Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından CHP’li Bolu Belediyesine yönelik ‘rüşvet’, ‘irtikap’, ‘dolandırıcılık’ ve ‘Vakıflar Kanununa muhalefet’ suçlamaları ile yürütülen soruşturmada iddianame tamamlandı. İtirafçı beyanlarıyla genişleyen ve zincir marketlere yönelik baskılar, ruhsat pazarlığı, zorla bağış, kurban bağışlarında usulsüzlük suçlamalarının yer aldığı iddianamede, tutuklandıktan sonra görevinden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Tanju Özcan hakkında 7 ayrı suç isnat edildi.
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından CHP’li Bolu Belediyesine yönelik ‘rüşvet’, ‘irtikap’, ‘dolandırıcılık’ ve ‘Vakıflar Kanununa muhalefet’ suçlamaları ile yürütülen soruşturmada iddianame tamamlandı.
Soruşturma kapsamında tutuklandıktan sonra görevinden uzaklaştırılan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ile Başkan Yardımcısı Süleyman Can’ın da aralarında bulunduğu 19 şüpheli hakkında düzenlenen iddianame, Başsavcı İbrahim Cansever tarafından onaylanarak Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi.
İddianamede Hazine ve Maliye Bakanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü ile İçişleri Bakanlığı'nın "davacı/müşteki" kurumlar arasında yer aldığı görüldü. Soruşturmanın kamu zararına yol açıldığı değerlendirilen bazı işlemler nedeniyle genişletildiği ifade edildi.
İddianamede Tanju Özcan hakkında 7 ayrı suç isnat edildi:
Soruşturmanın en dikkat çeken maddelerinden biri, şehirdeki zincir marketlere yönelik "reklam sözleşmesi" baskısı oldu. İddianameye göre, Bolu Bel A.Ş. ile reklam anlaşması yapmayı reddeden zincir marketler, rutin dışı denetimlerle mühürlenerek ticaretten men edildi. Anlaşmayı kabul eden marketlerin ise faaliyetlerine sorunsuz devam ettiği öne sürülüyor.
İddianamede yer verilen ifadesinde suçlamaları reddeden Tanju Özcan, "İcbar yoluyla menfaat sağlayacak olsam bunu yazılı teklifle yapmam" diyerek kendini savundu. Mağdur olduğu iddia edilen marketlerin neden dava açmadığını soran Özcan, yardım taleplerini her zaman açıkça dile getirdiğini öne sürdü.
Bir müteahhidin ruhsat işlemleri için "Bolu’da para kazanıyorsanız, yardım yapacaksınız" denilerek 2.5 milyon TL ödemeye zorlandığı iddiası, dosyanın en ağır suçlamalarından biri. İddianamede, bu paranın bir kısmının nakit, bir kısmının çekle alındığı, ancak operasyon sonrası "avans iadesi" açıklamasıyla geri gönderildiği iddiasına yer verildi.
Özcan ise ifadesinde suçlamanın arkasında kişisel husumet olduğunu ileri sürdü. Müştekiyi 30 yıldır tanıdığını ancak aralarında bir menfaat ilişkisi olamayacağını söyleyen Özcan, müştekinin kızının işe alınmaması ve siyasi görüş ayrılıkları nedeniyle kendisine düşmanlık beslediğini savundu.
Bolu’yu Seviyorum Vakfı (BOLSEV) üzerinden toplanan kurban bağışları da iddianamede yer aldı. Sosyal medya ilanlarıyla toplanan 845 bin TL ile kurban kesilmediği, paranın bankada bekletilerek vatandaşların dini duygularının istismar edildiği iddia ediliyor. Özcan ise iddianamede yer verilen ifadesinde, vakfın kurban ilanı çıktığından haberi olmadığını belirterek, "Dolandırıcılık kastıyla hareket edilmedi. Para kimsenin cebine girmedi, vakfın hesabında duruyor" dedi.
Hastaneye beton tedarik etmek isteyen bir firmanın, Özcan tarafından "Başka yerden beton alamazsınız, size santral kurdurtmam" sözleriyle tehdit edildiği iddiası iddianameye "irtikap teşebbüsü" olarak girdi. Şirketin zarar etmemesi için fiyat araştırması yaptırdığını söyleyen Özcan, "Pazarlık konusunda benden yardım istediler. Uygun gelmiyorsa gidin başka yerden alın dedim, asla bir zorlamam olmadı" ifadelerini kullandı.
İddianamede, Cumhuriyet Parkı ihalesini alan bir müteahhidin, hak edişlerini zamanında alabilmek için 10 milyon TL bağış yapmaya zorlandığı ve bu paranın bir kısmının belediye alacaklarından mahsup edildiği öne sürüldü. Özcan bu iddiaya müteahhit ile aralarında geçen diyaloğu hatırlatarak yanıt verdi: "Daha birkaç hafta önce bana gelip 'sizin kadar düzenli ödeme yapan belediye görmedim' diyen kişi, şimdi zorlandığını söylüyor. Bu hayatın olağan akışına aykırı."
İddianamede, Bolu’da bir kafenin ruhsat devri için aracıların devreye girdiği, "Albay Tatü" lakaplı M. A. üzerinden 100 bin TL rüşvet alındığı ve bu paranın ses kayıtlarına yansıdığı ileri sürülüyor. İfadesinde söz konusu suçlamaları tamamen reddeden Özcan, ruhsat işlemlerinin Zabıta Müdürlüğü kontrolünde olduğunu, kendisinin bu süreçlerde bir imzasının dahi bulunmadığını vurguladı.
Bolu Belediyesine yönelik 28 Şubat'ta "irtikap" operasyonu düzenlenmiş, Belediye Başkanı Tanju Özcan ile Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can, Mali Hizmetler Müdürü Naim Ayhan, BolSev Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sarıyıldız, belediye meclisi üyeleri H.E.S, B.Ö. ve C.G, eski Zabıta Müdürü H.Y, eski İnsan Kaynakları Müdürü ve mevcut İtfaiye Müdürü M.A, eski Yazı İşleri Müdürü T.A, eski belediye meclisi üyesi ve Bolu Bel AŞ Yönetim Kurulu Başkanı E.T, İmar Müdürü S.P. ile imar müdürlüğü personeli Y.B. gözaltına alınmıştı.
Tanju Özcan ile Süleyman Can tutuklanmış, diğer 11 zanlı adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Özcan, tutuklanmasının ardından İçişleri Bakanlığınca görevinden uzaklaştırılmıştı.
Kaynak: Haberler.com
Bolivya mahkemesi, insan kaçakçılığı ve istismar iddialarıyla yargılanan eski lider Evo Morales'i firari ilan etti.…
İstanbul Eyüpsultan'da 3 katlı bir binanın bodrum katında yangın çıktı. İtfaiye ekipleri içeride mahsur kalan…
Viyana'da düzenlenen Eurovision Şarkı Yarışması'nda İsrail temsilcisinin sahne aldığı sırada izleyiciler Filistin lehine slogan attı.…
Şişli Belediye Başkan Vekili olarak görev yapan Cevdet Ertürkmen'in yerine Ayhan Terzi atandı. İstanbul Vali…
ABD Başkanı Donald Trump, İran savaşına dair haber yapan Amerikan medya kuruluşlarını hedef aldı. Trump,…
Kastamonu'da yeni doğan bebeğini poşete sararak çöpe bırakan genç anne hakkında mahkeme kararı açıklandı. Müebbet…
This website uses cookies.