6 yıl sonra yeniden açılan Gülistan Doku dosyası artık "kayıp genç kız" çerçevesini aştı. İddiaların odağındaki dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in, o dönemler bazı kamu görevlilerinin aile çevresinde sürekli bulunmaları yönünde görevlendirildiğine yönelik tanık ifadeleri ortaya çıktı. Ayrıca dönemin valisinin oğlu Mustafa Türkay Sonel'in kullandığı araca ilişkin şüpheli PTS kayıtları da dosyaya girdi.
Munzur Üniversitesi'nde Çocuk Gelişimi Bölümü ikinci sınıf öğrencisi Gülistan Doku'nun 5 Ocak 2020'de kaybolmasına ilişkin dosya yeniden açıldı. Soruşturmayla ilgili yıllardır konuşulan iddialar, savcılık dosyasına giren yeni bilgilerle bambaşka bir boyuta taşındı. Delillerle birlikte dosya sıradan bir "kayıp" vakası olmaktan çıkıp cinayet, cesedin gizlenmesi ve delil karartma şüphesi eksenine oturdu. İddiaların odağındaki dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ve Mustafa Türkay Sonel ile ilgili çarpıcı detaylar ortaya çıktı.
Soruşturmada aile çevresindeki temaslar da yeniden mercek altına alındı. Dosyada dönemin bazı kamu görevlilerinin aile çevresinde sürekli bulunmaları yönünde görevlendirildiğine ilişkin tanık anlatımları da yer aldı. İfadelerde dönemin valisinin bazı isimleri ailenin yanında bulunmaları için yönlendirdiğinin anlatıldığı geçerken Mustafa Türkay Sonel’in yakın arkadaşı Umut Altaş’ın ise olaydan aylar sonra Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku’yu aralıklarla aradığı HTS kayıtlarına yansıdı.
En çarpıcı gelişmelerden birisi de Gülistan Doku’ya ait sim kart üzerinden yapılan incelemeler oldu. Gülistan Doku’ya ait ele geçirilemeyen telefon ve sim kart, ailesi tarafından yeniden çıkartılmışken, valilik tarafından aileden talep edilerek alındığı, ancak soruşturma makamlarına teslim edilmediği ve Gülistan Doku’nun hesaplarına girilerek müdahalede bulunulduğuna dair oldukça ayrıntılı detaylar tespit edildi.
İhbar notunun ardından savcılık dosyasına giren teknik verilerde, Mustafa Türkay Sonel’in kullanımındaki araca ilişkin PTS kayıtları incelendi. Kayıtlara göre aracın şüpheli trafiği, güzergâhın gece saatlerinde sosyal yaşam alanlarından uzak, dağlık ve ıssız bölgelerden geçmesi dikkat çekti.
Bu arada araç içerisinde Türkay Sonel’in yakın arkadaşı Umut Altaş’ın araç içerisine yolcu koltuğunda olduğu, buna karşılık bazı geçişlerin kayıtlarda araç içerisinde yer almaması dikkatleri çekti.
Detayları dosyada yer alan hareketliliğin sıradan bir gece trafiğiyle açıklanamayacağı kayıtlara geçti. Altaş’ın aile fertlerinin göz altına alındığı, uzun süredir ABD’den ülkeye dönmeyen Altaş hakkında yakalama ve kırmızı bülten sürecinin başlatıldığı öğrenildi.
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Gülistan Doku soruşturmasında en dikkat çekici kırılma, yıllar sonra peş peşe gelen iki gelişmeyle yaşandı. İlki, 2022 yılında ailenin avukatının ofisi önüne bırakılan ve daktilo ile yazıldığı değerlendirilen isimsiz nottu. O notta, Gülistan Doku’nun dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile ilişkisinin bulunduğu kayıtlara geçti. İkinci büyük kırılma ise 2025 yılında “Şubat” kod adıyla ifade veren gizli tanığın beyanları oldu. Bu iki gelişme, kayıp ihbarıyla başlayan soruşturmanın yönünü kökten değiştirdi.
Soruşturmada asıl deprem etkisi yaratan gelişme ise 2025 yılında yaşandı. Kimliğinin gizli tutulmasını isteyen bir kişi, JASAT’a ulaşıp Gülistan Doku’nun öldürüldüğünü açıkça beyan etti; ardından soruşturma makamlarını dahi şoke eden sarsıcı ayrıntılar paylaştı.
Gizli tanık, Gülistan Doku’nun olay günü köprü civarından alındığına ve sonrasına dair oldukça detaylı anlatımlarda bulundu. Gizli tanık, cesede dair bulunma endişesiyle birden fazla kez yer değiştirdi. Beyan üzerine tarif edilen bir noktada yer altı arama cihazlarıyla yapılan incelemede mezar görünümünde şüpheli bir boşluk tespit edildi.
Savcılık kaynaklarına göre, bu bulgular cesedin yer değiştirdiği iddiasını daha güçlü hale getirdi. Teknik bulgular ile gizli tanığın anlatımları arasındaki örtüşme, dosyada yeni bir evreye geçildiğinin işareti olarak yorumlandı. Belirlenen başkaca mahallerde de yer altı görüntüleme cihazlarıyla arama ve kazı işlemleri gerçekleştirildi.
Gelinen aşamada Gülistan Doku soruşturması, ilk yıllarda basına düştüğü şekilde “kayıp genç kız” çerçevesini aşmış durumda. 2022’de avukatın kapısına bırakılan esrarengiz notla başlayan yeni incelemeler, 2025’te gizli tanığın anlattıkları ve ardından gelen kazı, teknik veri ve tanık beyanlarıyla birleşince dosya çok daha ağır iddiaların merkezine oturdu.
Başsavcılığın, kamu görevlilerinin olası rolü, nüfuz kullanımı, delil karartma ihtimali ve planlı öldürme şüphesi dahil olmak üzere soruşturmayı çok yönlü sürdürdüğü belirtiliyor. Yıllardır Türkiye’nin vicdanını sızlatan Gülistan Doku soruşturması ilerledikçe nda çok daha fazla detayın basına yansıyabileceği kaydediliyor.
Kaynak: Haberler.com
Bolu'da yeni muhtar, göreve başlayınca belediyeye ait dizüstü bilgisayarı bulamadı. Eski muhtar, bilgisayarı temizlik sırasında…
Antalya'nın Aksu ilçesinde alacak meselesi yüzünden çıkan silahlı kavgada bir kişi hayatını kaybetti. Eski belediye…
Eskişehir'de iki husumetli grup arasında sokakta çıkan kavgada bir kişi sırtından vurularak yaralandı. Yaralı hastaneye…
Almanya'da Lufthansa pilot ve kabin personelinin başlattığı grevler, hava trafiğinde büyük kriz yarattı. Frankfurt ve…
Isparta'nın Sütçüler ilçesindeki Adada Antik Kenti'nde süren kazılar, kentin 17 yüzyıl kesintisiz yerleşimini gösteriyor. Kent,…
Eski ABD Başkanı Joe Biden'ın oğlu Hunter Biden'ın, babasının başkanlık dönemi sonrasında ülkeyi terk ettiği…
This website uses cookies.