Antalya Diplomasi Forumu 2026 kapsamında düzenlenen toplantıda, Sıfır Atık Vakfı öncülüğünde küresel iklim liderleri, bürokratlar ve uluslararası kuruluş temsilcileri bir araya gelerek iklim krizine yönelik çözüm yollarını masaya yatırdı. Toplantıda, Sıfır Atık yaklaşımının küresel iklim politikalarına entegrasyonu, COP31 süreci ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri ele alınırken, Türkiye’nin çevre diplomasisindeki rolü ve uluslararası iş birliklerinin güçlendirilmesi vurgulandı.
Antalya Diplomasi Forumu 2026 kapsamında, Sıfır Atık Vakfı tarafından; üst düzey bürokratlar, küresel iklim liderleri ve önceki dönem Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansı (COP) Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonları’nın katılımıyla üst düzey bir istişare toplantısı gerçekleştirildi.
Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Sayın Samed Ağırbaş başkanlığındaki toplantıda, NATO Parlamenter Asamblesi Türk Delegasyonu Başkanı, Dışişleri Eski Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu, Antalya Valisi Sayın Hulusi Şahin, Birleşmiş Milletler Türkiye Mukim Koordinatörü Sayın Babatunde Ahonsi, COP31 Yüksek Düzeyli Şampiyonu Gençlik Çalışmaları Danışmanı ve Genç Diplomasi Derneği Genel Başkan Yardımcısı Sayın Ömer Tayyip Erdoğan başta olmak üzere, önceki Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansları’nda görev almış iklim şampiyonları bir araya gelerek, küresel iklim müzakerelerinin mevcut durumu ve COP31 sürecine ilişkin öncelikli başlıkları kapsamlı biçimde ele aldı.
COP Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonları Toplantısı’nın açılış konuşmasını yapan Samed Ağırbaş, “ortak akıl” vurgusu yaparak, “Ortak akılla başarıya ulaşabileceğimize biz inanıyoruz. 2017 yılında Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin liderliğinde başlayan bu hareket artık kıtaları aştı. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin Türkiye ve dünya ile alakalı ajandası şu; Biz daha yaşanılabilir bir dünya istiyoruz. Dünyada artık gittiğimiz hemen hemen bütün ülkelerde, bütün topraklarda Sıfır Atık Hareketi'nin dünyaya verdiği pozitif katkıyı görüyoruz. Sıfır Atık Hareketi’ne çok ciddi katkıda bulunmuş, bir önceki Dışişleri Bakanımız Sayın Mevlüt Çavuşoğlu da aramızda. Kendisinin Bakanlığı döneminde biz bu işlere başladık. Yine Antalya Valimiz Sayın Hulusi Şahin aramızda. Kendisinin Antalya'ya dair muhteşem projeleri var. Onları da inşallah COP31 sırasında hayata geçirmeyi arzuluyoruz” dedi.
Sıfır Atık Vakfı olarak bir ilki gerçekleştirilerek, Birleşmiş Milletler'in bütün Türkiye ofislerinin düzenli olarak çalışma grubu çatısı altında bir araya getirildiğini belirten Ağırbaş, “Türkiye için neler yapabiliriz? Bu bağlamda önümüzdeki süreçte hangi adımları atabiliriz bunları tartışıyoruz” diye konuştu.
Türkiye’nin ev sahipliğindeki COP31'den sonra da bu süreçlerin devamlılığı için kararlılık vurgusu yapan Ağırbaş, “Biz özellikle çevre diplomasisi alanında iyi bir yere sahibiz. Bu bağlamda yine COP31 Başkanımız ve Çevre, Şehircilik İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum’un güzel çalışmaları var. Kendisinin liderliğinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.
Sıfır Atık Vakfı tarafından 5-7 Haziran tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek Sıfır Atık Forumu’na bu sene 150’den fazla ülkeden katılım beklendiğini söyleyen Ağırbaş, “Forum, Sıfır Atık ve çevre bağlamındaki en büyük sivil toplantı olma özelliği taşıyoruz. Biz bu toplantıyı Dünya Bankası ve Birleşmiş Milletler'in ilgili kurumları ile 500'den fazla partnerle beraber organize ediyoruz. Sıfır Atık Forumu kendisini özgür hisseden, çevreye dair, dünyaya dair söylem üretmek isteyen herkesin ortak toplantısıdır. Burada devletlerin etkisi yok. Burada sivil toplumun gücü var, vatandaşların fikrinin gücü var. Ben tekrar buradan Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’ye dünyaya böyle bir tartışma platformu sunduğu için teşekkür ediyorum” dedi.
Sıfır Atık Vakfı’nın toplumun tüm kesimleriyle birlikte çalıştığını belirten Ağırbaş, “Sıfır Atık Vakfı olarak Türkiye'deki bütün dezavantajlı gruplarla, bütün paydaşlarla beraber yol yürüyoruz. 86 milyonu Sıfır Atık Hareketi'nin doğal bir üyesi olarak görüyoruz. Türkiye'nin farklı bölgelerinde denizlerimize, göllerimize, sularımıza gidiyoruz. “Daha iyi nasıl koruyabiliriz?” diye. Bu bağlamda Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu İstanbul'u Birleşmiş Milletler'in merkezi yapma ile alakalı iradenin sıfır atık, çevre ve iklim değişikliği bağlamındaki takipçiliğini de biz yapıyoruz” diye konuştu.
İstanbul’da 5 yıl içinde 10’dan fazla uluslararası kuruluşun sıfır atık ve çevre çalışmalarını yürüteceği ofislerin açılması hedefini ortaya koyan Ağırbaş, şöyle devam etti: “Bu hedeflerimizin bir tanesine ulaştık. Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri programı ofisini açtı. Önümüzdeki süreçte, yapmış olduğumuz görüşmelerle beraber 10'dan fazla kuruluşun ofislerini açmasını öngörüyoruz ve İstanbul'un da sıfır atığın kalbi olmasını, Birleşmiş Milletler bağlamındaki çalışmaların merkezi olmasını istiyoruz.”
Antalya Valisi Hulusi Şahin ise şehrin, her yıl nüfusunun 10 katı kadar misafir ağırladığını belirterek, “Antalya'da aynı zamanda büyük bir tarımsal faaliyet var. Bütün bunlar tabii ki çevreye büyük bir yük bindiriyor. Bunun farkındayız. Biz yaptığımız her türlü operasyonu Türkiye olarak sürdürülebilir yapmaya gayret ediyoruz ve bu cennet coğrafyanın çocuklarımıza da bu şekliyle, hatta mümkünse daha iyi şekliyle devredilmesi için gayret ediyoruz” dedi.
Şehrin birçok ulusal ve uluslararası organizasyona ev sahipliği yaptığını söyleyen Şahin, şöyle devam etti:
“Ben yapmış olduğumuz tüm çalışmalarda liderliğiyle bize yön veren Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a sıfır atık inisiyatifiyle bize ufuklar açan Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’ye, Sıfır Atık Vakfı Başkanımız Sayın Samed Ağırbaş’a, Antalya Diplomasi Forumu’nun hem fikir babası hem de başlatıcısı olan Milletvekilimiz, aynı zamanda eski Bakanımız Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’na ve siz değerli katılımcılara teşekkür ediyorum.”
NATO Parlamenter Asamblesi Türk Delegasyonu Başkanı, Dışişleri Eski Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, içinden geçtiğimiz sürecin yalnızca bir çevre meselesi değil, aynı zamanda bir kalkınma, adalet ve varoluş meselesi olduğunu söyleyerek, “Artık sözlerin değil, somut sonuçların konuşulması gereken bir dönüm noktasındayız. Dünya her yıl 2 milyar tonun üzerinde atık üretiyor. Milyarlarca insan hala temel atık yönetimi hizmetlerine erişemiyor. Bu tablo, çevresel bir kriz olmanın ötesinde derin bir sosyal ve ekonomik eşitsizliğe gözler önüne, gözlerimizin önüne seriyor” dedi.
2050 yılında atık yükünün çok daha ağır olacağını belirten Çavuşoğlu, şunları söyledi: “İklim diplomasisi ve uluslararası iş birliği her zamankinden daha kritik hale geldi. İklim krizi sınır tanımıyor. Çözümler de ulusal sınırlarla kısıtlı kalamaz. Güvene dayalı, kapsayıcı ve etkin bir iklim diplomasisi, farklı koşullara sahip ülkeleri ortak hedeflerde buluşturmanın en güçlü aracıdır. Türkiye olarak bu küresel soruna vicdan temelli bir yaklaşımla cevap veriyoruz.
Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde, Sayın Başkanımın da çok güzel bir şekilde anlattığı gibi 2017 yılında başlatılan Sıfır Atık Hareketi bu anlayışın somut bir yansımasıdır. Kısa sürede ulusal bir girişimden küresel bir farkındalık hareketine dönüşmüştür. Çok kısa bir zaman zarfında 90 milyon ton atık geri kazanarak ekonomimize 365 milyar liralık katkı sağlamış 613 milyon ağacın kesilmesini önledik.”
Toplantıda söz alan UNICEF Türkiye Direktörü Paolo Marchi, çocukları, gençleri iklim tartışmasının odak noktası haline getirmek için Sıfır Atık Vakfı ile koordineli bir şekilde çalıştıklarını belirterek, “UNICEF olarak COP31 organizasyonuyla ortaklık kurmak üzere görevlendirilmek büyük bir onur. Biz de, iklim değişikliğinin yükünü orantısız bir şekilde en fazla taşıyan, ancak aynı zamanda iklim değişikliğinin sonuçlarıyla yetişkinlerden çok daha uzun süre yaşayacak olan çocuklara odaklanan bir işbirliği kurmak için çalışıyoruz” dedi.
Birleşmiş Milletler Türkiye Mukim Koordinatörü Dr. Babatunde Ahonsi ise, iklim gündemini ilerletmedeki liderliği ve adanmışlığı için Samed Ağırbaş’a tebriklerini ileterek, “Devlet dışı aktörleri harekete geçirme, hedefleri uygulamaya bağlama ve eylem gündemine öncelik verme çabalarınız hem zamanında hem de son derece etkili. Üst düzey öncülerin rolü, sadece ulusal düzeyde değil, Küresel İklim Eylem Gündemi’nin mimarı ve küresel öncüsü olarak da sürecin merkezinde yer almaktadır. Bu öncüler, bölgeler, sektörler ve paydaş grupları arasında aktörleri birbirine bağlamaktadır. Öncülerin rolü, iklim eylemlerinin reel ekonomide ve sınırların ötesinde yaygınlaştırılmasını sağlamaktır” dedi.
Toplantının önemini vurgulayan Ahonsi, şunları söyledi: “Bu istişareler, gençler, kadınlar, özel sektör, yerel yönetimler ve sivil toplum gibi çeşitli paydaşları bir araya getirerek çözümleri birlikte oluşturmak ve sürece somut katkılar sağlamak için eşsiz bir alan sunmaktadır.
Üst Düzey Şampiyonlar rolüyle sergilenen liderlik, daha kapsayıcı ve eyleme yönelik bir geleceğin şekillenmesine yönelik bugünkü katkıları daha da güçlendiriyor.
Bu ruhla, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Ekibi’nin tam anlamıyla hazır olduğunu bir kez daha vurgulamak isterim. Ekibimiz, bahsettiğim önceliklerin birçoğunu yansıtan kendi stratejik çerçevemize uygun olarak, Türkiye Hükümeti ve özellikle de dünya çapındaki iklim elçileriyle iş birliği yapmaya özen göstermiştir. COP31 öncesinde üst düzey savunucular ve diğer paydaşlarla birlikte çalışırken, gerçekten de BM genelinde bütüncül bir yaklaşım benimsemek istiyoruz.”
Toplantının ana odağını, Küresel İklim Eylem Gündemi’nin (GCAA) beş yıllık vizyonunun somut çıktılara dönüştürülmesi ve önümüzdeki döneme ilişkin uygulanabilir bir eylem planının şekillendirilmesi oluşturdu. Bu kapsamda, geçmiş dönem iklim şampiyonlarının bilgi ve deneyimlerinden azami düzeyde faydalanılması, devlet dışı aktörlerin sürece etkin katılımını sağlayacak stratejilerin geliştirilmesi ve çok paydaşlı ortaklıkların derinleştirilmesi öncelikli başlıklar arasında yer aldı.
Toplantıda, özellikle iklim krizinin etkilerinin derinleştiği mevcut küresel konjonktürde, çok taraflı iş birliğinin güçlendirilmesi, uygulama odaklı politikaların yaygınlaştırılması ve yerelden küresele uzanan sürdürülebilir kalkınma modellerinin desteklenmesi gerekliliği vurgulandı. Bu çerçevede, Sıfır Atık yaklaşımının yalnızca çevresel bir politika aracı değil, aynı zamanda ekonomik, sosyal ve insani boyutlarıyla bütüncül bir kalkınma modeli sunduğuna dikkat çekildi.
Toplantıda öne çıkan en kritik başlıklardan biri ise, Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde geliştirilen Sıfır Atık yaklaşımının küresel iklim politikalarıyla daha güçlü bir şekilde entegre edilmesi oldu.
Sıfır Atık modelinin yalnızca bir çevre politikası değil; aynı zamanda iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılmasına katkı sağlayan, sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen bütüncül bir dönüşüm aracı olduğu vurgulandı. Bu doğrultuda, Sıfır Atık vizyonunun uluslararası ölçekte bir politika çerçevesi ve güçlü bir marka olarak konumlandırılması yönünde ortak irade ortaya konuldu.
Toplantı kapsamında ayrıca, “İklim Değişikliğinin Etkilerinin Azaltılmasına Yönelik İstanbul Sıfır Atık Çalışma Grubu”nun kurulması kararlaştırıldı. Sıfır Atık Vakfı çatısı altında faaliyet gösterecek bu yapı ile sıfır atık ve iklim politikalarının entegre edildiği yenilikçi bir model geliştirilmesi, politika üretim süreçlerinin koordinasyonu ve İstanbul’un küresel ölçekte çevre ve iklim alanında öncü şehirlerden biri olarak konumlandırılması hedeflenmektedir.
Gün boyu süren oturumlarda, ilk on yıllık küresel iklim eylemi deneyimi kapsamlı şekilde değerlendirilirken, COP31 için belirlenen öncelikler doğrultusunda önümüzdeki beş yıla ilişkin somut hedefler ve uygulama araçları ele alındı. Yeni nesil etkileşim modelleri, finansman mekanizmaları ve uygulama süreçlerine ilişkin yenilikçi yaklaşımlar tartışılarak, iklim eyleminin hızlandırılmasına yönelik çözüm odaklı öneriler geliştirildi. Programın sonunda, Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonları tarafından ortak bir bildiri üzerinde mutabakata varılarak, küresel iklim eylemine ilişkin güçlü ve birleşik bir mesaj verildi.
Toplantı sonucunda; Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonları Ortak Bildirisi oluşturulurken, sıfır atığın iklim değişikliğiyle mücadelede etkin bir araç olarak konumlandırılmasına yönelik uluslararası mutabakatın güçlendirilmesi ve önümüzdeki döneme ilişkin stratejik yol haritasının belirlenmesi gibi kritik çıktılar elde edildi.
Toplantının sonunda yayımlanan bildiride, küresel ölçekte iklim politikalarının daha etkin, kapsayıcı ve uygulanabilir hale getirilmesine ilişkin güçlü bir irade ortaya konuldu.
Bildiride, COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş’a toplantıya ev sahipliği dolayısıyla teşekkür edilirken, Sıfır Atık Hareketi’nin kurucusu Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin liderliğinde yürütülen küresel sıfır atık vizyonunun uluslararası iklim gündemine sağladığı katkı özellikle vurgulandı. Ayrıca, COP30 Başkanı André Corrêa do Lago ile COP30 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Dan Ioschpe’nin süreç boyunca sergiledikleri liderlik ve elde edilen başarılı sonuçlar da takdir edildi.
İklim Şampiyonları, Marakeş Küresel İklim Eylem Ortaklığı’nın altı temel eksen üzerinden şekillenen beş yıllık vizyonunun, küresel iklim eyleminin sahada somut sonuçlara dönüşmesinde kritik rol oynadığını belirtti. Ulusal ve yerel yönetimler, özel sektör, yatırımcılar ve sivil toplum kuruluşları başta olmak üzere tüm paydaşların katkılarının altı çizilerek, Eylem Gündemi’nin on yıllık birikiminin uygulama döneminde daha güçlü birşekilde değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Bildiride ayrıca, COP31 Başkanı Murat Kurum’un ortaya koyduğu öncelikler doğrultusunda; sıfır atık ve döngüsel ekonomi yaklaşımlarının iklim eyleminin merkezine yerleştirilmesi gerektiği vurgulandı. Bu çerçevede, entegre ve ölçeklenebilir çözümlerle sürdürülebilir kalkınmanın desteklenmesi ve iklim politikalarının somut uygulamalarla güçlendirilmesi hedefi benimsendi.
Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonları, Marakeş Ortaklığı aracılığıyla Küresel İklim Eylem Gündemi’nin sürekliliğini destekleme konusundaki ortak taahhütlerini yineleyerek; özellikle sıfır atık ve döngüsellik ilkeleri temelinde adil, kapsayıcı ve dirençli bir iklim yaklaşımının geliştirilmesine yönelik kararlılıklarını teyit etti.
Bu kapsamda kurulması memnuniyetle karşılanan “Yüksek Düzey Şampiyonlar Aktivasyon Grubu”nun; ülkelerin sıfır atık ve döngüsel ekonomi politikalarını Ulusal Katkı Beyanları (NDC), Ulusal Uyum Planları (NAP) ve uzun vadeli düşük emisyonlu kalkınma stratejilerine entegre etmelerine destek sağlaması öngörülüyor. Ayrıca grubun; şehirler, bölgeler, iş dünyası, yatırımcılar ve sivil toplum kuruluşlarını daha geniş gönüllü taahhütler ve somut eylemler etrafında harekete geçirmesi hedefleniyor.
Bildiride, özellikle gelişmekte olan ülkelerin ihtiyaçları gözetilerek finansman, teknoloji transferi ve kapasite geliştirme alanlarında ilerleme sağlanmasının öncelikli olduğu ifade edildi. Öte yandan, Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayesinde faaliyet gösteren Sıfır Atık Vakfı’nın, Küresel İklim Eylem Gündemi kapsamında oluşturulan Aktivasyon Grubu’na destek sunacağı da kaydedildi.
Antalya’da yayımlanan bu ortak bildiri, küresel iklim eyleminde yeni bir uygulama dönemine geçildiğini ortaya koyarken; sıfır atık ve döngüsel ekonomi ekseninde şekillenen bütüncül yaklaşımın, önümüzdeki dönemin temel belirleyicilerinden biri olacağına işaret ediyor.
Sıfır Atık Hareketi Kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Vakfı Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin vizyonu ve himayelerinde Sıfır Atık Vakfı’nca yürütülen bu girişim, Türkiye’nin iklim diplomasisindeki etkin rolünü pekiştirirken, sürdürülebilir bir gelecek için uluslararası iş birliğinin derinleştirilmesine önemli katkılar sunmaktadır.
Kaynak: Haberler.com
Hindistan'ın Tamil Nadu eyaletindeki bir havai fişek fabrikasında büyük bir patlama yaşandı. Patlama sonucu ilk…
Bulgaristan'daki genel seçimleri eski Cumhurbaşkanı Rumen Radev'in kurduğu koalisyon büyük farkla kazandı. Koalisyon, oyların %45'ini…
İsrail Başbakanı Netanyahu, Arjantin Devlet Başkanı Milei ile görüştü. Netanyahu, İran'a yönelik sürecin devam ettiğini…
İbrahim Tatlıses, geçirdiği safra kesesi ameliyatı sonrası hastanede tedavi görüyor. Meslektaşı Mahmut Tuncer, Tatlıses'i ziyaret…
Lübnan'ın güneyindeki Deyr Seryan'da bir İsrail askerinin İsa heykelini baltayla parçaladığı görüntüler ortaya çıktı. Olay…
Arjantin'in Cordoba eyaletinde düzenlenen ralli yarışında bir araç virajda kontrolden çıktı. Araç seyircilerin arasına savrularak…
This website uses cookies.