Kategoriler: Manşet Diğerleri

Ablası adliyenin önünde haykırdı: Gülistan’ın katili valinin oğludur

Tunceli'de 2020'den bu yana kayıp olan Gülistan Doku soruşturmasında dava dosyası yeniden açılırken aile adliyeye geldi. Adliye binası önünde konuşan abla Aygül Doku, "Bizim başımıza ne getirdiyse dönemin valisi Tuncay Sonel getirmiştir. Kızımızın katili kızımızın katili dönemin valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'dir. Bunun bütün Türkiye'nin bilinmesini istiyorum" dedi.

Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) 2024 Haziran kararnamesiyle Tunceli’ye atanan Türkiye'nin 3 kadın başsavcısından biri olan Ebru Cansu, 5 Ocak 2020'den bu yana kayıp olan Gülistan Doku’ya ilişkin yürütülen soruşturmada özel ekip kurulmasını talep etti. Soruşturmada Doku'nun kaybolmadan önceki gün ve kaybolduğu güne ait kentteki tüm KGYS görüntüleri ve PTS kayıtları yeniden toplandı. Gülistan'a ait yeni görüntülerin de bulunduğu, 67'si ana arter olmak üzere toplamda 70 KGYS ile güvenlik kameralarına ait ek 700 saatlik görüntü de dosyaya girdi.

13 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

Soruşturmada, cinayet şüphesiyle 13 şüphelinin yakalanmasına yönelik gece saatlerinde 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda aralarında Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov ve dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in de bulunduğu 13 kişi gözaltına alındı.

"GÜLİSTAN'IN İNTİHAR ETTİĞİ ALGISI OLUŞTU"

Doku ailesinin avukatı Ali Çimen, Gülistan’ın baraj gölünde intihar ettiği algısı oluşturulduğunu ifade ederek, “Burada biliyorsunuz aramalar yapıldı dalgıçlar tarafından. Gülistan tarafından suya atılan ufak bir not kağıdı bile bulunmuştu. Gülistan 1.60 boylarında, 55-60 kiloydu, üzerinde parka, sırtında sırt çantası vardı. Gülistan’ın baraj gölünde olmadığı net şekilde ortadaydı. Ancak Gülistan’ın intihar ettiği algısı oluşturuldu. Bu algı da ortaya çıktı ki üst düzey kamu görevlisi tarafından yapılmış. Bu örtbasın kişisel nedenlerle geliştiği yani kendi aile bireyleri tarafından işlenen bir suçu örtbas etmek amacıyla baraj gölünde gereksiz aramalar yapıldığı neticesinde aile de 220 gün boyunca burada kaldı. Geldiğimiz bu aşamada dosyamız 3 başsavcı gördü. Başsavcımız ile birlikte dosyamızda etkin bir soruşturmaya başlandı. Bu aşamadan sonra hangi failin hangi fiili işlediği konusunda bir tartışma yapmayacağız. Başsavcılık artık gereğini yapıyor. Biz daha çok burada bugün onlara destek olmak amacıyla buradayız. Bu aşamada beklenti olarak bunu söyleyebiliriz, üst düzey kamu görevlisinin halen gözaltına alınmadığını görüyoruz. Failler açısından yargılanmanın devam edebilmesi için onun da gözaltına alınmasını bekliyoruz” dedi.

"'KIZIN BURADA YOK' DİYORLARDI, ISRARLA ORAYA YÖNLENDİRDİLER"

Gülistan'ın Doku’nun annesi Bedriye ile babası Halit Doku, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’na geldi. Gözyaşlarıyla adliye binasına giren Bedriye Doku, “Savcının yanına gideceğiz. Adalet Bakanımıza, Sayın Başsavcımıza, hakime, polise, jandarmaya çok teşekkür ederim. Artık kadınlar ölmesin, Gülistan'lar, öğrenciler ölmesin. Jandarmalar, polisler, onlara da yazık değil miydi? O karda kışta, o kadar insana da yazık değil miydi? Onlar arama yaptılar günlerce. Yazık günah değil miydi? ‘Teyze, kızın burada yok’ diyorlardı. Israrla oraya yönlendirdiler” dedi.

Baba Halit Doku ise “Adalet yerini buldu. Adalete inanıyoruz. Adalete güvendiğimiz için adalet yerini buldu. Herkese teşekkür ederim” diye konuştu.

"7 YILDIR ADALET ARIYORUZ"

Gülistan'ın ablası Aygül Doku ve ailesi son gelişmeleri takip etmek üzere Tunceli Adliyesi'ne geldi. Burada açıklamalarda bulunan Aygül Doku, "Yaralı bir aileyi oraya götürüp, 'Yasını tutun, kızınız intihar etti' dedi Tuncay Sonel bize. Köprünün başında dalgıç abiler her çıkışında, 'Kızınız burada yok' derken; o, 'Bana inanın. 2 çocuğum üzerine yemin ederim, size kızınızın bedenini vereceğim' demişti. Dün Türkiye büyük bir zalimliğin, kötülüğün, caniliğin örneğini birebir daha gördü. 7 yıldır öz kızımızı bizden aldılar, bizi kandırdılar. Tiyatro izler gibi, film izler gibi dünyanın gözü önünde bizi izlediler. Başsavcımız Ebru Cansu tarih yazıyor. Bunun üzerinin örtülmesini istemiyoruz. 7 yıldır adalet arıyoruz. Sizler Gülistan'ın sesini duyurmasaydınız, kadınlar, 'Gülistan Doku nerede' demeseydi, Başsavcı Ebru Cansu olmasaydı, 'Gülistan intihar etti' olarak kalacaktı. Bu bir utançtır" diye konuştu.

"KIZIMIZIN KATİLİ DÖNEMİN VALİSİNİN OĞLUDUR"

Abla Aygül Doku, "Başsavcımızın çalışmasına çok büyük bir saygı duyuyorum ama şu anda gözaltına alınması gereken kişilerden biri dönemin valisi Tuncay Sonel'dir. Bizim başımıza ne getirdiyse dönemin valisi Tuncay Sonel getirmiştir. Kızımızın katili kızımızın katili dönemin valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel'dir. Bunu bütün Türkiye'nin bilinmesini istiyorum. Bunun üstünün örtülmesini istemiyoruz" ifadelerini kullandı. 

 Anne Bedriye Doku ise "Kızımın cenazesini istiyorum. Cenazesini almadan buradan gitmeyeceğim" dedi.

"AİLE KIZLARINDAN HİÇBİR ZAMAN UMUDUNU KESMEDİ"

Soruşturmada gözaltına alınan şüphelilerin tutuklanmasını beklediklerini ifade eden avukat Çimen, “Biliyorsunuz dosyamızın 7’nci yılındayız. Geldiğimiz bu aşamada etkin bir soruşturma yapılmaya başlandı. 13'ün üzerinde kişi hakkında gözaltı kararı verildi ve bu gözaltı kararlarının tutuklanmaya yönelik olarak yapıldığını biz değerlendiriyoruz. Muhtemelen tamamı da tutuklanacaktır. Burada üst düzey kamu görevlisinin şu an dava dışı kaldığı görülüyor. Yani onun da bir an önce gözaltına alınıp tutuklanması gerektiğini düşünüyoruz. Şöyle ki en azından failler üst düzey kamu görevlisinin gözaltına alınmadığını düşünürlerse orada ‘kendimizi kurtarabilir miyiz’ diye bir umut doğabilir. Bu nedenle üst düzey kamu görevlisinin bir an önce gözaltına alınıp tutuklanması gerekmektedir. Gülistan doku soruşturması kadın kırımının sembol dosyasıdır. Bu 7 yıl boyunca kadın kurumları, basın emekçileri gerçekten de dosyamızda çok özel bir ilgi ve takipleri söz konusu oldu. Bu anlamıyla da Gülistan Doku dosyasında etkin bir soruşturma yapılmaması adalet duygusunu da incitiyordu. Kadınlar Gülistan Doku dosyası çözülmediği takdirde rahat edemeyeceklerini biliyorlardı. Çünkü her an yeni bir Gülistan olabilirdi. Bu vesileyle Gülistan'ın dosyasında etkin bir soruşturma yapılması, kadına yönelik şiddet olaylarının da etkin bir şekilde soruşturulacağına olan inancı pekiştirecektir. Bu yönüyle ailenin tabi burada direnişi vardı, biliyorsunuz karda kışta 220 gün boyunca burada kaldılar. Hiçbir zaman kızlarından umudunu kesmediler. Çok büyük bir direnişleri oldu. Basın da bunu sahiplendi. Kadın kurumları da bunu sahiplendi. Dolayısıyla bu mücadelemizin sonu değil, bir başlangıçtır. Biz etkin bir soruşturmanın devam ettirilerek faillerin tutuklanmasını talep ediyoruz” diye konuştu.

Kaynak: DHA

Paylaş

Son Haberler

  • Manşet
  • Diğerleri

Yeni muhtarın şikayeti eski muhtarın başını yaktı: Seçimi kaybetti, bilgisayar kayboldu

Bolu'da yeni muhtar, göreve başlayınca belediyeye ait dizüstü bilgisayarı bulamadı. Eski muhtar, bilgisayarı temizlik sırasında…

51 dakika önce
  • Manşet
  • Diğerleri

Eski belediye başkan adayına müebbet hapis

Antalya'nın Aksu ilçesinde alacak meselesi yüzünden çıkan silahlı kavgada bir kişi hayatını kaybetti. Eski belediye…

1 saat önce
  • Manşet
  • Diğerleri

Eskişehir’de silahlı kavga: 1 yaralı, 3 gözaltı

Eskişehir'de iki husumetli grup arasında sokakta çıkan kavgada bir kişi sırtından vurularak yaralandı. Yaralı hastaneye…

1 saat önce
  • Manşet
  • Diğerleri

Lufthansa’da grev krizi büyüyor: Uçuşlar iptal, on binlerce yolcu etkilendi

Almanya'da Lufthansa pilot ve kabin personelinin başlattığı grevler, hava trafiğinde büyük kriz yarattı. Frankfurt ve…

1 saat önce
  • Manşet
  • Diğerleri

17 asırdır ayakta duruyor, çok az kişi biliyor! Anadolu’nun en stratejik noktalarından

Isparta'nın Sütçüler ilçesindeki Adada Antik Kenti'nde süren kazılar, kentin 17 yüzyıl kesintisiz yerleşimini gösteriyor. Kent,…

2 saat önce
  • Manşet
  • Diğerleri

Biden’ın oğlu ABD’yi terk etti

Eski ABD Başkanı Joe Biden'ın oğlu Hunter Biden'ın, babasının başkanlık dönemi sonrasında ülkeyi terk ettiği…

2 saat önce

This website uses cookies.