Kategoriler: Manşet Güncel

Milyonları ilgilendiriyordu! Emeklilikte yeni dönem çıkmaza girdi

OVP kapsamındaki Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) için hedeflenen 2026 takvimi, Meclis'e henüz bir kanun taslağı sunulmaması nedeniyle belirsizliğe büründü. Maaşlardan yapılması planlanan yüzde 3'lük kesintinin çalışanın alım gücünü düşüreceği, işverene getireceği prim yükünün ise yüzde 44,75'e ulaşabileceği belirtilirken; uzmanlar "kıdem tazminatı kalkacak" iddialarına karşı çalışanları uyardı.

Orta Vadeli Program (OVP) ve Cumhurbaşkanlığı Programları kapsamında hayata geçirilmesi planlanan Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) için hedeflenen 2026 takvimi yeniden tartışmaya açıldı. Henüz kamuoyuna sunulmuş bir kanun teklifinin bulunmaması, çalışan üzerindeki geçim baskısı, işverenin artan maliyet endişeleri ve kıdem tazminatı tartışmaları dev reformun önündeki en büyük engeller olarak öne çıkıyor.

Otomatik Katılım Sistemi’nin (OKS), işveren katkısının da dahil edildiği ikinci basamak bir emeklilik modeline dönüştürülmesini hedefleyen TES; Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve OKS fonlarının yeniden yapılandırılmasını, sistemdeki kesintilerin sadeleştirilmesini amaçlıyor. Ancak yürürlüğe giriş tarihi defalarca ertelenen sistemin 2026 yılı için öngörülen takvimi de belirsizliğini koruyor. Türkiye Gazetesi yazarı İsa Karakaş, köşe yazısında TES’in geleceğine ve mevcut ekonomik tabloya ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

DÜZENLEME MECLİS GÜNDEMİNDE YOK

İsa Karakaş’ın aktardığı bilgilere göre, 2023 yılında yayımlanan kalkınma planlarında OKS’nin işveren katkısıyla TES’e dönüştürülmesi için 2024 yılı sonbaharı işaret edilmişti. Düzenlemenin o dönemde hayata geçmemesi üzerine takvim önce 2025’e, ardından 2026 Cumhurbaşkanlığı Programı ile 2026 yılına taşındı. Buna karşın, henüz TBMM’ye sunulmuş resmi bir kanun teklifi veya kamuoyuyla paylaşılmış kapsamlı bir taslak bulunmuyor. Meclis’in ekim ayındaki açılışının ardından bütçe görüşmelerine odaklanacak olması nedeniyle, yılın kalan bölümünde TES’in yasalaşmasının oldukça zor olduğu değerlendiriliyor.

İŞÇİNİN GÜNDEMİ GEÇİM SIKINTISI

Sistemin çalışanlar açısından en kritik boyutu, yapılması planlanan prim kesintileri. Asgari ücretin 28 bin 75 lira seviyesinde bulunduğu, açlık sınırının ise 36 bin 940 liraya ulaştığı mevcut ekonomik koşullarda iki rakam arasındaki fark 8 bin 865 lirayı aşmış durumda… SGK primlerinin üzerine çalışan maaşından kesilmesi öngörülen yüzde 3’lük TES payı, çalışanın eline geçen net tutarı daha da geriletecek. Bu durum, çalışan kesimin gelecekteki emeklilik birikiminden ziyade bugün karşı karşıya kaldığı geçim sıkıntısını önceliklendirmesine ve sisteme itiraz etmesine neden oluyor.

İŞVERENİN MALİYET KORKUSU

TES’in sadece işçi için değil, işverenler için de ciddi bir ilave finansal yük getireceği belirtiliyor. SGK ve işsizlik sigortası primlerindeki artışlar sebebiyle halihazırda maliyet baskısı altında olan işletmeler, ek prim ödemeleriyle karşı karşıya kalabilir. TES kapsamında hem çalışana hem de işverene ayrı ayrı yüzde 3’lük ek katkı zorunluluğu getirilmesi durumunda, toplam prim yükünün yüzde 44,75 seviyesine kadar çıkabileceği hesaplanıyor. İmalat dışı sektörlerdeki prim teşviki değişiklikleri de dikkate alındığında; özellikle KOBİ’ler ve küçük işletmeler açısından bu yükün istihdamı olumsuz etkileyebileceği ve kayıt dışı çalışmayı artırabileceği ifade ediliyor.

KIDEM TAZMİNATI TARTIŞMASI VE UZLAŞI ARAYIŞI

2003 yılından bu yana dönemsel olarak gündeme gelen "kıdem tazminatının fon sistemine dönüştürülmesi ve TES ile ilişkilendirilmesi" önerileri, sosyal tarafların itirazlarıyla yeniden tartışma konusu oldu.

Öte yandan Karakaş, kamuoyunda dolaşan "TES ile kıdem tazminatı ortadan kalkacak" iddialarına karşı çalışanları uyararak; mevzuatta kıdem tazminatını değiştiren bir düzenleme bulunmadığını, kulaktan dolma asılsız iddialarla işçilerin hak kaybı yaşayacak şekilde işten ayrılmamaları gerektiğini vurguladı.

ÇÖZÜM TES Mİ SİSTEMİN İYİLEŞTİRİLMESİ Mİ?

Uzmanlar, yeni bir prim yükü getiren TES yerine önceliğin mevcut SGK emeklilik sisteminin daha adil ve sürdürülebilir hale getirilmesi olması gerektiğini savunuyor. Çalışan, işveren ve devlet arasında tam bir uzlaşma sağlanmadan atılacak adımların sosyal ve ekonomik açıdan yeni sorunlar doğurabileceği belirtilirken, gözler Meclis’in yeni yasama döneminde atacağı adımlara çevrilmiş durumda.

Kaynak: Haberler.com

Paylaş

Son Haberler

  • Manşet
  • Diğerleri

18 yıllık Dede Baltacı cinayetinde kritik gelişme! Eski dosyadan 4 tutuklama çıktı

Ankara Şereflikoçhisar'da 2008 yılında ölü bulunan ve 18 yıldır faili belirlenemeyen Dede Baltacı cinayetinde yeni…

1 dakika önce
  • Manşet
  • Spor

18 yıllık hasret bitti, Aziz Yıldırım’ın gözleri doldu! Akıllara Ali Koç geldi

Fenerbahçe'nin 18 yıl sonra Şampiyonlar Ligi'ne kalmasının ardından soyunma odasına inen Başkan Aziz Yıldırım, futbolcuları…

1 dakika önce
  • Diğerleri

Léquilibre précaire et lattrait subtil de chicken road, une aventure à risque maîtrisé

Léquilibre précaire et lattrait subtil de chicken road, une aventure à risque maîtriséLa psychologie derrière…

5 dakika önce
  • Manşet
  • Güncel

Türkiye’nin otomobil haritası! İşte en yaşlı araçların olduğu ilimiz

TÜİK Temmuz 2026 verilerine göre Türkiye'deki toplam motorlu kara taşıtı sayısı 34,7 milyona, elektrikli araç…

6 dakika önce
  • Manşet
  • Spor

Yüksel Yıldırım’dan Fenerbahçe’ye gözdağı: Esas amacımız Fenerbahçe’yi yenmek

Samsunspor Başkanı Yüksel Yıldırım, 18 yıl sonra Şampiyonlar Ligi'ne katılan Fenerbahçe ile oynayacakları maç öncesi…

16 dakika önce
  • Post

Αξιολόγηση_εμπειρίας_από_χρήστες_σε_πλατφό-45605651

Αξιολόγηση εμπειρίας από χρήστες σε πλατφόρμες όπως η wazamba και τα πλεονεκτήματά τουςΗ Αξιοπιστία και…

24 dakika önce

This website uses cookies.