Fransa'da aşırı sağın "halkın içinden gelen" lideri Jordan Bardella’nın İtalyan Prenses Maria-Carolina ile yaşadığı aşk, parti içinde kriz yarattı. Lüks yaşam tarzı ve Monako görüntülerinin ardından muhalefetin "Elitist" suçlamalarına maruz kalan 30 yaşındaki siyasetçinin bu hamlesi, partisinin işçi sınıfı seçmenini kaybetme endişesini beraberinde getirdi.
Fransa’da aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) partisinin genç lideri Jordan Bardella’nın, İtalyan aristokrasisinin tanınan isimlerinden Prenses Maria-Carolina ile yaşadığı aşk, parti kulislerinde ve ülke siyasetinde geniş yankı uyandırdı. Banliyö kökenli ve halktan biri olarak siyasi imajını inşa eden 30 yaşındaki Bardella, son lüks görüntüleri nedeniyle muhalefet tarafından "Monako’da şampanya içen elit bir siyasetçi" olmakla eleştiriliyor.
İlişki ilk kez nisan ayında Fransız Paris Match dergisinin yayımladığı fotoğraflarla kamuoyuna yansımıştı. Ancak 30 yaşındaki Bardella ile 22 yaşındaki Prenses Maria-Carolina de Bourbon des Deux-Siciles'in Monako Grand Prix’sinde yan yana görüntülenmesi, eleştirilerin dozunu artırdı.
Sol muhalefet, RN liderini zengin kesimlerle ve vergi cennetleriyle özdeşleşmekle suçladı. Fransız Komünist Partisi lideri Fabien Roussel, "Bardella hiçbir zaman emekçilerin yanında olmadı. Monako’da prensesiyle şampanya içmeyi tercih ediyor" diyerek tepki gösterirken; Yeşiller Partisi lideri Marine Tondelier, Monako gibi bir yerde verilen bu görüntünün halka yönelik olumsuz bir mesaj taşıdığını savundu.
Bardella’nın yakın çevresi ise iddiaları reddederek çiftin lüks VIP bölümlerinde değil resmi tribünde yer aldığını ve ellerindeki beyaz bardaklarda şampanya bulunduğu yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti.
Ulusal Birlik içinde ise bu aşkın yaratacağı siyasi maliyet tartışılıyor. Bazı parti yetkilileri başlangıçta bu birlikteliği "halktan gelen genç bir siyasi lider ile prensesin masalsı hikayesi" olarak olumlu ambalajlamayı düşünse de, tabanda ters tepki yaratabileceği endişesi öne çıktı.
Parti kurmayları, Bardella’nın Monako ve İtalya’daki aristokrat çevrelerle yan yana gelmesinin, Marine Le Pen’in yıllardır kazanmak için uğraştığı dar gelirli ve işçi sınıfı seçmeni yabancılaştırabileceğini düşünüyor.
Tartışmalar, Bardella’nın emeklilik sistemi konusunda iş dünyasına göz kırpan yeni açıklamalarıyla aynı döneme denk geldi. Bardella, mevcut emeklilik sisteminin ekonomik olarak sürdürülemez olduğunu savunarak sabit yaş yerine çalışma yılına dayalı esnek bir model üzerinde çalıştıklarını söyledi. Bu durum, Marine Le Pen’in emeklilik yaşını düşürme yönündeki geleneksel vaatleriyle çeliştiği için parti içinde de çatlak seslerin yükselmesine neden oldu.
Tüm bu imaj sarsıntılarına ve ideolojik tartışmalara rağmen, güncel kamuoyu araştırmaları Bardella ve Le Pen ikilisinin yaklaşan 2027 Fransa cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde seçmen nezdindeki güçlü popülaritesini ve liderliğini koruduğunu gösteriyor.
Kaynak: Haberler.com
Cumhurbaşkanı Erdoğan, restorasyonu biten Selimiye Camii'nin açılış programı için Edirne'ye gitti. Cuma namazının ardından camide…
İstanbul merkezli 7 ilde, elebaşısı İtalya'da bulunan suç örgütüne yönelik dev operasyon düzenlendi. Gözaltına alınan…
Ganalı futbolcu Thomas Partey, hakkındaki cinsel saldırı iddiaları ve devam eden hukuki süreçler nedeniyle Kanada…
A Milli Futbol Takımı, Dünya Kupası grup aşamasındaki üç maçı için toplamda 7 bin 200…
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ABD ve İran arasındaki barış müzakerelerinde anlaşma metninin hazır olduğunu açıkladı.…
Şişli'de 10 yıl önce öldürülen Mezdeke grubu üyesi Aynur Kanbur'un katili ve 2 suç ortağı…
This website uses cookies.