Komedyen Deniz Göktaş hakkında “Ölü Deniz” adlı gösterisi nedeniyle yürütülen soruşturmada iddianame tamamlandı. Savcılık, Göktaş’ın “Cumhurbaşkanına hakaret”, “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” ve “suçu ve suçluyu övme” suçlarından 9 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılmasını istedi. İddianamede, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik sözlerinin yanı sıra “oruç tutan canlı bomba”, haşema giyen kadınlara “dalgıç” benzetmesi ve Daltonlar üzerinden kullandığı ifadeler de suçlama konusu oldu.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, komedyen Deniz Göktaş hakkında YouTube hesabından yayımlanan “Ölü Deniz” isimli gösterisinde sarf ettiği sözler nedeniyle yürütülen soruşturmayı tamamladı.
Basın Suçları Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede Göktaş’ın; “Cumhurbaşkanına hakaret”, “basın ve yayın yoluyla halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” ile “suçu ve suçluyu övme” suçlarından cezalandırılması talep edildi. Tutuklu bulunan Göktaş hakkındaki iddianame İstanbul Asliye Ceza Mahkemesine gönderildi.
Soruşturmanın, Deniz Göktaş’ın Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda sahnelediği ve metnini kendisinin yazdığı “Ölü Deniz” isimli gösterinin 24 Haziran 2026 tarihinde YouTube hesabında yayımlanmasının ardından başlatıldığı belirtildi.
Gösteriye ilişkin 500’ü aşkın CİMER başvurusu ile farklı illerde yapılan şikâyetlerin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığındaki ana soruşturma dosyasında birleştirildiği kaydedildi.
Dosya kapsamında gösterinin görüntüleri çözümlenirken Göktaş’ın cep telefonunda da bilirkişi incelemesi gerçekleştirildi.
İddianamede ifade özgürlüğüne ilişkin Anayasa Mahkemesi kararları ve yargısal içtihatlara geniş yer verildi.
İfade özgürlüğünün yalnızca toplum tarafından kabul gören düşünceleri değil, “incitici, şoke edici veya endişelendirici” görüşleri de koruduğu; eleştirinin belli ölçüde abartılı ve kışkırtıcı olabileceği vurgulandı.
Ancak savcılık; hakaret, nefret, ayrımcılık, düşmanlık ve şiddet doğurmaya elverişli ifadelerin bu korumanın dışında kalabileceğine dikkat çekti.
İddianamenin ilk suçlama başlığını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sözler oluşturdu.
Savcılık, Göktaş’ın gösterisinde Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında kullandığı bazı ifadelerin eleştiri sınırlarını aştığını ve Cumhurbaşkanının toplum nezdindeki şeref, onur ve saygınlığını rencide edici nitelik taşıdığını değerlendirdi.
Göktaş’ın soruşturma sırasında gösteri metnini kendisinin yazdığını ve videoyu kendi YouTube hesabından yayımladığını kabul ettiği belirtildi.
Bu suç yönünden gerekli kovuşturma izninin de Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 13 Ağustos 2026 tarihli “Olur” yazısıyla verildiği kaydedildi. Savcılık, Göktaş’ın bu eyleminin TCK 299 kapsamında “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” suçunu oluşturduğu kanaatine vardı.
Göktaş hakkındaki ikinci suçlama ise gösteride dini inanç ve ibadetlere ilişkin kullandığı ifadeler üzerinden şekillendi.
İddianamede Göktaş’ın gösterisinde oruç tutan kişileri “canlı bomba” benzetmesi üzerinden konu alan sözleri ayrıntılı olarak aktarıldı.
Savcılık, söz konusu ifadelerin İslam dininin ibadetlerinden olan orucu yerine getiren kişiler üzerinden toplumun bir kesimini hedef aldığı değerlendirmesinde bulundu.
İddianamede Göktaş’ın kutsal kitaplara ilişkin gösterisinde kullandığı bazı sözler de ayrı bir bölümde ele alındı.
Savcılık, Kur’an-ı Kerim’i “dördüncü kitap” olarak nitelendiren ve içeriğine ilişkin ironik ifadeler kullanan Göktaş’ın sözlerinin, toplumun dini inançları bakımından farklı kesimleri arasında kin ve düşmanlık oluşturmaya elverişli olduğu iddiasında bulundu.
İddianamede dikkat çeken bir başka bölüm ise Göktaş’ın denize kapalı kıyafetle giren kadınlara ilişkin anlattığı gösteri bölümü oldu.
Göktaş’ın bu kişileri “dalgıç” olarak nitelendirdiği ve gösteride hakaret içerdiği değerlendirilen ifadeler kullandığı belirtildi.
Savcılık, Göktaş’ın ifadesinde “dalgıç” sözüyle denize haşema ile giren kadınları kastettiğini kabul ettiğini iddianameye kaydetti.
Bu sözlerin dini inançları gereği kapalı kıyafetle denize giren kadınları hedef aldığı ve nefret söylemi niteliği taşıdığı savcılık tarafından değerlendirildi.
Başsavcılık, gösterideki sözlerin ayrı ayrı ve bütün hâlinde değerlendirilmesi sonucunda “toplumsal barışı zedeleyici, ayrıştırıcı ve kutuplaştırıcı” bir mahiyet taşıdığı kanaatine vardı.
İddianamede özellikle 500’ü aşkın CİMER başvurusu ve şikâyet dilekçesine dikkat çekilerek, ifadelerin toplumun geniş kesimlerinde infial meydana getirmeye ve kamu güvenliği bakımından açık ve yakın tehlike oluşturmaya elverişli olduğu ileri sürüldü.
Göktaş’ın bu nedenle TCK 216/1 ve 218 kapsamında “basın ve yayın yoluyla halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” suçundan cezalandırılması istendi.
İddianamenin üçüncü suçlama başlığını ise kamuoyunda “Daltonlar” olarak bilinen suç örgütüne ilişkin gösteri bölümü oluşturdu.
Göktaş’ın sahnede, bir rakip komedyeni öldürtmek için tetikçi tutulmasına ilişkin kurgu anlatımı içerisinde Telegram, Daltonlar ve Bitcoin üzerinden ödeme ifadelerini kullandığı belirtildi.
Savcılık, gösteride suç örgütünün tetikçilik faaliyetlerinin kolay ulaşılabilir, sistematik ve “kurumsal” bir hizmet gibi sunulduğunu, bu anlatımın suç grubunun eylemlerini övücü ve meşrulaştırıcı nitelik taşıdığını ileri sürdü.
Bu nedenle Göktaş’ın TCK 215 kapsamında “suçu ve suçluyu övme” suçunu da işlediğinin değerlendirildiği belirtildi.
İddianamede Göktaş hakkındaki tutuklama sürecine de yer verildi. Göktaş, 2 Temmuz 2026 tarihinde gözaltına alındı. İstanbul 4. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından 3 Temmuz’da halkı kin ve düşmanlığa tahrik ile Cumhurbaşkanına hakaret suçlamaları yönünden tutuklandı.
Daha sonra “suçu ve suçluyu övme” suçlaması yönünden de 28 Ağustos 2026 tarihinde tutuklama kararı verildi. Dosyadaki süreçte Asliye Ceza Mahkemesince verilen tahliye kararının ardından yapılan itiraz üzerine İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesi 31 Ağustos 2026 tarihinde, Cumhurbaşkanına hakaret ve halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçlamaları yönünden yeniden tutuklama kararı verdi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı hazırladığı iddianamenin sonuç bölümünde Deniz Göktaş hakkında 9 yıl 8 aya kadar hapis ceza talep etti.
Soruşturma sırasında el konulan cep telefonunun karar kesinleştikten sonra Göktaş’a iadesi, telefondan alınan dijital imajın ise delil olarak dosyada muhafaza edilmesi talep edildi.
Hazırlanan iddianamenin kabul edilmesi ile birlikte Deniz Göktaş hakkında İstanbul Asliye Ceza Mahkemesinde kovuşturma süreci başlayacak.
Kaynak: Haberler.com
Απίστευτη διαδρομή με το chickenroad ανάμεσα σε εμπόδια για να μαζέψεις όσο το δυνατόν περισσότερα…
Sosyal medyada yaptığı açıklamalarla dikkat çeken bir kadının “Fakir erkeklerle evlenmeyin, fakir erkeklerden çocuk yapmayın”…
Aufregendes Gameplay und chickenroad bieten nervenaufreibende Momente beim HühnerüberquerenDie Herausforderung des StraßenverkehrsStrategien für erfahrene SpielerDie…
Rasantes Abenteuer mit chickenroad bietet Nervenkitzel und strategisches Überleben auf der StraßeDie Herausforderungen der StraßeStrategien…
RAMS Başakşehir-Galatasaray maçının 79. dakikasında Umut Bozok, Rafael Leao'ya yaptığı sert müdahalenin ardından doğrudan kırmızı…
RAMS Başakşehir'in Galatasaray'a 3-2 mağlup olduğu karşılaşmanın ardından tansiyon yükseldi. Bitiş düdüğüyle hakem Kadir Sağlam'ın…
This website uses cookies.