Türk Kızılay İstanbul İl Başkanı Burcu Kösem, Haberler.com’da katıldığı programda İstanbul’daki yardım faaliyetleri, afet hazırlıkları ve kan stoklarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. “Kan acil değil, sürekli bir ihtiyaçtır” vurgusu yapan Kösem, düzenli kan bağışının önemine dikkat çekerek, “Eğer sizler kan bağışçısı olmaya devam ederseniz, biz hiçbir zaman acil çağrıları görmeyeceğiz” dedi.
Türk Kızılay İstanbul İl Başkanı Burcu Kösem, Haberler.com’da katıldığı programda Kızılay’ın yardım faaliyetleri, gönüllülük çalışmaları, afet yönetimi ve kan bağışı konusunda önemli açıklamalarda bulundu. Kızılay’ın yalnızca afet dönemlerinde değil, yılın 365 günü sahada olduğunu vurgulayan Kösem, “İyiliği ulaştırmak çok kıymetli ama bunu sürdürülebilir kılmak daha kıymetli” dedi.
Kızılay’ın 158 yıllık köklü bir kurum olduğunu belirten Kösem, İstanbul’da göreve geldiklerinde önceliklerinin iyiliği daha fazla kişiye ulaştırırken bunu sürdürülebilir bir sisteme dönüştürmek olduğunu söyledi.
Kösem, Kızılay’ı “merhametin kurumsallaşmış hali” olarak tanımlarken, ihtiyaç sahipleri ile bağışçıları doğru ve şeffaf bir sistem içerisinde buluşturmaya çalıştıklarını ifade etti.
İyiliğin yalnızca yardım alan kişiye değil, yardım yapan kişiye de dokunduğunu söyleyen Kösem, “İyilik aslında emniyet kemeri. Bir başkasına iyilik yaptığınızda aslında en çok da kendinizi koruyorsunuz” dedi.
Kızılay bünyesinde Engelsiz teşkilatının da önemli çalışmalar yürüttüğünü anlatan Kösem, engelli bireylerin yalnızca yardım alan değil, başkalarına yardım ulaştıran gönüllüler olarak da sahada yer aldığını belirtti.
İstanbul’daki çalışma sisteminden de bahseden Kösem, 39 ilçenin tamamında aktif ilçe şube başkanlıklarının bulunduğunu, bu yapıların kadın, gençlik ve engelsiz teşkilatlarıyla çalışmalar yürüttüğünü söyledi.
İl başkanlığının temel görevinin koordinasyon olduğunu belirten Kösem, “Doğru bir koordinasyon kurduğunuzda ekiplerinizle ve gönüllülerinizle birlikte o ekosistemi oluşturduğunuzda aslında yapamayacağınız hiçbir şey yok” ifadelerini kullandı.
Olası bir afet durumunda Kızılay’ın kan stoklarının yeterli olup olmadığı sorusuna yanıt veren Kösem, “Gönlünüz rahat olsun” dedi.
Kızılay’ın kan stoklarının hiç olmadığı kadar iyi durumda olduğunu belirten Kösem, bunun düzenli kan bağışlarının sürdürülmesiyle mümkün olduğunu söyledi.
Geçen yıl Türkiye’de toplanan her 5 ünite kandan birinin İstanbul’da bağışlandığını belirten Kösem, Türkiye’nin 3 milyon 65 bin ünite kan bağışıyla dünyada üçüncü sırada yer aldığını, bunun 562 bin ünitesinin İstanbul’dan geldiğini aktardı.
Kösem, kan bağışının yalnızca acil durumlarda gündeme gelmemesi gerektiğini vurgulayarak, “Kan acil değil sürekli bir ihtiyaçtır” dedi.
İstanbul’da kan ihtiyacının düzenli şekilde karşılanması için ekiplerin sürekli koordinasyon halinde olduğunu anlatan Kösem, Anadolu Yakası’nda geçen ay yalnızca 8 acil çağrı geldiğini, İstanbul genelinde ise 200’ün üzerinde hastaneye kan sağlandığını söyledi.
Kösem, hastanelerde acil kan talebiyle karşılaşan vatandaşlara da çağrıda bulunarak, talebin Kızılay’a iletilip iletilmediğinin kontrol edilmesini istedi. Düzenli kan bağışının sürmesi halinde stoklarda sorun yaşanmayacağını belirtti.
Kösem, programın sonunda tüm İstanbullulara yeniden kan bağışı çağrısı yaptı:
“Ben tüm İstanbullulardan tekrar şunu rica ediyorum. Acil değil, sürekli bir ihtiyaç olduğunu unutmadan, sürekli kan bağışçısı olmanızı sizden, ailenizden, çevrenizden istirham ediyoruz.”
Kösem, düzenli bağışın önemini vurgulayarak, “Eğer sizler kan bağışçısı olmaya devam ederseniz, biz hiçbir zaman acil çağrıları görmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
Kösem, Kızılay’ın yalnızca afet sonrasında müdahale eden bir kurum olmadığını, afet öncesindeki risklere yönelik de çalışmalar yaptığını belirtti.
Okullarda ilk yardım, afet farkındalığı ve afet risk azaltma eğitimleri verdiklerini aktaran Kösem, toplumun afetlere hazırlıklı hale getirilmesinin önemine dikkat çekti.
İstanbul’daki aşevi çalışmalarına da değinen Kösem, yaklaşık 15 bin kişiye sıcak yemeği kapıları çalınarak ulaştırdıklarını söyledi.
Ancak gönüllülerin yalnızca yemek götürmediğini belirten Kösem, ihtiyaç sahiplerinin halinin hatırının sorulduğunu ve başka ihtiyaçlarının bulunup bulunmadığının da tespit edildiğini anlattı.
“Biz o kapıyı çaldığımızda aslında onların evine sadece aş değil, ruhlarına da aş oluyor bizim gönüllülerimiz” diyen Kösem, insani temasın önemini vurguladı.
Kösem, Kızılay’ın ihtiyaç sahiplerine yönelik butik uygulamasından da söz etti. İhtiyaç sahibi ailelerin bu merkezlerden sıfır ve etiketli kıyafetleri ücretsiz şekilde temin edebildiğini belirten Kösem, kişilerin kendi beden ve zevklerine göre kıyafet seçip deneyebildiğini söyledi.
Sosyal inceleme sonucuna göre ihtiyaç sahiplerine gıda kolisi, market kartı, kira, temizlik ve sağlık yardımlarının da sağlanabildiğini aktardı.
Kızılay’ın çocuk ve gençlere yönelik çalışmalarına da değinen Kösem, okullarda ilk yardım, afet farkındalığı ve afet risk azaltma eğitimleri düzenlediklerini belirtti.
Kösem, çocukların küçük yaşta ilk müdahale konusunda bilinçlendirilmesinin önemine dikkat çekerek, bu eğitimlerin ücretsiz olarak da verildiğini söyledi.
Gazze’deki insani yardım çalışmalarının da sürdüğünü belirten Kösem, Türk Kızılay’ın bölgede her gün yaklaşık 35 bin savaş mağduru kişiye sıcak yemek ulaştırdığını söyledi.
Temiz suya erişim konusunda da destek verdiklerini belirten Kösem, İstanbul’da yaşayan Gazzeli savaş mağduru ailelerin evlere yerleştirilmesi konusunda AFAD ve İçişleri Bakanlığı koordinasyonuyla destek sağladıklarını ifade etti.
Kösem, Kızılay gönüllüsü olmak isteyen vatandaşların Gönüllü Ol platformu üzerinden kayıt yaptırabileceğini söyledi.
Gönüllülerin herhangi bir görevi yapmak zorunda olmadığını belirten Kösem, kişilerin yeteneklerine ve uygunluklarına göre açılan görevlere kendi istekleriyle başvurabildiğini anlattı.
Kösem, bağışçılığın yalnızca maddi destek vermek anlamına gelmediğini belirterek, “Asıl bağışçılık bir gülümsemektir, insana dokunmaktır, halini hatırını sormaktır” dedi.
Kızılay’ın çalışmalarında şeffaflığın esas olduğunu da vurgulayan Kösem, bağışçıların yaptıkları yardımların nerelerde kullanıldığını takip edebildiğini ve bu konuda raporlama yaptıklarını söyledi.
Kösem, İstanbul’daki Kızılay çalışmalarının gönüllüler ve bağışçılarla birlikte büyüdüğünü belirterek, iyiliğin sürdürülebilir hale getirilmesi gerektiğini söyledi.
“Bu iyilik halkasından ayrılmayın. Bu iyilik halkası sizlerle birlikte güçlü. Bugün ben varım, yarın bir başkası bu koltukta olacak ki olmalı. İyilik elden ele daha çok büyümeli” diyen Kösem, Kızılay’ın güçlü bir iyilik kurumu olarak yoluna devam etmesi için çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti.
Kaynak: Haberler.com
Aufregende Hindernisse erwarten dich bei chickenroad, während du das Küken sicher zum Ziel bringstDie Herausforderungen…
Απίστευτη διαδρομή με το chickenroad ανάμεσα σε εμπόδια για να μαζέψεις όσο το δυνατόν περισσότερα…
Sosyal medyada yaptığı açıklamalarla dikkat çeken bir kadının “Fakir erkeklerle evlenmeyin, fakir erkeklerden çocuk yapmayın”…
Aufregendes Gameplay und chickenroad bieten nervenaufreibende Momente beim HühnerüberquerenDie Herausforderung des StraßenverkehrsStrategien für erfahrene SpielerDie…
Rasantes Abenteuer mit chickenroad bietet Nervenkitzel und strategisches Überleben auf der StraßeDie Herausforderungen der StraßeStrategien…
RAMS Başakşehir-Galatasaray maçının 79. dakikasında Umut Bozok, Rafael Leao'ya yaptığı sert müdahalenin ardından doğrudan kırmızı…
This website uses cookies.