'ın ABD-İran savaşında üstlendiği arabulucu rol ile diplomatik bir zafer kazandığını söyledi. Şahin, nükleer ve bölgedeki askeri gücü sayesinde Pakistan’ın Orta Doğu ve Körfez’de kurulacak yeni güvenlik mimarisinin kilit aktörlerinden biri olacağını vurguladı.
Haberler.com YouTube kanalında Haber Müdürü Olgun Kızıltepe’nin konuğu olan AK Parti Gaziantep Milletvekili ve Türkiye-Pakistan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Ali Şahin, ABD-İran savaşında arabulucu rol üstlenen Pakistan’ın uluslararası konumunu değerlendirdi.
Pakistan'ın savaştan diplomatik olarak bir zaferle ayrıldığını belirten Ali Şahin, Haberler.com'a özel yaptığı açıklamada, "Pakistan muhakkak surette uluslararası algıda küresel bir arabulucu aktör haline gelmesi bakımından kazanan taraflarından kesinlikle birisidir. Bundan sonraki süreçte Pakistan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Mısır tarafından yeni bir güvenlik mekanizmasının ve mimarisinin inşa edildiğini göreceğiz. Bu açıdan bakıldığında nükleer yeteneğini de göz önünde bulundurduğumuzda, Pakistan, önümüzdeki süreçte Orta Doğu'daki ve Körfez bölgesindeki siyasi ve askeri güvenlik mimarisinin önemli aktörlerinden biri haline gelecek diyebiliriz. Bu da Pakistan'ı bu savaşın kazananlarından biri haline getiriyor" diye konuştu.
Pakistan'ın üstlendiği kritik rol ile bir diplomatik zafer kazanmasına ilişkin yazılı bir değerlendirmede de bulunan Ali Şahin şu ifadeleri kullandı:
"Pakistan’ın diplomatik gücü, kontrolden çıkmak üzere olan küresel bir krizi barış masasına oturtabilecek bir başarı gösterdi. Masadan barış çıkar mı bilinmez ama Pakistan çoktan bir diplomatik zafer elde etti.
Peki nasıl?
1- Pakistan, İran ile uzun yıllardır; ABD- Trump yakası ile ise bir süredir güvene ve diyaloğa dayalı bir iletişim geliştirmiş durumda.
2- Hem Başbakan Sayın Şahbaz Şerif'in hem de Genelkurmay Başkanı Sayın Asım Münir’in Donald Trump ile olan ikili yakın dostlukları.
Donald Trump, Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Münir’i 18 Haziran 2025 tarihinde Beyaz Saray’da baş başa bir öğle yemeğinde ağırladı ve Asım Münir için “Favori generalim” tabirini kullandı.
3- Pakistan’ın Körfez ve Orta Doğu’nun hâkim ülkeleri ile de çok yakın dostlukları ve güvene dayalı ikili ilişkileri var."
Şahin’in değerlendirmesine göre, Pakistan Silahlı Kuvvetleri’nden çok sayıda personel Körfez ülkelerinde görev yaparken, bu durum ülkeler arası güven ilişkisinin somut göstergesi olarak öne çıkıyor. Suudi Arabistan’da binlerce Pakistanlı askerin görev yaptığına dikkat çeken Şahin, Katar’da da güvenlik kapasitesinin önemli ölçüde Pakistanlı uzmanlar tarafından desteklendiğini ifade etti.
Pakistan'ın Körfez ve Orta Doğu'ya fiili ve fiziki olarak güvenlik sağlayan bir ülke olduğunu vurgulayan Şahin, "Pakistan Silahlı Kuvvetleri’nden emekli çok sayıda komutan Körfez ülkelerinde ve askerî yapılarda görev yapıyor" dedi.
Ali Şahin, şu ifadeleri kullandı:
"Bunların en çarpıcı olanı Tuğgeneral Malik Hamid El Cid. Suudi Kraliyet Muhafızları bünyesinde görev yapan Tuğgeneral Hamid, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın korunmasından sorumlu ve en yakın koruma çemberinde yer alıyor. Bu sembolik görev, Pakistan ile Suudi Arabistan arasındaki derin askerî ve stratejik güven ve iş birliğinin bir göstergesi.
Suudi Arabistan ordusunda aktif olarak 2.600 Pakistanlı asker görev yapıyor. 1980’lerde bu sayı 20 bin civarındaydı. Pakistan kökenli askerler Suudi ordusunda daha ziyade hava kuvvetlerinde ve sınır güvenliğinde görev alıyor.
Katar ordusu ve polisi teknik kapasitesini büyük ölçüde Pakistanlı uzmanlara borçlu. Dünya Kupası’nda turnuva güvenliğini 4.500 Pakistanlı asker sağladı. Şu anda Katar Silahlı Kuvvetleri’nde 650 Pakistanlı asker görev yapıyor.
Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman da Pakistan ordusunun güvenlik tecrübelerinden yararlanan diğer Körfez ülkeleri arasında yer alıyor.
Özellikle Umman, Pakistan’ın Beluç kökenli askerlerinden yararlanıyor. Çok sayıda Pakistanlı, Umman vatandaşlığı alarak Umman ordusunda görev yapıyor."
Pakistan'ın nükleer güç ve demografik yapısının büyük avantaj sağladığını belirten Şahin, ülkenin önemli bir diplomatik zafer kazandığının altını çizerek şunları söyledi:
"Pakistan caydırıcı bir nükleer güç. İslam âleminin nükleer tek gücü olan Pakistan, sahip olduğu bu kapasite ile dosta güven verirken düşman üzerinde de caydırıcı ve saygın bir rol oynuyor.
Pakistan, İran’dan sonra en büyük Şii nüfusa sahip ülke (yaklaşık 30 milyon). Bu potansiyel, Pakistan ile hem İran hem de Şii nüfusa sahip Orta Doğu ve Körfez ülkeleri arasında güçlü bir güven bağı oluşturuyor.
Pakistan, diplomasi, barış ve müzakere tarihinde unutulmayacak ve çok konuşulacak bir başarıya imza atarak önemli bir diplomatik zafer kazandı.
Pakistan, İran müzakere heyetini Pakistan hava kuvvetlerinin İran ve Körfez bölgesi hava sahasında oluşturduğu hava savunma kalkanı ve açtığı güvenlik şemsiyesi ile muhtemel bir sabotaj ve saldırıya korudu. Pakistan bir yandan nasıl bir tecrübeye sahip olduğunu gösterirken bir yandan da güvenlik sağlama kapasitesini ortaya koyarak dünyaya önemli bir mesaj verdi. Tebrikler Pakistan…"
Kaynak: Haberler.com
ABD ve İran arasındaki müzakereler Pakistan'ın başkenti İslamabad'da krizle sonuçlandı. Krizin sebebi, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan…
ABD ve İran, 47 yıl aradan sonra Pakistan'ın başkenti İslamabad'da yüz yüze görüştü. ABD heyetine…
Antalya'nın Aksu ilçesinde emekli polis Mehmet Üstün, bahçesinde traktörle çalışırken kaza yaptı. Devrilen traktörün altında…
Gençlerbirliği Teknik Direktörü Volkan Demirel, Başakşehir'e 3-0 yenildiklerini belirtti. Demirel, kalan 5 maçta en yüksek…
İngiltere Championship'te Hull City, Sheffield United karşısında öne geçti. Rakip takımın kırmızı kart görmesine rağmen,…
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Borsa İstanbul'daki açığa satış işlemlerinin yasaklanmasını uzattı. Yasağın süresi 24 Nisan…
This website uses cookies.