Türkiye İnternet Gazeteciliği Derneği'nin (TİGAD) Iğdır'da gerçekleştirdiği 13. Dijital Medya Çalıştayı'na ilk günde katılım yoğun oldu. Çalıştayda Adalet Bakanı Akın Gürlek, Haberler.com Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Teymur ve Genel Yayın Yönetmeni Av. Bedia Teymur da yer aldı. 150’ye yakın medya yöneticisi, gazeteci ve akademisyenin katıldığı çalıştayda dijital medyanın geleceği, yapay zekanın internet gazeteciliğinin geleceğine etkisi ele alındı.
Türkiye İnternet Gazeteciliği Derneği (TİGAD) tarafından gelenekselleştirilen Dijital Medya Çalıştaylarının 13’üncüsüne Iğdır ev sahipliği yapıyor. Türkiye'nin dört bir yanından gelen yaklaşık 150 gazeteci, medya yöneticisi, akademisyen ve sektör temsilcisi çalıştayın ilk gününde, dijital medyanın geleceğini ve internet gazeteciliğinin dönüşümünü geniş biçimde ele aldı. TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel, çalıştayda dijital medyanın geleceği ve internet gazeteciliğinin dönüşümünün masaya yatırıldığını söyledi.
Çalıştayın resmi açılışı Iğdır İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in de katılarak bir konuşma yaptığı açılış programında; Haberler.com ve SonDakika.com Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Teymur, Haberler.com Genel Yayın Yönetmeni Av. Bedia Teymur, TİGAD Iğdır İl Temsilcisi Halit Öztürk, TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel, Küresel Gazeteciler Konseyi Genel Başkanı Mehmet Ali Dim, Iğdır Valisi Mustafa Fırat Taşolar, gazeteci Hadi Özışık, milletvekilleri ve protokol üyeleri birer konuşma yaptı.
Çalıştayda gazetecilerle bir araya gelen Adalet Bakanı Akın Gürlek, internet gazeteciliğinin tek bir çatı altında toplanması gerektiğine ve güncel ihtiyaçlar doğrultusunda yeni bir yasal düzenlemenin kaçınılmaz olduğuna dikkat çekti: "Burada çok değerli üstatlarımız var, çoğuyla tanışıyoruz, İstanbul'dan tanışıyoruz. Bunların tek bir çatı altında mutlaka toplanması gerekiyor. Bunu daha önceden düşünülmesi gerekiyordu ama düşünülmemiş herhalde. Güncel ihtiyaçlara göre böyle bir yasa zorunluluğu ortaya çıktı. Bu konuda sizin yaptığınız yasa çalışması varsa biz de bu yasanın gündeme getirilmesi ya da meclis gündemine alınması konusunda elimizden geldiğince destek oluruz. Ya da yasanın yapımı konusunda teknik olarak destek istiyorsanız o konuda da mevzuat birimimiz güçlüdür. Tüm bakanlıkların mevzuatını biz yapıyoruz, kanun çalışmalarımızı biz yapıyoruz. Ama çok faydalı olur, hayırlı olur inşallah."
TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel ise yasa çalışması konusunda daha önce yapılan temaslara değinerek Adalet Bakanı Gürlek’ten destek talebinde bulundu: "Efendim bize tabii bu konuda yol gösteren, birincisi Cumhurbaşkanı Yardımcımız Fuat Oktay Bey bizzat görüşmemde şunu söylemişti; bizim Medya Ankara Genel Başkan Yardımcımın ödül töreninde 'Böyle bir yasa çalışması yapın, getirin, ben de destek vereyim, Bakanımızla da görüşelim' dediler. Dolayısıyla bizim önümüzü açtılar. Siz de destek verirseniz çok memnun oluruz efendim."
Geçgel'in talebi üzerine desteğini yineleyen Bakan Gürlek, düzenlemenin sektördeki sorumluluk bilincini ve birliği artıracağını vurgulayarak "Söyledim, desteğimi az önce söyledim. Çok teşekkür ediyorum efendim, sağ olun. İnşallah… Yani bu bir kere sizin açınızdan birlik olur. Aranızdaki bir kere bu işin yani herkes şu an internetten bir şekilde bir haber yapmaya çalışıyor. Burada en azından kimin yaptığı, kimin gerçek haber yaptığı, bir sorumluluk da gerektirir, yani işin sorumluluğu da var. Bu faydalı olur, biz üzerimize ne düşerse hazırız yardıma" ifadelerine yer verdi.
İnternet medyasının günümüzdeki gücüne ve anlık haberciliğin önemine değinen Bakan Gürlek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Medya, sizin perspektifinizden, sizin gösterdiğiniz ekrandan insanlar özellikle internet medya son zamanlarda çok yaygın, gündemi takip etmeye çalışıyor. Sizler de yoğun olarak bu konuda emek mesai sarf ediyorsunuz. Bu çalıştaylar çok önemli, Sayın Başkanımız az önce söyledi, on üçüncüsü yapılıyormuş. İlk çalıştay benim memleketimde olmuş. İnşallah bu çalıştayın hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Ben son zamanlarda artık internet gazeteciliği, internet basını bir güç. Yani ben kendi şahsım da öyle, her şeyi internetten takip ediyoruz. Anlık olarak televizyonumuza, pardon ekranımıza, telefon ekranımıza düşüyor. Bu yüzden sizler de canlı olarak, anlık olarak haberleri internet basınına veriyorsunuz. Ben çalıştayın hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum başkanım. İnşallah buradaki arkadaşlarımız için de faydalı olur."
Son olarak dezenformasyonla mücadele ve yaklaşan yasal süreçler hakkında bilgi veren Bakan Akın Gürlek, Ekim ayını işaret ederek konuşmasını tamamladı: "Biliyorsunuz malum şu an bir sosyal medya yasamız var, sizi de ilgilendiriyor bu konuda bizim çalışmalarımız var. Bir kısmını basına duyurduk, şimdi tabi meclisimizin temel gündem maddesi Terörsüz Türkiye. İnşallah Terörsüz Türkiye'yle pazar günü genel kurula gelip pazar günü de Türkiye inşallah yeni bir sabaha, yeni bir aydınlığa uyanacak.
Ekim ayında da özellikle sosyal medya yasamız var. Burada önemli düzenlemeler getiriyoruz. Burada özellikle siz zaten yapmıyorsunuz, sizi ayrı tutuyoruz ama sosyal medyada maalesef bir dezenformasyon, bir bilgi kirliliği var. Yani bir haber üzerinden, bir algı üzerinden insanlar birbirlerine yani ithamlarda bulunuyorlar, birbirlerini özel hayatlarını ifşa ediyorlar, yalan haber yayıyorlar. Bu konuda ben bu çalıştaya çok önem veriyorum. Tekrardan TİGAD'ın faaliyetlerinin önemli olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyorum. Bu konuda da başkanımıza bizi programa davet ettiği için de ayrıca teşekkür etmek istiyorum."
TİGAD Genel Başkanı Geçgel, "13. çalıştayımızı gerçekleştiriyoruz. Sayın Bakanımız biraz sonra sizlerle sohbet edecektir. Dolayısıyla Sayın Bakanımız bize şeref verdi. Sayın Bakanım, bu 13. çalıştayımız. Ar-Ge faaliyetleri de yaptık. İlk çalıştayımızı da Sayın Bakanımın şehrinde yapmıştık. Yani çalıştaya Nevşehir'de başlamıştık. Son çalıştayımız, 12. çalıştayı Kırşehir'de yapmıştık 1,5 ay önce. Bugün Iğdır'dayız. Bundan sonra da Burdur'la devam edeceğiz inşallah. Müsaadenizle Sayın Bakanım, efendim sizi sahneye arz ediyorum." sözleriyle çalıştayın açılışını yaptı.
Açılış programının ardından çalıştay, "Yapay Zekâ Çağında Okur: Haberde Beklenti Nasıl Değişti?" başlıklı 1. oturumla başladı. Dr. Ekrem Teymur’un moderatörlüğünde gerçekleştirilen birinci oturumda alanında uzman isimler önemli konularda konuşma yapıp sunum gerçekleştirdi.
Yapay zekanın geleceğine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulunan Dr. Ekrem Teymur, özellikle telif konusunun Amerika ve Avrupa'da ciddi şekilde tartışıldığını vurguladı. Teymur, şu ifadeleri kullandı: "Yapay zekaların veri analizi yaparken kullandığı kaynaklara para ödemesi konusu Amerika'da ve Avrupa'da ciddi bir şekilde tartışılmakta ve bununla ilgili düzenlemeler de yapılmaktadır. Yani olay şöyle olacak: Yapay zeka şirketleri bir metni üretirken, onun nereden üretildiğini, kaynağı sayarak oradaki sayaca göre elde ettiği gelirin, yıllık gelirin belli bir bölümünü bunlarla paylaşacak.
Şu anda YouTube'da gördüğümüz gibi… Nasıl YouTube yayınlanan videoda eser sahiplerine bir pay ayırıp oradan belli bir formülasyona göre paylaştırma yapıyorsa buna göre bir formülasyon olacaktır. Tabii bunun için de birliğin bir an önce kurulması çok önemli. Çünkü burada muhatap birlik alınacak. Yani Google tek tek para ödemesi yapmayacak."
Ekrem Teymur'un moderatörlüğünü yaptığı çalıştayın ilk konuşmacısı gazeteci Hadi Özışık oldu. Özışık, konuşmasında internet gazeteciliğinin geçmişten günümüze katettiği zorlu mesafeyi, yasa çıkarma sürecinde verdikleri mücadeleyi ve Anadolu basınının yaşadığı telif sorunlarını dikkat çekti.
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Hadi Özışık, internet editörlüğü ve gazeteciliğinin geldiği noktaya değinerek, "Herkes hoş geldi. Şimdi internet editörlüğü ile ilgili varılan noktada, bizim zamanımızda, ilk dönemlerimizde baktığımızda, sağ yanımda bulunan arkadaşlarla birlikte yürütmüş olduğumuz mücadele, kaç tane Cumhurbaşkanı değiştirdik, kaç tane Bakan değiştirdik, Meclis'te milletvekilleriyle yumruk yumruğa kavga ettik bu yasanın geçmesi için. Ama sonrasında bizim de yönetimde olduğumuz İnternet Gazetecileri Derneği vardı. Hala var ama biz artık amacımıza ulaştıktan sonra işi Okanlara devrettik. Ya güzel de yönetiyorlar, başarılı bir iş yapıyorlar" dedi.
İnternet Medyası Yasası’nın ilk adımlarının atıldığı döneme ait tarihi bir ayrıntıyı paylaşan Özışık, Dolmabahçe Sarayı’nda gerçekleştirilen zirveyi "Ama şunu söyleyeyim; Biz İstanbul'da Sayın Başbakan'la -tekrar altını çizerek söylüyorum- Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'la ilk toplantıya katıldık, bizi davet etti İnternet Gazetecileri olarak. Ve biz orada Başbakan dedi ki: 'Barış sürecinde desteğinizi yoğun bir şekilde bekliyoruz.' Biz de o zaman dedik ki: 'İnternet Medyası Yasası konusunda bize vereceğiniz destekle birlikte biz bu barış yasasını, barış sürecini sonuna kadar destekleriz' dedik. Dolmabahçe Sarayı'ndaydı. Ve Tayyip Erdoğan da söz verdi, hakkını teslim edelim, yad edelim. Bülent Arınç da çok destek verdi bu konuda. Özellikle Binali Yıldırım'ın çok büyük desteği oldu, Abdullah Gül'ün desteği oldu. Fakat iş Meclis'e geldiğinde tıkanıyordu arkadaşlar, bu bir realite. Yani iktidar kanadı internet medyasıyla ilgili bütün yani önerdiğimiz bütün her şeyi kabul ediyor" şeklinde konuştu.
Yasa teklifinin Meclis komisyonlarında yaşadığı tıkanıklıklara ve karşılaştıkları engellere dikkat çeken gazeteci Özışık, basın kartı mücadelesine dair şunları kaydetti: "Sonra Meclis'e geliyor, Meclis komisyonunda tartışılıyor. İşte partililerle o dönemde yalvardım, dedim ki: 'Kardeş, burada bir şey yok, sansür yasası yok. Bu bizim internet medyası yasası. Biz yıllardır gazetecilik yapıyoruz, devlete vergi ödüyoruz, basın kartımız yok. Çalışanlarımıza bize çok büyük maliyeti olmasına rağmen 212 sayılı yasa yani basın kartı almasına yönelik çalışmalar konusunda bize yardımcı olun' dedik. Ama maalesef Meclis'te her defasında, üç defa kadük kaldı ve öldü o yasalar, olmadı."
Adalet Bakanı ile gerçekleştirdiği görüşmeye de değinen Hadi Özışık, Anadolu medyasının ürettiği içeriklerin izinsiz kullanılması ve telif hakları sorununa sert tepki göstererek konuşmasını şöyle tamamladı: "Bakın bugün Bakan Bey'le görüşme gerçekleştirdim. Özellikle bu telif konusunda, Anadolu'daki insanlar -ben yerel gazetecilikten gelen bir insanım- Anadolu'daki insanlar emek veriyor, emeklerinin karşılığını alamadan İstanbul'da sırça köşkte bu işi yapanlar kaymağını yiyor. Dolayısıyla bunun için bir an önce bir önlem alınması lazım. Gayret ettiğiniz zaman oluyor, mücadele ettiğiniz zaman sonuca varabiliyorsunuz. Ama mücadeleyi yarıda bırakırsanız, rehavete kapılırsanız hiçbir sonuç alamazsınız. Herkes gelir tepenize biner, elinizdeki ekmeği alır arkadaşlar. Ben de tekrar söylüyorum; yerelden gazeteciliğe başladım. Kars'ta yerel bir gazetede yazı yazarak başladım, gazete dağıtıcılığı yaparak başladım bu işe. Ve bugün de işte 26 yıllık internet haber kurucusu olarak karşınızdayım."
Programın soru-cevap bölümünde ise Haberler.com Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Teymur, Adalet Bakanı Akın Gürlek’e “yapay zeka” ve “faili meçhul cinayetler” ile ilgili sorular yöneltti.
Haberler.com Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Teymur’un, Bakan Gürlek’e yönelttiği sorular şu şekilde oldu: "İlk sorum yapay zekayla ilgili. İşte bir yapay zeka bir metin oluşturduğunda, bu metne orijinal olarak esinlendiği metnin sahibi, daha sonra türetilmiş olan bu metnin sahibinden hak iddiasında bulunursa bunun ispatı, belirlendirilmesi, işte yargılanması nasıl yapılacak? Buna dair bir çalışmanız var mı?
İkinci olarak da gene kısaca söyleyeyim. Şimdi bu faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması topluluğunda, dijital olarak, yapay olarak yeni bir çalışma var mı? Bu çok önemli. Yalnız şöyle bir durum da var. Ben mesela takip ediyoruz basın mensubu olarak, bir tane cinayet 15 sene sonra aydınlatılmıştı. E şimdi şöyle bir düşünelim; bugün aydınlatılan bir dosya ???? 15 sene önce aydınlatılmamış bir dosya gibiydi. Şimdi aradan 15 sene geçtikten sonra, bir çok tanıklar belki öldükten, belki ortadan kalktıktan sonra, bir çok delil karartıldıktan sonra, 15 sene sonra bile bu cinayet eğer aydınlatılıyorsa 15 sene önce bu dosyaya bakıp aydınlatmayan güvenlik ve yargı mensuplarında herhangi bir sorumluluk yönelecek midir?"
Ekrem Teymur'un sorularını "İnce ve derin sorular sordunuz" diyerek yanıtlayan Adalet Bakanı Akın Gürlek, yargıda yapay zeka kullanımı ve faili meçhul cinayetlerin aydınlatılma süreçlerine dair şu açıklamalarda bulundu: "İlk sorudan söyleyeyim. Yapay zeka elbette, artık teknoloji yapay zeka. Biliyorsunuz Çin yapay zekanın merkezi. Biz de özellikle Adalet Bakanlığında yapay zeka konusunda Bilgi İşlem Genel Müdürlüğümüz bünyesinde bir altyapı kurduk. Bazı konuları yapay zekayla işte uygulamalarımızda özellikle hakimlerin yapay zeka konusundan faydalanması konusunda bir uygulama geliştiriyoruz. Şu an yararlanıyoruz.
Sizin söylediğiniz gibi yapay zeka yoluyla sosyal medya hesabının açılması ya da buradaki haberlerin yapılması konusunda şu an bir teknik olarak çalışmamız yok. Onu sorduğunuz için söylüyorum ama yapay zekayla ilgili yeni çalışmalara başladık. Özellikle vatandaşlarımızın adalete erişimi konusunda, hakimlerimizin aynı olaylarda vermiş olduğu benzer kararlarda pratiklik konusunda yapay zekadan kullanılması konusunda UYAP ve Bilgi İşlem Genel Müdürlüğümüz çalışıyor. Büyük projeler de yaptı. Bu konuda da yakın zamanda da halka açıklayacağız. İnşallah faydalı olur bu yapay zeka.
Diğer konuda da yani diğer sorunuzda söylediğiniz; 15 yıl önce aydınlatılmamış, 15 yıl sonra aydınlatılıyor. Burada şimdi şuna dikkat etmek lazım; 15 yıl önce aydınlatılmayan cinayet neden aydınlatılamıyor? Elbette o zamanki teknolojiler farklı. Bizim buradaki bizim aslında kurduğumuz bu birimin amacı sadece bu dosyalara bakmak. Arkadaşlarımız sadece bu dosyalara bakıyor.
Şimdi bizde şöyle bir kural var; deliller 48 saat içerisinde toplanır. Burada emniyetten, jandarmadan personelimiz var. 48 saat geçtikten sonra delilleri topladığınız zaman sağlıklı deliller olmuyor. Yani sıcağı sıcağına toplanmamış deliller olabilir. Yani farklı bir bakış açısından da bakmak gerekiyor. O zaman dinlenememiş bir tanık vardır ya da o zaman bir baz istasyonu çalışması yapılmamıştı. Şu an DNA eşleşmeleri yapılabiliyor biliyorsunuz yeni teknoloji. Yani orada bir illa bir kabahat aramak gerekmiyor.
Ama şu var; o tarihte bir kamu görevlisi, bir kamu mensubu kasıtlı olarak görevi yapmamışsa bunu cezalandırıyoruz. Bakın, günceldeki olayda tutuklandı. Yani orada emniyet personeli de var tutuklananlar arasında, işte sağlık raporunu sistemden silen sağlık personeli var. Kasıt ayrı ama ihmal mutlaka olabilir. Yani sonuçta savcı arkadaşlarımız, emniyet görevlilerimiz yani olayın sıcağı sıcağına iş yoğunluğundan toplanmamış olabilir. Ama 15 yıl sonra bunun ayrı bir gözle bakılması, bir masaya yatırılması, teknik arkadaşların bakması, yeni teknolojilerin kullanılması ayrı bir şey. Ya burada önemli olan bir cinayeti çözmek. Bu cinayeti işleyenlerin hesap vermesi. Bizim istediğimiz bu. Yani burada kötü niyet varsa da elbette onlar hakkında gereğini yapıyoruz."
Çalıştaya katılan Haberler.com Genel Yayın Yönetmeni Av. Bedia Teymur, Adalet Bakanı Akın Gürlek’e "Terörsüz Türkiye süreci" ve "internet medyası" hakkında dikkat çeken sorular yöneltti.
Sorusuna, Bakan Gürlek’e teşekkürlerini ileterek başlayan Av. Bedia Teymur "Aslında çok önemli bir konu 'Terörsüz Türkiye'. Sonsuz desteğimiz var ve bu konuda da gerçekten çok fazla mağduriyetler yaşandığını biliyoruz. Bununla ilgili bir değerlendirme yapmanızı rica edecektim. Gerçekten bu terörü mü bitirecek, yoksa aslında barış, huzur ve herkese yayılacak olan bir paket mi olacak? İçeriği tam olarak nedir?" dedi.
İkinci sorusunu da yönelten Bedia Teymur, dijital medya sektöründe yaşanan aksaklıklara dikkat çekerek "İnternet medyası hakikaten hala hak ettiği yerde değil. Şimdi internet medyası dedik ve dijital çağın içerisindeyiz. Dijital çağda şu anda sizin de dediğiniz gibi öyle bir hal aldı ki artık bu yasalarla, tek tek yasalarla değil de isim isim, kişi kişi, fake hesaplar açarak canlarının her istediğini yapan kişilerle mücadele ediyoruz. Yani biz kurumsal olarak da bunlarla mücadele ediyoruz. Çünkü bizim elde ettiğimiz bir kurumsal kimliği, hafızası olan, 20-30 yıldır olan kurumların aslında ne yapacakları, yani en fazla ne kadar kötülük yapabilirler?
Buradan yola çıkarak… Bir kişinin fake hesap açarak yapacağı tahribat bunun yanında sıfır derecesinde olacaktır. Ve daha önce de söyledim, Okan Bey ile beraber bir çalışmaya katıldığımızda dedim ki: Önce şu fake hesap ve canının her istediği hesabı açarak canının her istediğini yapan kişilerin önüne yasal olarak geçmek gerekir.
Şimdi biliyorsunuz Sayın Bakanım, 5651 sayılı kanunumuz var ve bu kanunda bu fake hesapları, yer sağlayıcı olarak geçen kişilerin tamamen sorumsuz tutulması hallerinden bir an önce bu düzenlemenin kaldırılması gerekiyor. Biz bütün içeriklerimizden sorumluyuz ama bunlar hesap açtıkları, hesap verdikleri kişilerin hiçbir şekilde sorumlusu değiller. Yani bir kişi hesap açtığı zaman bir kere ‘hangi amaçla açmalı?’ diye bir soru sorulması gerekiyor. Bu konuda bir dijital yasada bir düzenleme yapılacak mı? Ve biz sonuna kadar -ben de avukatım bu konuda çok çalışıyoruz- destekleyeceğiz" ifadelerine yer verdi.
Haberler.com Genel Yayın Yönetmeni Av. Bedia Teymur’a soruları için teşekkür eden Bakan Gürlek, Bedia Teymur ile İstanbul’dan tanıştıklarını ve daha önce de görüştüklerini belirterek, ilk soru olan “Terörsüz Türkiye” konusunu detaylandırdı: "Gerçekten Terörsüz Türkiye çok önemli. Yani bakın, bir ülkede terör varsa sadece yani huzur, güvenlik, kamu düzeni anlamında demiyorum; yatırımcı gelmez, hukuk güvenliği olmaz. Türkiye bunları gördü, 40 yıldan beri terör illeti bu bölgede de oldu muhtemelen. Bu bölgede de Sayın Milletvekilimizle de görüştük, Sayın Valimizle de görüştük. İnsanlar artık kesinlikle terörün bitmesini istiyor. Bakın burada anketler yapıldı, %91 oranında vatandaşlarımız 'Terörsüz Türkiye' sürecinin geçilmesini istiyor. Bunun üzerine iki yıl önce Ahlat'ta, önce Devlet Bahçeli Sayın Genel Başkanın bir açıklaması üzerine bu görüşmeler yapıldı, daha sonra konuşmalar yapıldı ve en sonunda artık yasal düzenlemesi yapıldı.
Yasa aslında çok sade ama tabii insanların kafasında birkaç soru var. İşte 'Apo çıkacak mı, çıkmayacak mı?' bu tarz sorular var. Ben size şunu söyleyeyim: Bu Terörsüz Türkiye'nin biz tabii bu kanun maddelerini özellikle düzenlediğimiz için, yazdığımız için, Meclis'e katkı sunduğumuz için gerekçelerini de biliyoruz; hangi maddenin hangi amaçla gittiğini de biliyoruz. Bu kanunun birinci maddesi, yürürlüğe giriş maddesi: Kesinlikle PKK ve KCK silahlı terör örgütü tüm unsurlarıyla birlikte kendini feshedecek, silahları bırakacak, örgütün tasfiye olduğunun tasdikinden sonra bu kanun yürürlüğe girecek. Yani bir kere bunlar olmadan bu kanun yürürlüğe girmeyecek. Örgütün tamamını feshetmesi gerekiyor, silahları tamamını bırakması gerekiyor, örgütün tasfiye olması gerekiyor ve bunların da Milli Güvenlik Kurulu'nca tespit ve tasdiki gerekiyor. Yani bu birinci madde, giriş maddesi. Bu olduktan sonra diğer hükümler ortaya çıkacak. Yani bu örgüt feshedildi, silahları bıraktı, tasfiye edildi, Milli Güvenlik Kurulu bir karar verdi, dedi ki ‘Evet burada artık kanun yürürlüğe girebilir.’ Daha sonra Resmi Gazete'de yayınlanınca kanun yürürlüğe girecek."
Düzenlemenin detaylarını açıklamaya devam eden Adalet Bakanı Akın Gürlek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Burada elbette bu kanundan yararlanacak bir kesim var. Bunlar işte sayıları var; 2600 var, 3800 var… Burada tabii biz kademeli olarak bir düzenleme yaptık. Kesinlikle silahlı bir adam öldürme eylemine karışan şahıslar; yurtdışında da olsa, yurtiçinde de olsa, halen cezaevinde de olsa bunlar kesinlikle bu kapsam dışında tutuldu, istisna. Yani bunlar hiçbir şekilde yararlanmayacak. Ama bu kapsamdan yararlanacak kişiler var. Bunlar kanunun ikinci maddesinde yazıldı. İşte; propaganda, örgüt üyeliği, örgüt kurma ve yönetme… Yani adam öldürme eylemine iştiraki olmaksızın içeride bulunan ya da yurtdışında olan kişiler bu kanundan yararlanacak.
Bu da bakın, bu da öyle çok kolay değil. Burada da bir kurul kurduk, burada da 7. maddesinde kanunun bir kurul var. İçişleri… Cumhurbaşkanı Yardımcımız başkanlığında işte; Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterlerinin bulunduğu bir kurul var. Bu kurul da bu suçların yararlanıp yararlanmayacağına, işte memnu hakların iade edilip edilmeyeceğine karar verecek. Yani bunun da bir takdir hakkı var, her başvuruyu bu kurul illa olumlu değerlendirmek zorunda değil. Ama şu var: Biz netice olarak terörün bitmesini istiyoruz. Bu netice önemli. Yani terör bitecek, inşallah bütün vatandaşlarımız da bunu istiyor. Terörsüz Türkiye, ülkenin aydınlık geleceği demek, yarınları demek, yatırım gelmesi demek, istihdam gelmesi demek ve hukukun düzgün işlemesi demek. Netice çok önemli. Bununla ilgili elbette mutlaka tartışmalar çıkacaktır, başkaca ayrı sesler de çıkacaktır ama bunu özellikle bizler, sizler insanlara doğru anlatmamız lazım. Burada biz Adalet Bakanlığı olarak 50 tanelik bir maddelik işte vatandaşlarımıza sorulan sorularla ilgili bir 50 maddelik bir hap şeklinde bir el kitapçığı hazırladık. İşte vatandaş yolda soruyor: 'Apo yararlanacak mı?' Hayır, yararlanmayacak. 'Efendime söyleyeyim, kaç yıl sonra bunlar gelip Türkiye'de siyaset yapabilecek?' Bu tarz sorularla ilgili cevap hazırladık. Bu yeni bir yasa, inşallah Meclis'ten de büyük partilerin katılımıyla geçer. Yani şu ana kadar 360'ın üzerinde imza ile açıldı, Genel Kurul'da gündemde ve ben inanıyorum şahsi olarak, 400'ün üzerinde bir sayıyla kabul edilecek. Bu da aslında Meclisimizin de vatandaşlarımızın da ne kadar kararlı ve iradeli bir şekilde bu yasanın yürürlüğe girmesini istediğini söylüyor. Terörsüz Türkiye ile ilgili sorunuz inşallah cevaplayabildim.”
Avukat Bedia Teymur’un ikinci sorusunu da yanıtlayan Bakan Gürlek, şu ifadeleri kullandı: "5651 sayılı yasa var, uygulanıyor ama eksiklikler var bu yasada. Özellikle internet medyasında mutlaka bir sorumlu şahıs olması lazım, bir haber sitesinin künyesi olması lazım. Yani mutlaka vardır ama burada genelde sahte isimler kullanılıyor.
Sosyal medya yasası, en baştan dediğim gibi aslında bu sosyal medya yasası çıkarsa bu sorunların %90'ı çözülmüş oluyor. Yani bir kere sosyal medyada bunu kullanan bir sorumlu olacak, internet haberciliğinde de sorumlu olacak, sosyal medya hesabı açan da sorumlu olacak. Burada her suçta savcılık sosyal medya hesabı sahibini sorgulamayacak, biz bunları yazdık. 'Katalog suçlar' olacak, bu suçlar işlendiğine dair şüphe varsa savcılık ya da mahkeme yazacak, diyecek ki 'Bu hesabın sahibi kim?'. O zaman o hesabın sahibi sorumluluğu ortaya çıkacak. 5651 ile ilgili düzenlemeler yapılabilir, sizin söylediğiniz konularda ben de katılıyorum. Çünkü biz savcılarımızla uygulamadan geldiğimiz için sıkıntı yaşıyoruz. Yazı yazıyor; 'Burada işte bu sitenin, internet sitesinin sorumlusu kimdir?' diye, cevap alamıyoruz. Çünkü neden? Bir sorumlu yok. Yani bir daha doğrusu vergi kaydı yok, daha doğrusu bir genel yayın yönetmeni yok, daha doğrusu bir şeyi yok yani; bir adresi yok, irtibat adresi yok, şubesi yok. Tamamen oradan bir hesap kurmuş, işte bu şekilde… Bunların mutlaka kuralı olması lazım."
Haberler.com Genel Yayın Yönetmeni Av. Bedia Teymur, çalıştayda gerçekleştirdiği konuşmada "Yeni Nesil Telif Hakları" başlığı altında fikir ve emek ürünlerinin korunmasının hayati önemine dikkat çekti.
Haberler.com Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Teymur'un moderatörlüğünü üstlendiği çalıştayda konuşmacı olarak yer alan Av. Bedia Teymur, dijital yayıncılığın gelişimiyle birlikte hız kazanan haber kopyalama süreçlerini ve haber üzerindeki mülkiyet sınırlarını hukuki boyutuyla değerlendirdi.
Dijitalleşmeyle birlikte içeriklerin saniyeler içinde yayılmasının sektöre etkilerine değinen Av. Bedia Teymur "Dijital yayıncılığın büyümesiyle birlikte haber içeriklerinin saniyeler içinde kopyalanabilmesi, gazetecilik açısından önemli bir tartışmayı da beraberinde getirdi: Bir haber kime aittir ve telif hakkı gazetecilikte tam olarak neyi korur? Telif hukukunda temel ayrım, olayın kendisi ile olayın gazeteci tarafından özgün biçimde anlatılması arasında ortaya çıkıyor. Deprem, seçim sonucu, mahkeme kararı, resmi bir açıklama ya da kamuoyunun gündemine giren herhangi bir gelişme tek bir gazeteci veya medya kuruluşuna ait değil. Aynı olayı onlarca hatta yüzlerce gazeteci takip edebilir ve haberleştirebilir. Ancak bu durum, bir gazetecinin ortaya koyduğu özgün emeğin sınırsız biçimde kullanılabileceği anlamına gelmiyor" dedi.
Gazetecilik mesleğinin sadece haber aktarmaktan ibaret olmadığını, ciddi bir kurgu ve emek barındırdığını vurgulayan Teymur, "Gazetecilik yalnızca elde edilen bilgiyi kamuoyuna aktarmaktan ibaret değil. Gazeteci; hangi bilgiyi öne çıkaracağına, hangi kaynaklara başvuracağına, haberi hangi başlıkla sunacağına, metni nasıl kurgulayacağına ve hangi görselleri kullanacağına karar veriyor. İşte telif hukukunun koruması da esas olarak bu noktada başlıyor. Gazetecinin özgün haber metni, özel röportajı, kendi çektiği fotoğraf, hazırladığı grafik, analiz ve özgün anlatım biçimi, gerekli hukuki şartları taşıdığı ölçüde telif korumasından yararlanabiliyor. Bu nedenle gazetecilik açısından ayrım tek bir cümleyle özetlenebilir: 'Haberin konusu bana ait değildir; ancak o haberi özgün sunuş biçimim bana aittir.'" ifadelerine yer verdi.
Başkasına ait özgün gazetecilik metinlerinin doğrudan alınmasının hukuki yaptırımları doğuracağına dikkat çeken Av. Bedia Teymur, "Bir medya kuruluşunun yayımladığı haberdeki olayı öğrenen başka bir yayıncı da aynı gelişmeyi araştırabilir, kendi kaynaklarına başvurabilir ve kendi haberini hazırlayabilir. Ancak haberin özgün metninin, fotoğraflarının, grafiklerinin veya özgün unsurlarının doğrudan alınması farklı bir hukuki değerlendirmeyi gündeme getiriyor. Dolayısıyla dijital gazetecilikte asıl tartışma, 'Bu olayı ilk kim haber yaptı?' sorusundan çok, 'Başkasının ortaya koyduğu özgün gazetecilik emeği izinsiz biçimde kullanıldı mı?' sorusunda düğümleniyor."
Konuşmasının son bölümünde telif hakkının gazetecilik emeğinin ekonomik değerini koruyan en temel mekanizma olduğunu belirten Teymur, sözlerini şu şekilde tamamladı: "İnternet ve dijital platformlarla birlikte haber içeriklerinin çok daha hızlı dolaşıma girmesi, bu ayrımı geçmişe göre daha önemli hale getirdi. Bir gazetecinin saatlerce araştırarak hazırladığı haber, özel röportaj veya analiz birkaç saniye içerisinde başka platformlarda yeniden yayımlanabiliyor. Bu nedenle dijital telif tartışmasının temelinde yalnızca bir 'içerik sahipliği' meselesi bulunmuyor. Tartışmanın merkezinde aynı zamanda gazetecilik emeğinin ekonomik değerinin ve özgün üretimin korunması bulunuyor. Gazetecilik gerçeği araştırma, doğrulama ve topluma özgün biçimde sunma faaliyetiyse; telif hakkı da bu süreç sonunda ortaya çıkan özgün emeğin hukuk tarafından tanınmasının araçlarından biri olarak karşımıza çıkıyor."
Çalıştayın ilk günü, plaket takdimiyle sona erdi. Haberler.com ve SonDakika.com Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Teymur, Haberler.com Genel Yayın Yönetmeni Av. Bedia Teymur ve çalıştaya katılan tüm konuşmacılara plaketleri verildi.
Kaynak: Haberler.com
Arazi kısıtlı, coğrafya zorlu olunca Karadeniz insanının pratik zekası yine devreye girdi. Rize'nin Çayeli ilçesinde…
Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bir emlakçı tarafından 1 milyon 500 bin TL dolandırıldığını öne süren kadın,…
İstanbul'daki bir hafızlık kursunda 11-12 yaşlarındaki bir erkek çocuk, eğitmeni tarafından öldüresiye dövüldü. Ezber dersini…
Utmaningar och strategier relaterade till chicken road gambling game lockar många nyfikna spelare nuFörståelse för…
Samsun'un Atakum ilçesinde iki kadın arkadaş arasında çıkan tartışmanın bıçaklı kavgaya dönüşmesi sonucu bıçaklanan 18…
Cumhurbaşkanı Erdoğan, resmi ziyaret için gittiği Suudi Arabistan'da imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması ile ilgili…
This website uses cookies.