İsrailli bakanlar, ABD-İran görüşmelerinin çökmesinin ardından İran’a saldırı ihtimalini gündeme getirdi. “Anlaşma olmazsa saldırı olabilir” açıklaması dikkat çekerken, Lübnan’ın altyapısının da hedef alınması gerektiği savunuldu. Hürmüz Boğazı ve nükleer kriz başlıklarıyla gerilim artarken, bölge yeni bir çatışma riskiyle karşı karşıya kaldı.
ABD ile İran arasında Pakistan’ın başkenti İslamabad’da gerçekleştirilen ve 21 saat süren kritik müzakerelerin çökmesinin ardından İsrail’den tansiyonu yükselten açıklamalar geldi. İsrailli bakanlar, diplomatik sürecin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından İran’a yönelik saldırıların yeniden başlayabileceğini ileri sürdü.
İsrail Ekonomi Bakanı Nir Barkat ve Enerji Bakanı Eli Cohen’in açıklamaları, bölgede yeni bir askeri senaryonun masada olduğu yönündeki endişeleri artırdı. Cohen, ABD Başkanı Donald Trump’ın nükleer program konusunda “kırmızı çizgiler” belirlediğini savunarak, “Anlaşma sağlanamazsa İran’a saldırı düzenlenebilir” dedi.
İslamabad’da ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in yürüttüğü görüşmelerden sonuç çıkmaması, taraflar arasındaki krizi derinleştirdi. Özellikle İran’ın nükleer programı ve Hürmüz Boğazı’nın kontrolü, müzakerelerin kilitlendiği başlıca konular oldu.
İran tarafı ABD’yi “maksimalist taleplerle” uzlaşmayı engellemekle suçlarken, Tahran yönetimi yeni bir müzakere turu planlanmadığını duyurdu. İran Meclis Başkanı Kalibaf ve üst düzey yetkililer, Washington’ın güven oluşturamadığını vurguladı.
İran lideri Hamaney’in Başdanışmanı Ali Ekber Velayeti de son açıklamasında, “Hürmüz Boğazı’nın anahtarı bizim güçlü ellerimizdedir” diyerek dikkat çeken bir çıkış yaptı. Bu açıklama, olası bir çatışmanın küresel enerji piyasalarına etkisine ilişkin kaygıları artırdı.
Uzmanlar, Hürmüz Boğazı’nda yaşanacak bir gerilimin dünya petrol arzını doğrudan etkileyebileceğine dikkat çekiyor.
İsrailli Bakan Cohen, yalnızca İran değil, Lübnan’a yönelik saldırıların da genişletilmesi gerektiğini savundu. “Sadece Dahiye’ye değil, Lübnan’ın altyapısına ve tesislerine de saldırmalıyız” diyen Cohen, bu görüşünü kabinede de dile getirdiğini açıkladı.
Cohen ayrıca, mevcut müzakerelerin başarı şansını düşük gördüğünü belirterek diplomatik çözüm umutlarına mesafeli yaklaştı.
Diplomatik sürecin çökmesi, ABD yönetimini de kritik bir tercih ile karşı karşıya bıraktı. Washington’un ya uzun soluklu bir müzakere sürecine gireceği ya da İsrail ile birlikte daha sert bir askeri stratejiye yönelebileceği değerlendiriliyor.
Pakistan ise sürecin tamamen kopmaması için taraflara ateşkese bağlı kalma çağrısı yapmayı sürdürüyor.
İsrail’den gelen açıklamalar, İran’ın sert mesajları ve ABD-İran hattındaki diplomatik tıkanma, Orta Doğu’da yeni bir çatışma ihtimalini güçlendirdi. Bölgedeki gelişmelerin, sadece siyasi dengeleri değil küresel enerji piyasalarını da derinden etkileyebileceği belirtiliyor.
Kaynak: Haberler.com
Kocaelispor Başkanı Recep Durul, kritik maç öncesinde Galatasaray aleyhine yapılan küfürlü tezahürata katıldı. Bu hareket…
İspanya La Liga takımlarından Rayo Vallecano taraftarları maç sırasında Netanyahu'yu hedef aldı. Taraftarlar, tribünlerden "Zıplamayan…
Gazze'ye insani yardım ulaştırmayı amaçlayan Küresel Sumud Filosu, Barselona'dan hareket etti. 50'den fazla ülkeden STK'nın…
Galatasaray'ın yıldızı Victor Osimhen'i isteyen Barcelona, transferi finanse etmek için harekete geçti. İspanyol devi, mali…
FIFA Direktörü Arsene Wenger, İstanbul'da yaptığı açıklamada A Milli Futbol Takımı'nın güçlü ofansif özelliğine dikkat…
Isparta'nın Eğirdir ilçesinde 80 yaşındaki İsmail Özcan, bir haftadır haber alınamayınca evinde ölü bulundu. Ev…
This website uses cookies.