Bursa'da muhasebeci Halil Kağan Oğuz, patronu Mustafa Ekşi'yi boğazını keserek öldürüp çek, senet ve altınlarını aldı. Mahkeme, 'Kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, 'Yağma' suçundan 10 yıl hapis cezası verdi. Ekşi'nin, Oğuz'u babasının ricasıyla işe aldığı ve cinayetten 6 ay önce ona özel sağlık sigortası yaptırdığı belirtildi.
Bursa'da patronu Mustafa Ekşi'yi (41) boğazını keserek öldürüp, çek, senet ve altınlarını alan muhasebeci Halil Kağan Oğuz (32), 'Kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, 'Yağma' suçundan 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Ekşi'nin, Oğuz'u, olaydan 10 ay önce yanına gelip, oğlunun bir yerde çalışmadığını belirterek, iş vermesini istediği babası İ.O.'nun ricasıyla işe aldığı, cinayetten 6 ay önce de hem kendisi hem de katili için özel sağlık sigortası yaptırdığı belirtildi.
Olay, 6 Temmuz 2023'te Osmangazi ilçesi Kent Meydanı otoparkının yanında meydana geldi. Oto yedek malzemesi satıp, aynı zamanda oto alım-satımı yapan Mustafa Ekşi, kullandığı 16 KM 015 plakalı otomobilde, muhasebecisi Halil Kağan Oğuz'un saldırısına uğradı. Arka koltukta oturan Oğuz'un, boğazını kesip sırtından 2 kez bıçakladığı Ekşi hayatını kaybetti. Araçtaki çek, senet ve ziynet eşyalarını alan Oğuz, Mudanya'daki sevgilisinin evine gitti. Daha sonra oto tamircisi olan arkadaşı S.Ş.'nin yanına gidip, çek, senet ve eşyalarını bırakan Halil Kağan Oğuz, cinayetten 1 gün sonra polise teslim oldu. İfadesinin ardından mahkemeye çıkartılan şüpheli, tutuklandı.
Hakkında 'Kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açılan Halil Kağan Oğuz, suçunu itiraf edip pişman ve üzgün olduğunu söyledi. Olay gününü anlatan Oğuz, "Patronumun kullandığı otomobille Kent Meydanı'na geldik. Yolculuk sırasında Mustafa, tahsilatında sıkıntı yaşadığımız çekleri çıkartıp, hesaplamaya başladı. Şirkette bulunan senetlerle ilgilendiğim için bana dönerek sinirli bir halde, 'Biz bu araçları neden sattık' diyerek bağırmaya başladı. Sonra da otomobilden inmemi söyledi. Ben de indim. Bir süre sonra tekrar bindiğimde, arka koltukta oturmamı istedi. Öfke problemi olan Mustafa, bana bu kez, 'Seni öldürürüm' diyerek tehdit edip, otomobilin gizli bölümünde sakladığı silahını doğrultunca, ben de araçta yerde olan bıçağı alıp, sağ omzuna sapladım. Boğazından kan geldiğini görünce bıçağın boynuna isabet ettiğini fark ettim. Sonra ortada kalmaması için otomobilde bulunan çek, senet ve ziynet eşyaları ile cep telefonunu aldım. Bunu panik halinde olduğum için yaptığımı düşünüyorum. Olay yerinden ayrıldıktan sonra bir taksiye binerek, önce sevgilimin evine gidip kanlı kıyafetlerimi değiştirdim. Ardından oto tamirhanesi bulunan bir arkadaşımın iş yerine giderek, elimdeki çek, senet ve altınları arkadaşıma teslim ettim. Ardından da polise teslim oldum" dedi.
Mustafa Ekşi'nin eşi Melike Ekşi'nin sadece 5 milyon lira değerinde 15 senet ile ziynet eşyasını geri alabildiğini, 38 milyon liralık 90 çekin hala kayıp olduğunu belirtmesi üzerine suç vasfı değişti. Kayıp çekler ile ilgili iddialar, deliller ve tanık ifadeleri sonrası Oğuz, 'Silahla nitelikli yağma' ve 'Nitelikli kasten öldürme' ile suçlandı. Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını veren savcı, sanığın, 'Nitelikli kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, 'Silahla nitelikli yağma' suçundan 10 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.
Davanın karar duruşması Bursa 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmada Melike Ekşi'nin avukatı Figen Şahin Sarıbal, "Sanıkların cebir ve şiddetle gerektiği takdirde silah kullanmak üzere yağma suçunu gerçekleştirmek için önceden suç işlemek üzere anlaştıkları somut olayda, sanığın babası İ.O'nun, oğlunun işlediği cinayetten elde edilen ve kanlı birer delil olan çekleri 'istihbarat' adı altında bankalarda sorgulatması, suçun işlenişinden veya en azından sonuçlarından haberdar olduğunu, yağma eyleminin semerelerinden faydalanma iradesi taşıdığını göstermektedir. Sanığın babasının, oğlunun maktulü öldürdüğü gün ve saatlerde maktulün çekini elinde bulundurması ve bunu üçüncü kişiler aracılığıyla bankaya sordurması, suça iştirak veya delilleri yok etme/gizleme suçlarının ötesinde, yağma suçunun tamamlanmasına yönelik bir organizasyonun varlığına delalet etmektedir. Sanık Halil Kağan Oğuz'un maktulü katlettikten sonra maktule ait cep telefonu da dahil, yüklü miktardaki nakit, altın ve çekleri gasbetmesi, sadece maktulün ailesini maddi ve manevi bir yıkıma uğratmamış, aynı zamanda sanık ve yakın çevresi için haksız bir zenginleşme kaynağına dönüşmüştür. Dosya kapsamındaki iddialar ve yapılan tespitler, sanığın ailesinin ve sevgilisi B.B.'nin olaydan sonraki süreçte, sahip oldukları meşru gelir kaynaklarıyla açıklanamayacak düzeyde bir mali refaha ulaştıklarını, son model lüks araçlar satın aldıklarını ve yeni iş yerleri açtıklarını ortaya koymaktadır" diye konuştu.
Avukat Sarıbal, "Sanığın maktulü öldürerek elde ettiği 'kanlı servet', yakınları tarafından sistemli bir şekilde aklanmaya çalışılmaktadır. Sanığın sevgilisi B.B.'nin, sanığın yönlendirmesiyle sahte araç alım-satım mesajları oluşturması, suçun işleniş sürecindeki soğukkanlı planlamanın bir parçasıdır. Kaldı ki, mahkemenizde bulunan, sanığın el yazısı olduğu ve bir bankaya gönderildiği iddia edilen ödeme talimatı da B.B. tarafından katılan müvekkil Melike Ekşi'ye teslim edilmiştir. Huzurdaki davada da sanığın eylemi, maktulün yaşam hakkını elinden alarak malvarlığını gasbetme üzerine kurulu, planlı ve organize bir suç şebekesi görüntüsü vermektedir. Sanığın babasının çekleri sorgulatması, sevgilisinin suç öncesi ve sonrası yardımları, sanığın maktule ait 1 milyon TL'den fazla parayı önceden buharlaştırmış olması bir bütün olarak değerlendirildiğinde; karşımızda münferit bir cinayet değil, ekonomik çıkar amaçlı, acımasız bir infaz organizasyonu bulunmaktadır. Bu nedenle, sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçunun yanı sıra, silahlı yağma suçundan da hiçbir takdiri indirim uygulanmaksızın, eylemin ağırlığına uygun şekilde en üst hadden ceza tayini hukuki bir zorunluluktur. Mütalaa doğrultusunda karar verilmesini talep ederiz" ifadelerini kullandı.
Yağma kastıyla hareket etmediğini ifade eden sanık Halil Kağan Oğuz ise "Olay ani bir şekilde gelişti, maktul olay sırasında bana küfrettiği için ve öldüreceğini söylediğinden dolayı böyle bir eylemi gerçekleştirdim. Yaptığımdan dolayı çok pişmanım" dedi.
Kararını açıklayan mahkeme heyeti, 'Kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, 'Yağma' suçundan 10 yıl hapis cezası verdiği tutuklu sanığın cezasında 'nefsi müdafaa', 'haksız tahrik' ve 'takdir indirimi' uygulamadı.
Öte yandan Mustafa Ekşi'nin, Halil Kağan Oğuz'u, olaydan yaklaşık 10 ay önce yanına gelip, oğlunun bir yerde çalışmadığını belirterek, iş vermesini istediği babası İ.O.'nun ricasıyla işe aldığı, cinayetten 6 ay önce de hem kendisi hem de katili için özel sağlık sigortası yaptırdığı öğrenildi.
Oğlu cezaevinde tutukluyken, Mustafa Ekşi'ye ait 750 bin liralık kayıp çeki, İnegöl ilçesinde ticaret yaptığı kişiye sorgulatan İ.O. hakkındaki soruşturma ise sürüyor.
Kaynak: DHA
Kahramanmaraş Dulkadiroğlu'ndaki bir konut şantiyesinde çıkan yatakhane yangınında 1 işçi yaşamını yitirdi, 6 işçi yaralandı.…
Beşiktaş Bebek'te iş insanı Selçuk K.'ye ait restorana gece saatlerinde silahlı saldırı yapıldı. Müşterilerin bulunduğu…
Eser Yenenler, Kocaeli'deki AK Parti Gençlik Kolları etkinliğinde sunuculuk yaptı. Yenenler'in geçmişte Ekrem İmamoğlu'na verdiği…
ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin ziyareti sırasında görev yapan personelin senkronize hareketleri dikkat çekti. Servis…
Taksim Meydanı'nda dönerci çalışanlarına küfür eden iki kişi, belediye çalışma alanından aldıkları kazmayla esnafa saldırdı.…
Adıyaman Marina Mesire Alanı'ndaki Motofest etkinliğinde iki grup arasında tartışma çıktı. Çıkan kavgada 3 kişi…
This website uses cookies.