15 Temmuz darbe girişimi sırasında Türkiye'nin Washington Büyükelçisi olan Serdar Kılıç, "'Başkan'a ulaşamıyoruz' dediler. Ben de sinirli bir şekilde, 'Peki nerede? Niye ulaşamıyorsunuz?' dedim. 'Başkan Barack Obama Durum Odası'nda' dediler." ifadesini kullandı.
Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensuplarınca 15 Temmuz 2016'da gerçekleştirilen darbe girişimi sırasında Türkiye'nin Washington Büyükelçisi olan Serdar Kılıç, "Durum Odası, Amerika'nın dışında ya da içinde Amerikan yönetimini ciddi olarak ilgilendiren bir konu varsa, Amerikan başkanının, çevresindeki önde gelen insanların gelişmeleri takip ettikleri bir oda. Ben bunu 'Amerikan Başkanı'nın onayını bekliyoruz açıklama için' dediklerinde duydum, 'Başkan'a ulaşamıyoruz' dediler. Ben de sinirli bir şekilde, 'Peki nerede? Niye ulaşamıyorsunuz?' dedim. 'Başkan Durum Odası'nda' dediler." ifadesini kullandı.
Türkiye-Ermenistan Normalleşme Süreci Cumhurbaşkanı Özel Temsilcisi Kılıç, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında 15 Temmuz 2016'da ABD'de görev yaparken yaşadıklarına ilişkin 10 yıl sonra AA muhabirine açıklamalarda bulundu.
2016'da dönemin ABD Başkanı Barack Obama'nın darbe girişimine yönelik tavrına ilişkin Kılıç, "Bunu hiçbir şekilde iki müttefik arasındaki ilişki manzumesine yakıştıramıyorum, yakıştıramadım da ama maalesef öyle bir talihsiz dönemdi Amerika'da. İki müttefik arasında olması gereken ilişkilere yakışmayan bir tavır gördüm." dedi.
Darbe girişiminin ardından 24 Ağustos 2016'da dönemin ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden'ın Türkiye'yi ziyaret edip dayanışma mesajı paylaştığını hatırlatan Kılıç, Biden'ın darbe girişiminde bombalanan yerleri gezdiğini ve "Çok geç kaldık, özür dileriz" dediğini hatırlattı.
Kılıç, darbe girişimi sırasında Obama'nın ABD devlet sisteminde kritik ve önemli operasyonlarda kullanılan "Durum Odası"nda olduğunu, bunu ABD'lilerin kendisine söylediğini belirterek, şöyle devam etti:
"Durum Odası, Amerika'nın dışında ya da içinde Amerikan yönetimini ciddi olarak ilgilendiren bir konu varsa, Amerikan başkanının, çevresindeki önde gelen insanların gelişmeleri takip ettikleri bir oda. Ben bunu 'Amerikan Başkanı'nın onayını bekliyoruz açıklama için' dediklerinde duydum, 'Başkan'a ulaşamıyoruz' dediler. Ben de sinirli bir şekilde, 'Peki nerede? Niye ulaşamıyorsunuz?' dedim. 'Başkan Durum Odası'nda' dediler.
Tabii bu illa Türkiye ile ilgili gelişmelerin takibi anlamında olmayabilir, Amerika içinde başka bir gelişme de olmuş olabilir ya da dünyanın başka bir yerinde başka bir gelişme de olmuş olabilir Amerika'yı ilgilendirebilecek. Ama tabii o dönemde, o anda, o yaşanırken siz kendinize yorumluyorsunuz. ve ben açıkçası çok fazla bir anlam veremedim. ABD Başkanı Durum Odası'nda bile olsa NATO'nun bu kadar kuvvetli bir müttefiki, ABD'nin bu kadar kuvvetli bir müttefiki, böyle bir saldırı altındayken, hain saldırı altındayken, ABD Başkanına ulaşılıp, kendisinin onayını alıp, açıklamanın yapılmasını beklerdim. (Durum Odası'na) Oraya başka bir gerekçeyle de inmiş olsa kendisine 'Türkiye'de bunlar oluyor' diye anlatılmıştır."
Darbe girişimi sırasında Moskova'da bulunan ve "bu konuda bilgim yok" ifadesini kullanan dönemin ABD Dışişleri Bakanı John Kerry'nin değerlendirmesine değinen Kılıç, bunu çok gerçekçi bulmadığını söyledi.
Kılıç, darbe girişimi sonrası, Obama yönetiminin daha ciddi bir tavır alması gerektiğini vurgulayarak "Netice itibariyle şu andaki yönetimin tavrından çok farklı bir dönemdi o." diyerek o dönemde Amerika'da görev yapmış olmayı hem bir şans hem de şanssızlık olarak gördüğünü ifade etti.
Kılıç, darbe girişiminin ardından Obama yönetiminin Türkiye'ye yönelik eleştirilerine ilişkin muhataplarına, Doğu ve Batı Almanya'nın birleşmesinin ardından Doğu Bloku istihbaratıyla bağlantılı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin görevden alındığını hatırlattığını, ABD'nin ise o dönemde demokratik kurallara uyulmasına ilişkin herhangi bir eleştiri yöneltmediğini söyledi.
Kılıç, sözlerini şöyle sürdürdü: "(Obama yönetimin darbe girişimine yönelik tavrı) Bunu hiçbir şekilde iki müttefik arasındaki ilişki manzumesine yakıştıramıyorum, yakıştıramadım da ama maalesef öyle bir talihsiz dönemdi Amerika'da. İki müttefik arasında olması gereken ilişkilere yakışmayan bir tavır gördüm. Yani Obama'nın hemen o gece Sayın Cumhurbaşkanımızı arayıp kendisine desteğini ifade etmesi gerekirdi. Geçmiş olsun demesi gerekirdi. Hayatını kaybeden vatandaşlarımız için başsağlığı dilemiş olması gerekirdi. ve Amerikan hükümetinin Türkiye'deki demokrasiye çok kuvvetli bir destek açıklaması yapması gerekirdi.
Bütün bunları söylemek için çok böyle diplomasi dehası olmaya gerek yok. Yani ortak aklın gereğidir bu. Sizin müttefikinizin demokrasisi bir saldırı altına giriyor ve siz buna kuvvetli bir tepki vermiyorsunuz. Kınamıyorsunuz bile ve bir de itidal çağrısında bulunuyorsunuz. Yani bu bir tercih miydi, zorunluluk muydu? Bundan hiçbirisi düşünülmez. Çünkü böyle bir durumda tercih ya da zorunluluk olmaz. Müttefiklik budur. Müttefikinizin yanında olursunuz."
Kılıç, 11 Eylül saldırılarının ardından Türkiye'nin hiçbir kayıt ve şart öne sürmeden ABD'nin yanında yer aldığını hatırlattı.
Türkiye'nin de 15 Temmuz'da bir saldırıya uğradığını belirten Kılıç, "Amerika saldırıya uğramıştı. O da fiziki bir saldırıydı. İçeriden ya da dışarıdan fark etmez, bizim müttefikimiz saldırıya uğramıştı ve biz müttefikimizin yanında yer aldık. Türkiye'de de insanların üzerine bombalar atıldı, makineli tüfeklerle ateş açıldı, tanklarla insanlar ezildi. Böyle bir durumda samimiyseniz çıkıp Türkiye'deki demokrasinin korunması gerektiğine ilişkin güçlü bir açıklama yaparsınız. Ben sadece bir hayal kırıklığından bahsediyorum." ifadelerini kullandı.
Obama'nın darbe girişimi döneminde "olayların talihsiz tarafında yer aldığını" aktaran Kılıç, "Eğer o dönemde Amerika'da başkan Trump olsaydı çok daha farklı bir tutum sergileyebilirdi. Biden bile olsa çok daha farklı bir tutum içinde olabilirdi." değerlendirmesinde bulundu.
Kılıç, Obama yönetimine darbe girişimine ilişkin yapılan tüm bildirimlerde o dönem Pensilvanya'da yaşayan FETÖ elebaşının işaret edildiğini kaydederek, en azından savcılığa çağrılıp darbe girişimiyle ilgili bir kez dahi olsa sorgulanması gerektiğini söyledi.
Kılıç, Adil Öksüz ile Kemal Batmaz'ın darbe girişimi öncesindeki ABD ziyaretlerine ilişkin, "Adil Öksüz ve Kemal Batmaz'ın 12'sinde Türkiye'ye geldikleri, 13'ünde döndükleri söyleniyor. Sanki bir gün kalmışlar gibi gösteriliyor. Oysa saat farkı nedeniyle 13'ünde dönmüş görünüyorlar. Yaklaşık 1-2 saatliğine geldiler, talimatlarını aldılar ve Türkiye'ye döndüler." dedi.
FETÖ elebaşı Fetullah Gülen ve örgütünün 15 Temmuz öncesinde de Türkiye'de çeşitli sorunlara yol açtığını belirten Kılıç, darbe girişiminin ardından ABD makamlarına çok sayıda dosya sunduklarını belirtti.
Dosyaları bizzat Amerikan makamlarına teslim ettiğini ifade eden Kılıç, "Bu dosyaların gereği yapılsaydı, Fetullah Gülen açısından Amerika'da çok daha farklı bir sonuç ortaya çıkabilirdi. Hayatın olağan akışına aykırı bir durum vardı. Fetullah Gülen ve beraberindeki ekibe yönelik hiçbir tedbir alınmadı. Okullarını işletmeye ve Amerikan vergi mükelleflerinden gelen kaynakları kendilerine aktarmaya devam ettiler." değerlendirmesinde bulundu.
Kılıç, ABD'ye girişlerde 10 bin dolar üzeri nakit paraya el konulup, hukuki bir sürecin başlatıldığını belirterek, Büyükelçilik hesabından bile bu para çekildiğinde bununla ilgili telefon aldıklarını ve paranın ne yapılacağının sorulduğunu söyledi.
"Fetullah Gülen'e Türkiye'den gelmiş olan 100 milyon doların üzerinde para var. Nakit para dolaşıyor ortalıklarda, Amerika'da okullardan gelen. Bütün bunların hepsini Robert Amsterdam (ABD'li avukat) delillerle ortaya koydu. Biz kendilerine dosyalar verdik bu konuda, yine de bir şey yapılmadı. Yani Amerikan siyasi sisteminin işleyişi çok farklı. Amerika'da siyaseti oy ve maddi kaynak oluşturuyor. Sizin elinizde yeteri kadar maddi kaynak varsa o kaynağı seçim kampanyalarına aktararak temsilciler meclisi üyelerinde de senatörlerde de belli bir destek sağlayabiliyorsunuz kendinize." ifadelerini kullanan Kılıç, sonrasında yaşanan döneme baktığında Obama yönetiminin bu kadar talihsiz bir yaklaşım içerisinde olmaması gerektiğini kaydetti.
Kılıç, o dönemde Obama yönetiminin sergilemiş olduğu tutumun Türk halkının kalbinde derin yara bıraktığını vurguladı.
"İnsanlarımız sokaklarda öldürüldü ve bunun arkasında yer alan, talimatını veren insan Amerika'da yaşadı, yaşamaya devam etti, ölene kadar da orada yaşadı ve kendisine karşı herhangi bir tavır alınmadı." diyen Kılıç, şunları kaydetti:
"Bize dosya verilmedi diyenler bile oldu bu adamla ilgili. Ben kendi ellerimle 140'ın üzerinde dosya teslim ettim. Klasör teslim ettim. Onun için yani biz elimizden gelen her şeyi yaptık. Amerikan makamlarına ben bizzat anlattım. Ulusal Güvenlik Danışmanlarına anlattım. Bütün danışmanlarına anlattım. Bakanlarına anlattım. Yakın dostum olan bakanlar da vardı. Resmi olarak görüştüğüm bakanlar da, makamlar da vardı. Onlara da anlattım ama maalesef dediğim gibi bütün bu çağrılarım sağır kulaklara düştü.
X'te de (ABD merkezli sosyal medya uygulaması) yazdım. 15 Temmuz, Türk halkının 7'den 70'e Kurtuluş Savaşı ve Çanakkale'de bayraklaşan vatanseverlik duygusunun sokaklara döküldüğü ve demokratik liderlerinin korunduğu bir olaydır. Gurur duyulacak bir sayfadır Türkiye'nin tarihinde."
Kaynak: AA
15 Temmuz darbe girişiminin 10. yılında tüm Türkiye'deki camilerde saat 00.13'te selalar okundu. Diyanet'in kararıyla…
Antalya Kemer'deki Göynük Kanyonu'nda yamaçtan kopan dev bir kaya kütlesi ziyaretçilerin üzerine düştü. Olayda 4'ü…
Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Haluk Levent ve beraberindeki şüpheliler İstanbul Adliyesi'ne…
2026 Dünya Kupası yarı finalinde Arjantin, İngiltere'yi son dakikalarda bulduğu gollerle 2-1 mağlup etti. Enzo…
Selim İmamoğlu, Marshall Adaları bayraklı yatta tatil yaptığı iddialarına sosyal medya üzerinden yanıt verdi. İddialar…
15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kapsamında İstanbul Boğazı'nda 253 teknelik bir kortej düzenlendi.…
This website uses cookies.