İBB davasının 30. celsesinde ara karar bekleniyor. Savcılık, 9 kişi için tahliye talebinde bulunurken, savunma yapan eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “29 celsede 39 kişinin ifade verdiğini, davanın kaç ay, kaç yıl daha devam edeceğinin belli olmadığını” söyleyerek, kendisi hariç tüm tutuklu sanıkların tahliyesini istedi.
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda yürütülen İBB Davası’nda bugün ara karar bekleniyor. Eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da tutuklu bulunduğu davada söz alan eski İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Defalarca söyledim, arkadaşlarımı bırakın ben buradayım dedim. Derdinizle benimle, birilerinin derdi benimle…” sözleriyle tüm tutuklu sanıkların serbest bırakılmasını istedi.
İmamoğlu, “Bu masum insanları, arkadaşlarımı bırakın, ben buradayım. Bütün arkadaşlarımı, evlatları, kadınları, akrabaları, emekçileri, bürokratları, siyasileri, herkesi evine yollayın. Yazıktır, günahtır. Kul hakkı yemeyin. Ben sizden bir lütuf değil; hukuk istiyorum. Bir ayrıcalık değil; eşitlik istiyorum. Kanun önünde herkesin eşitliğine katkı sunmanızı istiyorum. Bir ihsan değil; adalet istiyorum” ifadelerini kullandı.
Davanın başlangıcından bugüne 82 gün geçtiğini, 29 celsede 39 kişinin ifade verdiğini söyleyen İmamoğlu, “Kaç ay daha sürecek, kaç yıl daha devam edecek belli değil. İBB operasyonunun başladığı günden bu yana aranan şey adalet olmamıştır. Bugün 30 Nisan. Bir ayı daha geride bırakıyoruz. Özgürlüklerin gasp edildiği, hapishanelerin tıka basa doldurulduğu, tutuklamanın bir tedbir olmaktan çıkıp fiili infaza dönüştürüldüğü, algı yaratmak adına her yolun meşru sayıldığı bir süreçten geçen Türkiye’de, zulmün en sert biçimleri yaşanmaktadır. Bugün siyasetin, yargı eliyle yürüttüğü hukuka aykırı operasyonların anlamı nedir? Kime ne kazandırmaktadır? Bu ağır bedeller neden ödetilmektedir? Ne yazık ki yaşananların tamamı; kanuna, hukuka ve insan haklarına açıkça aykırıdır. Üstelik bu yapılanların Türkiye’nin bugününe de, yarınına da, geleceğine de hiçbir faydası yoktur. Memlekete kazandırdığı hiçbir şey yoktur ama bir kişinin çıkarına katkısı vardır” şeklinde konuştu.
“Burada çalışan mekanizma hukuku değil, siyasi takvimi esas alan; iktidarın önündeki engelleri kaldırmaya ayarlanmış bir infaz düzenidir. Ve bu düzenin bedelini yalnız sanıklar değil, bütün millet ödemektedir” iddiasında bulunan İmamoğlu, savunmasını şöyle sürdürdü:
“Bu dava, Türkiye’nin demokrasi birikimine karşı kasten planlanmış, siyasi sonuç üretmeye dönük bir müdahale girişimidir. Ama başaramayacaklar; milletimizin iradesi bu kumpası da aşacaktır. Sayın Başkan, Sayın Heyet Geçtiğimiz ay bu dosyada 18 kişinin tahliye edilmesi, geçtiğimiz hafta ise iddianamesini bekleyen iki şoförün özgürlüğüne kavuşması elbette sevindirici gelişmelerdir; arkadaşlarımızın 2 evlerine dönmesi kıymetlidir. Ama inanın, yetmez. Bir yıldır yaşananların, çekilenlerin, bu insanların maruz kaldığı muamelenin yanında bu tahliyeler yetmez; çünkü bu dosyada hâlâ özgürlüğünü bekleyen çok daha fazla hayat var.”
Onur Gülin, Doğukan Arıcı, Fikri Murat Demir, Çağatay Takaoğlu, Savaş Can, Arzu Can, Burak Arslan, İlkay Onok, Engin Gönül, Faruk Ceyhan gibi isimlerin dosyalarının ayrıldığını ve bu kişilerin 1 yıldır iddianame olmadan hapiste tutulduğunu söyleyen İmamoğlu, “Bu isimler bir liste değildir; her biri evine dönmeyi bekleyen bir hayat, kapıda bekleyen bir ailedir. Ama o kapılar yaklaşık bir yıldır açılmıyor. Ortada bir iddia yok ama ortada bir tutukluluk var. Neyi savunacaklarını bilmeden, neyle suçlandıklarını bilmeden, ne zaman hâkim karşısına çıkacaklarını bilmeden içeride tutuluyorlar. Bu artık bir tedbir değildir; süresi belirsiz bir cezalandırma halidir. Ve bu süreç giderek daha tehlikeli bir yere evriliyor. İnsanlar fiilleriyle değil, ilişkileriyle yargılanıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Bugün verilecek ara karardan ümitli olduğunu da belirten İmamoğlu, “Kararın bütün bu tabloyu görmezden gelerek verilemeyeceğini düşünüyor, buna inanmak istiyorum. Çünkü aynı dosyada “itirafçı” olarak yer alan kişiler için bambaşka bir süreç işliyor. Bu kişiler açısından ev hapsi kaldırılıyor, yurt dışı yasağı kaldırılıyor, şirketleri üzerindeki kayyumlar kaldırılıyor; hayatları normale dönüyor. İftiracıların bir kısmı dışarıda. Neredeyse tamamının tedbirleri kalktı. Blokeler kaldırıldı. Yurt dışı yasakları kaldırıldı. Şirketlerine ilişkin kararlar kaldırıldı. Mademki iftiracılar dahi tutuksuz yargılanabiliyor, o halde bu insanlar neden yoksun bırakılıyor özgürlüklerinden? Bırakın, insanlar tutuksuz yargılansın! Üstelik burada, ceza alsa dahi infazda yatacağı süreyi çoktan doldurmuş insanlar var” diye konuştu.
İmamoğlu, masumiyet karinesinin ve tutuksuz yargılama ilkesinin AYM ve AHİM kararlarıyla sabit bir hak olduğunu belirterek, şu sözlerle kendisi hariç tüm tutukluların tahliyesini istedi:
“Sayın Başkan, Savcılık ne yaptıysa aynısını yapmanızı beklemiyorum. Daha fazlasını yapmanızı hiç beklemiyorum. Tam tersini bekliyorum. Cesaret bekliyorum. Hukuk bekliyorum. Vicdan bekliyorum. Bu masum insanları hangi delille tutuyorsunuz? Hangi delille tutmaya devam edeceksiniz? Hangi somut gerekçeyle özgürlükleri kaldırıyorsunuz? Sıfır delil, sıfır ispat, sonsuz mağduriyet… Defalarca söyledim, arkadaşlarımı bırakın ben buradayım dedim. Bugün bu salonda yine tekrar ediyorum. Derdinizle benimle, birilerinin derdi benimle… Bu masum insanları, arkadaşlarımı bırakın, ben buradayım. Bütün arkadaşlarımı, evlatları, kadınları, akrabaları, emekçileri, bürokratları, siyasileri, herkesi evine yollayın. Yazıktır, günahtır. Kul hakkı yemeyin. Ben sizden bir lütuf değil; hukuk istiyorum. Bir ayrıcalık değil; eşitlik istiyorum. Kanun önünde herkesin eşitliğine katkı sunmanızı istiyorum. Bir ihsan değil; adalet istiyorum.”
Kaynak: Haberler.com
Galatasaray, Napoli'nin kadro dışı bıraktığı Frank Anguissa'yı transfer etmek için temaslara hazırlanıyor. Sarı-kırmızılıların Napoli ile…
Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Bahçeli'yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde ağırladı. Görüşmede Terörsüz Türkiye hedefi ve Orta…
RTÜK, şiddeti özendiren televizyon dizileri ve dijital platform içeriklerine idari para cezası ile katalogdan çıkarma…
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye'nin 2025 yılında 64 milyon ziyaretçi ve 65,2…
İstanbul Bayrampaşa'da eski çalışanlarıyla tartışan baba ve oğlu, iş yerine geldikleri sırada iş görüşmesine gelen…
İstanbul Avcılar'da Mısırlı üniversite öğrencisi, ev sahibinin borçları nedeniyle icradan satılan dairesinden tahliye edildi. Tatil…
This website uses cookies.