Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in eşi Handan Sonel'in ifadesi ortaya çıktı. Tutuklu tanık Turan Güler'in, cesedin yok edilmesi karşılığında 100 bin lira teklif ettiği iddiasını reddeden Sonel, "Bu iddialara karşılık ne şahidi var göstersin delillerini. Böyle bir şey yaptığına dair delili ne. İfade diyebilir kanıtı ne. Delileri ne. Bunu kesinlikle kabul etmiyorum. Ben bu adamı tanımıyorum, o da beni tanımaz" dedi.
Tunceli'de 5 Ocak 2020'den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in eşi Handan Sonel’in jandarmadaki ifadeleri ortaya çıktı. Alınan ifade işlemlerinde yöneltilen sorular dikkat çekti.
İfade sırasında, "Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığında 29.06.2026 tarihinde bilgi sahibi olarak ifadesi alınan Tunceli Valiliği, Vali konutunun mutfak bölümünde çalışan Selvi Y.’ni beyanında geçen; "05.01.2020 tarihinde Handan Sonel ben mutfakta yemek yaptığım sırada sanırım saat: 13.00-13.30 sıralarında mutfağa yanıma gelerek panik halde ‘Selvi Hanım hemen çıkın’ dedi. Ben de ‘Ocakta yemeğim var’ dedim. Ancak bana ‘Bırakın hemen çıkın, çabuk çıkın, evinize gidin’ dedi. Ben de çıkın gidin deyince başka bir şey sormadım ancak çok panik haldeydi. Daha önce hiç böyle bir şey yaşanmamıştı’ dediği hususlar ile ilgili Gülistan Doku'nun da en son kullandığı telefonun sinyal bilgisinin saat: 13.22'de kesildiği de tespitle, 05.01.2020 günü mutfak çalışanını Saat: 13.00-13.30 arasında panikle konuttan neden gönderdiniz? Panik yapmanızın sebebi nedir" diye soruldu.
Sonel ifadesinde, "Ben şuan şoktayım. Bu ifade onun değil, Tehditle ifadesi alınmış. O demez bizi de bilir sever de. Yemekleri de çoğunu ben yapardım, o arada yapardı. Ben çalışanları işi bitince gönderirdim Selvi Hanım da harcırah alacağı için gitmezdi hiçbir zaman da erken çıkmazdı. Gönül Hanım çıkardı ama Selvi Hanım asla parası kesilecek diye çıkmazdı. Böyle bir şey asla ve kata yaşanmadı. Ama ‘İşi biten çıksın’ demişimdir. Böyle bir olay yaşanmadı adım gibi eminim tehdit edilmiştir. O bizim için bunu demezdi. ‘Vali Baba’ diyordu eşime. Bana da ‘Ana’ diyordu. Bir de ben de hatırlamıyorum 5 Ocak’ı o nasıl hatırlamış. Benden de 10 yaş büyüktür. Bu senenin 5 Ocak’ını bile ben hatırlayamam" diye konuştu.
Alınan ifade beyanında devamla; “05.01. 2020 tarihinden sonraki günlerde konuttaki işime gidip gelmeye devam ettim Mustafa Türkay Sonel 05.01.2020 tarihine kadar düzenli olarak sabah erken saatlerde kalkıp, salonda kahvaltısını yapıp, okuluna gittiği halde 05.01.2020 tarihinden sonra 3-4 gün boyunca kahvaltı bile yapmadı. Odasından hiç çıkmadı. Okula bile gitmedi. Kahvaltısını her sabah ben hazırlayıp salona getirirdim. Olaydan sonraki durum benim dikkatimi çekti. Mustafa Türkay Sonel'in 05.01.2020 tarihinden sonraki günlerde olağan dışı şekilde okula gitmemesi, hiçbir şey yememesi ve odasından çıkmamasının sebebini tutuklamalar olduktan sonra anladım’ dediği hususlar doğrultusunda neden oğlunuz Mustafa Türkay Sonel 05.01.2020 tarihinden sonra 3-4 gün boyunca kahvaltı yapmadı. Odasından hiç çıkmadı. Okula gitmedi? Bu kadar etkileneceği Gülistan Doku olayı ile ilgili bağlantısı nedir?” sorusu yöneltildi.
Sonel ise ifadesinde cevaben, "Ben bunu açıklamak istiyorum. Oğlum asla kahvaltı yapmazdı, geç kalkardı. Kızım da öyle yetişemezdi son anda kahvaltıya yetişirlerdi. Ocak 2020 tarihli değil de yukarıda bahsettiğim Alican Önlü'nün oğlu ile yaşadığı olaydan sonra oğlum bize okula neden gelmiyorsunuz diye kızmıştı. Biz de okula bilinçli çekildiğimizi düşünerek gitmemiştik. Buna oğlum kızmış ve küsmüştü. Bana neden sahip çıkmadınız herkesin ailesi ordaydı diyerek 3-4 gün kırgınlık olmuştu. Selvi Hanım’ın bahsettiği olay tarihi 5 Ocak değil bu 5 askerin şehit olduğu olaydan sonra okulda yaşadığı olaydır. Bu ifadeyi Selvi Hanım’a kurdurmuşlar. Yine söylüyorum oğlum hiç kahvaltı yapmazdı Selvi Hanım bir gün bile kahvaltı hazırlamazdı" şeklinde konuştu.
Sonel’e “Tutuklu tanık Turan Güler’den alınan beyanında kendisine cesedi alıp yok etmesi karşılığında nakit 100.000 TL para verdiğinizi, oğlunuzun Gülistan Doku'yu 2 el ateş ederek öldürdüğünü, tek oğlunuz olduğunu ve o kızla evlenmesini istemediğinizi beyan etmiştir. Söyleyecekleriniz nelerdir?” sorusu yöneltildi.
Sonel bu soruya karşın, "Turan Güler isimli şahsın adını bile duymadım. Bu iddialara karşılık ne şahidi var göstersin delillerini. Böyle bir şey yaptığına dair delili ne. İfade diyebilir kanıtı ne. Delileri ne. Bunu kesinlikle kabul etmiyorum. Ben bu adamı tanımıyorum, o da beni tanımaz" dedi.
Oğlu Mustafa Türkay Sonel'in psikolojik sorunu olmadığını ve kimseyle kavga etmediğini öne sürdü. Oğlunun tek hobisinin hayvanlar olduğunu savunan Sonel, şu beyanlarda bulundu: "Bir de vali konutunun alt katının ilk girişinde 27-28 kişilik özel harekat polislerinin yeri vardı. Bu polislerin 14-15'i dönemin sıkıntılı olmasından dolayı eşimin korumalığını yapardı. Türkay da bu polisler ile çok muhatap olurdu. Bu polislerin silahlarından dolayı kendisi de airsoft silaha merak salmıştı. Babasının evdeki silahlarını bile bilmez asla dokunmazdı. Türkay ehliyet aldıktan sonra araba sürmeye hevesli olması nedeniyle ve devletin aracını kullanmaması için araç almıştık. Bu aracı biz kendi paramızla aldık. Bu araç Ankara'dan alındı ama nereden, kimden alındı bilemem. Plakasını hatırlamıyorum. Bu aracı sadece Türkay kullanıyordu, eşim zaten hep zırhlı ile hareket etmesi sebebiyle bu aracı zaten kullanamazdı. Ben de zaten sürekli yanımda koruma ile sivil araç kullanırdım."
Sonel, oğlu Türkay'ın sosyal faaliyet olarak sürekli koruma polisleriyle zaman geçirdiğini belirterek, "İlk iki sene kafelere gitmezdi ama son sene arkadaşı Uğurcan ve Umut ile zaman geçiriyorlardı. Ben hatta bu arkadaşlığı çok tasdik etmiyordum, Tuncelili olmaları nedeniyle korkuyordum. Şöyle ki ben de zaten ildeki terörden korktuğumdan dolayı öğretmenlik görevimi bile yapamadım. Yanlış anlatmak istemiyorum amacım terörden korkma amaçlıdır. Söylediğim gibi Uğurcan ve Umut ile arkadaştı ama hangi kafelere gittiğini bilmem. Biz ailece Moğoltay Mahallesi'ndeki kafeye giderdik." ifadelerini kullandı.
Sonel, Umut Altaş'ı Tunceli'de oğlunun arkadaşı olması nedeniyle tanıdığını ifade ederek, şunları kaydetti: "Bir kez konuta Uğurcan ve ismini bilmediğim bir arkadaşı ile gelmişti, çok da kalmamışlardı zaten. Yüz yüze sadece o gün iletişimim oldu başka da bir yerde görmedim iletişim kurmadım. Umut Altaş ile oğlumun arkadaşı olduğu için bir kez görüştüm o gün hariç hiç görüşmedim, ailelerini dahi bilmem. Umut ile biz Ordu'da iken aralarında sanırım bir sorun yaşanmış ki adını hiç anmamaya başladı. Sorun olup olmadığını da bilmiyorum. Oğluma bir kez sordum bir şey mi oldu diye o da bana 'boşver anne' dediğini hatırlıyorum. Uğurcan A'yı Tunceli ilinde oğlumun son bir sene arkadaşı olması nedeniyle tanırım. Bir ya da iki kez konuta Umut ve ismini bilmediğim bir arkadaşı ile gelmişti. Onun haricinde Uğurcan'ın da ailesi dahil tanımam. Oğlum Uğurcan ile Tunceli ilinden gittikten sonra da görüşmeye devam etti."
Gülistan Doku'nun adını 2020 yılında kaybolduktan sonra duyduğu ve asla tanımadığı iddiasında bulunan Sonel, "Çünkü PKK'nın eylemlerinde görüntüleri vardı, benim de bu tür kişileri tanımamın imkanı yok. Başına gelenler hakkında bir bilgim yok. Ben PKK derken şunu demek istedim nevruz olaylarında medyada kızın fotoğraflarını görmüştüm. Ben sadece medyada duyduklarımı biliyorum haricinde akıbeti ve kendisi hakkında bir bilgim yoktur. Ben eşimin kayıp kızı arama çalışmaları ile ilgili gazetelerden duyduğum kadarıyla her tarafın arandığını duydum. Kaybolduktan sonra arama çalışmaları olarak neler yapıldığını bilmiyorum. Suyun içerisinde AFAD ve il dışından gelen ekipleri görüyorduk." bilgisini verdi.
"Oğlunuz Mustafa Türkay Sonel'in el konulan cep telefonunda yapılan incelemede birçok silahla çekilen fotoğraflar elde edilmiştir. Bu doğrultuda oğlunuzun silaha olan merakı nereden gelmektedir? Silahlı herhangi bir olaya karıştı mı?" sorusuna Sonel, şu yanıtı verdi: "Bu fotoğraflardan bilgim yok, görmedim ama var ise bu silahlı fotoğraflar görevli polislere ait silahlardır. Oğlumun airsoft silahı vardı gerçek silahı yoktu. Ben medyada çıkan resimleri görmedim çünkü ilk operasyon haberleri ile birlikte aileme bombardıman başladı, bu sebeple tansiyon hastalığım nüksetti ve sosyal medyam dahil hiçbir haber sitelerine girmedim, televizyon açmadım. Kızım arada gelip anlatıyordu, sonra onu da istemedim."
"Gülistan Doku'nun haber alınamadığı 5 Ocak 2020 tarihinden sonra ailesi tarafından çıkartılan SIM kartının eşiniz Tuncay Sonel'in talimatıyla adli makamlara bildirilmeden Ankara ilinde herhangi bir yetkisi bulunmayan Gökhan Ertok isimli eski polise gönderilerek işlem yaptırılmasıyla ilgili diyecekleriniz nelerdir?" sorusuna ise Sonel, konuyla ilgili hiçbir fikri olmadığını, eşinin de bu tür konuları kendisiyle konuşmadığını iddia etti.
Kaynak: AA / İHA
Kaynak: Haberler.com
Ukrayna, Hazar Denizi'nde İran'a ait bir ticaret gemisini hedef alarak uzun menzilli saldırı gerçekleştirdi. Saldırıda…
İran Devrim Muhafızları, bölgedeki üslerde bulunan çok sayıda ABD askeri unsurunu hedef aldıklarını duyurdu. Yapılan…
Adana'da aşırı sıcaklar nedeniyle sulama kanallarına giren çocukları polis ekipleri denetimle sudan çıkardı. Ekipler, 15…
Beyaz Saray'ın TikTok hesabında İran'a yönelik askeri saldırı videolarında Katy Perry'nin 'Firework' şarkısının kullanılması tartışma…
Beyaz Saray, İran'a yönelik askeri saldırı videolarında Katy Perry'nin 'Firework' şarkısını kullandı. Şarkıcı, kullanım için…
Yemen'deki İran destekli Husiler, Suudi Arabistan'ın Cazan ve Yenbu kentlerindeki Aramco tesislerini balistik füze ve…
This website uses cookies.