Amasya’nın Merzifon ilçesinde 1994 yılında bulunan ve üzerinde Medusa kabartması ile beddua yazan lahit, Amasya Müzesi’nde sergileniyor. 1700 yıl öncesine ait beddualı lahit, müzenin de en dikkat çeken eserlerinin başında geliyor. Amasya Müzesi Müdürü Celal Özdemir, antik mezarların soyulmaması için sahibinin muhtemelen beddua yazılı lahit yaptırdığını belirterek, “Beddualara ve uyarılara rağmen maalesef mezarı soymuşlar” dedi.

İlçeye bağlı Aktarla köyünde 1994 yılında yapılan kurtarma kazısında lahit bulundu. Roma dönemine ait lahidin üzerinde Grekçe harflerden oluşan ifadeler ve Yunan mitolojisinde gözlerine bakanı taşa çevirdiğine inanılan Medusa figürü olduğu belirlendi.

ÜZERİNDE BEDDUA YAZIYOR

Yapılan incelemelerde lahidin üzerinde, ‘Her kim ki saygı ve merhamet duygularıyla yaklaşanlar Tanrı’dan iyilik görsünler. Ancak kötü niyetle yaklaşanlar, mezarı ele geçirmeye çalışanlar veya başka bir kötülük yapanlar için bu dünya basılmaz, denizler aşılmaz olsun. Çocuklarının, özellikle de eşlerinin hayrını görmesin, rızkı azalsın’ şeklinde beddua yazıldığı belirlendi. 1700 yıl öncesine ait gizemli lahit, Amasya Müzesi’nde sergileniyor.

“MEZAR SOYULMASIN VE TAHRİP EDİLMESİN DİYE YAZILMIŞ”

Lahit hakkında bilgi veren Amasya Müzesi Müdürü Celal Özdemir, “Beddualı lahidin üzerinde antik çağ mitolojisinde gözlerine bakan kişilerin taşa çevirdiğine inanılan Medusa’nın kabartmaları, çeşitli mitolojik yaratıklar ve o günün modası olan eserler var. Nureni Aktarla Lahdi dediğimiz lahit müzemizde sergileniyor. Lahidin 3 tarafında kabartma olarak tasvir edilmiş çeşitli mitolojik yaratıklar var. Bu lahidin batı dar yüzünde 5 satırlık Grekçe antik bir yazıt var. Elimizdeki bilgilere göre, mezarlar genellikle antik dönemin inancı gereği ölü gömerken, günlük hayatta kullandıkları kıymetli eşyaları mezarın içerisine ölü hediyesi olarak bırakıyorlar, öbür dünyada kullansın diye. Bunun neticesinde de genelde antik mezarların çoğu soyguna tabi tutuluyor, tahrip ediliyor. Bunu önlemek için mezar sahibi, muhtemelen ölmeden önce imalatını vermiş, bu lahdi yaptırmış, ardından da mezarın soyulmaması ve tahrip edilmemesi için Grekçe beddua yazdırmış. Yine aynı zamanda mezarı korusun diye antik dönemde çok korkulan bizim Gorgo kızları dediğimiz Medusa’nın kabartmaları da yapılmış. Tüm bunlar mezarın soyulmaması, içindeki ölü hediyelerinin alınıp çalınmaması, mezara zarar verilmemesi için yapılan uyarı niteliğinde yazılardır” dedi.

“BEDDUAYA RAĞMEN MEZAR SOYULMUŞ”

Beddua ve uyarılara rağmen mezarın, Roma döneminde soyulduğunu belirten Özdemir, “Yaklaşık 1700-1800 yıllık bir mezar lahit. Mezar sahibinin profilden verilmiş bir kabartması var, yine mezar sahibesinin eşinin kabartması da var. Kurtarma kazısı yaptığımız dönemde lahdin içinde 4 iskelet bulduk. 2’si yetişkin anne ve babaydı, 2’si de kenara alınmış çocuk iskeletleriydi. Medusa kabartmalarına ve beddua yazılarına rağmen mezarın dar yüzünden girilerek mezarın içerisindeki ölü hediyeleri olarak tabir ettiğimiz takıların ve kıymetli eşyaların alındığını belirledik. Yani beddualara ve uyarılara rağmen maalesef mezarı soymuşlar. Kurtarma kazısını yaptığımız dönemde hiçbir ölü hediyesi bulamadık. Şu an müzemizde sergilenen bu lahit, müzemizin de en ilginç ve dikkat çeken eserlerinin başında geliyor” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Haberler.com